Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

Cumhuriyet'in Kuruluşuna Giden Yolda: Millî Mücadele Kahramanları

2026-10-29
Cumhuriyet'in Kuruluşuna Giden Yolda: Millî Mücadele Kahramanları

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden süreç, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik ayrılmasının ardından Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde başlayan işgallere karşı yürütülen Millî Mücadele ile şekillendi. 1919-1923 yılları arasında devam eden bu mücadele, Mustafa Kemal ATATÜRK'ün liderliğinde askerî, siyasi ve toplumsal bir bağımsızlık hareketine dönüştü. Cephelerde savaşan komutanlar ve askerlerin yanı sıra Kuvâ-yi Milliye birlikleri, milletvekilleri, din adamları, yazarlar, kadınlar ve yerel direniş örgütleri de mücadelede görev aldı.

Millî Mücadele, yalnızca işgal kuvvetlerine karşı yürütülen savaşlardan oluşmuyordu. Anadolu'da ulusal bir yönetimin kurulması, düzenli ordunun oluşturulması, dış ilişkilerin yürütülmesi ve halkın savaş koşullarında örgütlenmesi de aynı sürecin parçalarıydı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla siyasi bir merkez kazanan bağımsızlık mücadelesi, 1922'de askerî zaferle, 1923'te Lozan Barış Antlaşması ve Cumhuriyet'in ilanıyla yeni bir devletin kuruluşuna ulaştı.

Millî Mücadele'nin başlaması ve Anadolu'da direnişin örgütlenmesi


30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından İtilaf Devletleri, Osmanlı topraklarının çeşitli bölgelerini işgal etmeye başladı. Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkması, Batı Anadolu'da silahlı direnişin yayılmasına neden oldu. İşgallere karşı kurulan Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri ve Kuvâ-yi Milliye birlikleri, farklı bölgelerde yerel savunma hareketlerini örgütledi.

Mustafa Kemal ATATÜRK, 19 Mayıs 1919'da Dokuzuncu Ordu Müfettişi olarak Samsun'a çıktı. Havza'da işgallere karşı protestoların düzenlenmesini teşvik ettikten sonra 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni yayımladı. Genelgede milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının sağlayacağı belirtilerek ulusal bir kongre toplanması kararlaştırıldı.

23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum Kongresi, 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde ise Sivas Kongresi düzenlendi. Bu toplantılarda millî sınırlar içinde bağımsızlık, işgallere karşı ortak hareket ve millî iradenin esas alınması konuları ele alındı. Sivas Kongresi'nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında örgütlenme kararı alındı.

Mustafa Kemal ATATÜRK: Millî Mücadele'nin siyasi ve askerî lideri


1881 yılında Selanik'te doğan Mustafa Kemal ATATÜRK, Osmanlı ordusunda görev yapan bir subaydı. Çanakkale Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı'ndaki askerî görevlerinin ardından 1919'da Anadolu'ya geçerek Millî Mücadele'nin örgütlenmesine öncülük etti.

Erzurum ve Sivas kongrelerinin başkanlığını yapan Mustafa Kemal, Heyet-i Temsiliye'nin başına geçti. 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi ve Millî Mücadele'nin siyasi yönetimini buradan sürdürdü. 23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisinin ertesi gün başkanlığına seçildi.

5 Ağustos 1921'de TBMM tarafından Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa, Sakarya Meydan Muharebesi'ni yönetti. Zaferin ardından 19 Eylül 1921'de kendisine Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verildi. 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos'taki Başkomutan Meydan Muharebesi'nde Türk ordusunun başkomutanlığını üstlendi.

Millî Mücadele'nin askerî zaferle sonuçlanmasının ardından yeni devletin yönetim biçiminin belirlenmesi sürecini yönetti. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.

Kazım Karabekir: Doğu Cephesi'nin komutanı


1882 yılında İstanbul'da doğan Kazım Karabekir, Millî Mücadele'nin başlangıcında Erzurum'daki 15. Kolordu Komutanı olarak görev yapıyordu. Mustafa Kemal ATATÜRK'ün 1919'da askerlik görevinden ayrılmasının ardından kendisine ve Millî Mücadele hareketine destek verdi.

Doğu Cephesi Komutanı olarak 1920 yılında Ermenistan kuvvetlerine karşı yürütülen harekâtı yönetti. Türk birlikleri Sarıkamış ve Kars'ı geri aldı. 3 Aralık 1920'de Ermenistan ile imzalanan Gümrü Antlaşması, TBMM Hükümetinin imzaladığı ilk antlaşma oldu.

Karabekir, Doğu Anadolu'daki askerî faaliyetlerinin yanı sıra savaş nedeniyle ailesiz kalan çocukların barınması ve eğitimiyle de ilgilendi. Millî Mücadele'nin ardından milletvekilliği ve siyasi parti yöneticiliği yaptı.

İsmet İnönü: Batı Cephesi komutanı ve Lozan görüşmelerinin başdelegesi


1884 yılında İzmir'de doğan İsmet İnönü, Millî Mücadele sırasında Genelkurmay Başkanlığı ve Batı Cephesi Komutanlığı görevlerinde bulundu. 1921 yılında düzenli Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı kazandığı Birinci ve İkinci İnönü muharebelerini yönetti.

İnönü, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz sırasında Batı Cephesi Komutanı olarak görevini sürdürdü. Askerî zaferin ardından 11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması görüşmelerinde TBMM Hükümetini temsil etti.

24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması'nın görüşmelerine Türk heyetinin başdelegesi olarak katıldı. Lozan Antlaşması'yla Türkiye'nin bağımsızlığı ve uluslararası konumuna ilişkin temel konular karara bağlandı.

Fevzi Çakmak: Düzenli ordunun kuruluşunda görev alan komutan


1876 yılında İstanbul'da doğan Fevzi Çakmak, Osmanlı ordusunda üst düzey görevlerde bulunmuş bir askerdi. 1920 yılında Anadolu'ya geçerek Millî Mücadele'ye katıldı ve TBMM Hükümetinde Millî Savunma Bakanlığı görevini üstlendi.

1921 yılında Genelkurmay Başkanı olan Çakmak, Türk ordusunun yeniden düzenlenmesinde, askerî harekâtların planlanmasında ve cepheler arasındaki koordinasyonda görev aldı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz sırasında Genelkurmay Başkanı olarak çalıştı.

Millî Mücadele'nin ardından 1924 yılında Mareşal rütbesine yükseltildi. Cumhuriyet döneminde uzun yıllar Genelkurmay Başkanlığı yaptı.

Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Refet Bele: Millî teşkilatlanmanın kurucuları arasında


Millî Mücadele'nin ilk döneminde Mustafa Kemal ATATÜRK ile birlikte hareket eden asker ve devlet adamları arasında Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Refet Bele bulunuyordu. Üç isim, 1919'da Amasya Genelgesi'nin hazırlanması ve ulusal direnişin örgütlenmesinde görev aldı.

Ali Fuat Cebesoy, 20. Kolordu Komutanı olarak Anadolu'daki askerî birliklerin Millî Mücadele'ye katılmasını destekledi. Batı Anadolu'daki direniş faaliyetlerini koordine etti ve 1920 yılında Batı Cephesi Komutanlığı görevini üstlendi. Daha sonra TBMM Hükümetinin Moskova Büyükelçisi olarak Sovyet Rusya ile ilişkilerin yürütülmesinde görev yaptı.

Rauf Orbay, Amasya Genelgesi'nin hazırlanmasına katıldı ve Sivas Kongresi'nde bulundu. Osmanlı Mebusan Meclisinde Misakımillî kararlarının kabul edildiği dönemde milletvekiliydi. TBMM'nin açılmasından sonra Ankara'daki siyasi faaliyetlere katıldı ve 1922-1923 yıllarında İcra Vekilleri Heyeti Başkanlığı yaptı.

Refet Bele, 1919'da Mustafa Kemal ile Samsun'a giden askerler arasında yer aldı. Amasya Genelgesi'ni imzalayan isimlerden biriydi. Millî Mücadele sırasında askerî komutanlık ve İçişleri Bakanlığı görevlerinde bulundu. Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın ardından TBMM temsilcisi olarak İstanbul'a girdi.

Kuvâ-yi Milliye: Yerel direnişten düzenli orduya


Kuvâ-yi Milliye, Anadolu'nun işgal edilen bölgelerinde yerel halkın, eski askerlerin, subayların ve gönüllülerin oluşturduğu silahlı direniş birliklerinin genel adıdır. Özellikle Batı Anadolu'da Yunan işgaline karşı faaliyet gösteren bu birlikler, düzenli ordu kuruluncaya kadar çeşitli cephelerde mücadele etti.

Kuvâ-yi Milliye birliklerinin merkezi bir askerî komuta ve düzenli ikmal sisteminden yoksun olması, uzun süreli savaş koşullarında sorunlar yarattı. TBMM Hükümeti, 1920 yılının sonlarından itibaren Batı Cephesi'nde düzenli ordu birliklerini oluşturmaya başladı. Bazı Kuvâ-yi Milliye müfrezeleri düzenli orduya katılırken bazı komutanlarla Ankara Hükümeti arasında anlaşmazlıklar yaşandı.

Yörük Ali Efe: Aydın ve çevresindeki direnişin komutanı


1895 yılında Aydın'ın Sultanhisar ilçesinde doğan Yörük Ali Efe, Batı Anadolu'da Yunan işgaline karşı silahlı mücadele yürüten Kuvâ-yi Milliye komutanlarından biriydi.

16-17 Haziran 1919 gecesi müfrezesiyle birlikte Malgaç Demiryolu Köprüsü'ne baskın düzenledi. Bu harekât sırasında Yunan ordusunun kullandığı demiryolu bağlantısı tahrip edildi. Haziran 1919'da Aydın'ın Yunan kuvvetlerinden geçici olarak geri alınmasında görev aldı.

Daha sonra Milli Aydın Alayı'nın komutanlığını üstlendi. Düzenli ordunun kurulmasının ardından emrindeki kuvvetler ordu birliklerine katıldı. Millî Mücadele'deki hizmetleri nedeniyle İstiklâl Madalyası ile ödüllendirildi.

Güney Cephesi'nde yerel direniş: Şahin Bey ve Sütçü İmam


Millî Mücadele sırasında Antep, Maraş ve Urfa'da Fransız işgaline karşı yerel halkın katıldığı direniş hareketleri gelişti. Bu bölgelerde düzenli ordu birliklerinden önce yerel savunma teşkilatları ve Kuvâ-yi Milliye müfrezeleri mücadele yürüttü.

Şahin Bey, asıl adıyla Mehmet Sait, Antep savunmasında görev yapan askerlerden biriydi. Kilis-Antep yolunu kontrol altına almak amacıyla gönüllülerden oluşan bir birlik kurdu. 1920 yılının şubat ayında Fransız askerî konvoylarının Antep'e ulaşmasını engelleyen harekâtlar düzenledi. 28 Mart 1920'de Elmalı Köprüsü çevresindeki çatışmalarda hayatını kaybetti.

Sütçü İmam, 1919 yılında Maraş'ta Fransız işgal kuvvetleriyle bağlantılı olarak yaşanan olaylar sırasında silahlı direnişe katılan kişilerden biriydi. 31 Ekim 1919'da meydana gelen olay, Maraş'taki direnişin başlangıcında anılan hadiseler arasında yer aldı. Maraş halkının örgütlediği mücadele sonucunda Fransız kuvvetleri Şubat 1920'de şehirden çekildi.

Millî Mücadele'de kadınların görevleri


Kadınlar, Kurtuluş Savaşı sırasında cephede silahlı mücadeleye katıldı, sağlık hizmetlerinde çalıştı, işgallere karşı mitingler düzenledi ve cephelere erzak ile mühimmat taşınmasında görev aldı. Özellikle İnebolu-Kastamonu-Ankara güzergâhı, Karadeniz üzerinden ulaştırılan silah ve cephanenin Batı Cephesi'ne sevk edilmesinde kullanıldı.

Halide Edib Adıvar, 1919 yılında İstanbul'da düzenlenen işgal karşıtı mitinglerde konuşmalar yaptı. 23 Mayıs 1919'daki Sultanahmet Mitingi'ne katıldı. Daha sonra Anadolu'ya geçerek Millî Mücadele'ye destek verdi. Cephe gerisinde sağlık hizmetlerinde ve işgal bölgelerindeki zararların araştırılmasında çalıştı. Askerî hizmetleri nedeniyle kendisine onbaşı ve ardından çavuş rütbesi verildi.

Fatma Seher Erden, Kara Fatma adıyla tanınan Millî Mücadele katılımcılarındandı. Gönüllülerden oluşan silahlı birliklerle faaliyet gösterdi. Özellikle Batı Cephesi'ndeki mücadeleye katıldı ve savaş sırasında askerî görevler üstlendi.

Gördesli Makbule, Manisa ve çevresinde Yunan kuvvetlerine karşı savaşan Kuvâ-yi Milliye mensuplarındandı. Eşi Halil Efe ile birlikte silahlı direnişe katıldı. 17 Mart 1922'de Akhisar çevresindeki çatışmalarda hayatını kaybetti.

Şerife Bacı, Kastamonu'nun Seydiler yöresinden Millî Mücadele'ye katılan kadınlar arasındaydı. İnebolu'dan Kastamonu'ya kağnıyla cephane taşırken 1921 yılının kışında donarak hayatını kaybetti. Yaşamına ilişkin ayrıntıların bir bölümü yerel anlatımlarla günümüze ulaşmıştır.

Tayyar Rahmiye, Osmaniye çevresinde Fransız kuvvetlerine karşı yürütülen silahlı mücadelede görev aldı. Bölgedeki Kuvâ-yi Milliye birliklerine katıldı ve 1920 yılında çatışmalar sırasında hayatını kaybetti.

Mehmet Akif Ersoy: Millî Mücadele ve İstiklâl Marşı


1873 yılında İstanbul'da doğan Mehmet Akif Ersoy, şair, yazar ve milletvekiliydi. Millî Mücadele yıllarında Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde yaptığı konuşmalarla halkı işgallere karşı örgütlenen bağımsızlık hareketini desteklemeye çağırdı.

1920 yılında Ankara'ya geçerek Türkiye Büyük Millet Meclisine Burdur milletvekili olarak katıldı. Balıkesir ve Kastamonu başta olmak üzere farklı şehirlerde verdiği vaazlarda Millî Mücadele'nin amaçlarını anlattı. Yazıları ve konuşmaları Sebilürreşad dergisinde yayımlandı.

Ankara'da Taceddin Dergâhı'nda kaleme aldığı İstiklâl Marşı, 12 Mart 1921'de TBMM tarafından kabul edildi. Şiir, Kurtuluş Savaşı'nın devam ettiği dönemde Türkiye'nin millî marşı oldu.

Millî Mücadele'nin askerî zaferle sonuçlanması


Türk ordusu, 1921 yılındaki Birinci ve İkinci İnönü muharebelerinin ardından Kütahya-Eskişehir savaşlarında geri çekilmek zorunda kaldı. 23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesi'nde Yunan ordusunun ilerleyişi durduruldu.

Sakarya Zaferi'nin ardından Türk ordusu yaklaşık bir yıl boyunca taarruz hazırlıklarını sürdürdü. 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz'da Yunan ordusunun savunma hatları aşıldı. 30 Ağustos'ta Dumlupınar bölgesinde yapılan Başkomutan Meydan Muharebesi, Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı.

9 Eylül 1922'de Türk ordusu İzmir'e girdi. 11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması'yla Doğu Trakya'nın savaş yapılmadan Türkiye'ye bırakılmasının yolu açıldı.

Lozan Barış Antlaşması ve Cumhuriyet'in ilanı


Millî Mücadele'nin askerî aşamasının ardından yeni Türk devletinin uluslararası konumunu belirlemek amacıyla barış görüşmeleri başladı. İsmet İnönü başkanlığındaki Türk heyeti, İsviçre'nin Lozan kentinde yapılan görüşmelere katıldı.

24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası düzeyde tanınmasını sağladı. Antlaşmayla sınırlar, kapitülasyonlar, azınlıklar ve çeşitli ekonomik ve hukuki konular karara bağlandı. Musul sorunu gibi bazı meselelerin çözümü ise sonraki görüşmelere bırakıldı.

1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasının ardından devletin yönetim biçimi 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet olarak belirlendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal ATATÜRK'ü Cumhuriyet'in ilk cumhurbaşkanı seçti.

Millî Mücadele'nin gerçekleşmesinde askerî komutanların, düzenli ordu birliklerinin, Kuvâ-yi Milliye mensuplarının, milletvekillerinin ve sivil halkın farklı görevleri bulunuyordu. Mücadeleye katılanların tamamını birkaç isimle sınırlandırmak mümkün değildir. Bu dönemde yürütülen askerî ve siyasi faaliyetler, Türkiye Cumhuriyeti'nin 29 Ekim 1923'te kurulmasına uzanan tarihsel sürecin temelini oluşturdu.