Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

Cumhuriyet'in İlk Yıllarında Eğitim, Bilim ve Toplumsal Yaşamın Öncüleri

2026-10-29
Cumhuriyet'in İlk Yıllarında Eğitim, Bilim ve Toplumsal Yaşamın Öncüleri

Cumhuriyet'in İlk Yıllarında Eğitim, Bilim ve Toplumsal Yaşamın Öncüleri

29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin ilan edilmesinin ardından eğitim, bilim, hukuk, sağlık, kültür ve toplumsal yaşam alanlarında çeşitli düzenlemeler gerçekleştirildi. Mustafa Kemal ATATÜRK'ün cumhurbaşkanlığı döneminde başlatılan çalışmalar, Osmanlı Devleti'nden devralınan kurumların yeniden düzenlenmesini ve yeni eğitim ve araştırma kuruluşlarının açılmasını kapsıyordu.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında eğitim kurumlarının birleştirilmesi, yeni Türk harflerinin kabul edilmesi, üniversite sisteminin yeniden düzenlenmesi ve kadınların siyasi haklarının genişletilmesi gibi değişiklikler yapıldı. Bu dönemde yetişen öğretmenler, bilim insanları, hekimler, hukukçular, mühendisler ve sanatçılar yeni kurumlarda görev almaya başladı.

Bu gelişmelerde devlet yöneticilerinin yanı sıra mesleklerini farklı alanlarda sürdüren ve yeni kurumların kuruluşunda çalışan çok sayıda kişinin payı bulunuyordu.

Cumhuriyet'in ilk eğitim reformları


Cumhuriyet yönetiminin eğitim alanındaki ilk kapsamlı düzenlemelerinden biri, 3 Mart 1924'te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu oldu. Eğitim ve öğretim kurumlarının Millî Eğitim Bakanlığına bağlanmasını öngören kanunla öğretimde birlik ilkesi benimsendi.

Dönemin Millî Eğitim Bakanı Vasıf Çınar, kanunun hazırlanması ve uygulanması sürecinde görev aldı. 1926 yılında çıkarılan Maarif Teşkilatı Kanunu ile ilk ve ortaöğretimin kurumsal yapısı yeniden düzenlendi.

1 Kasım 1928'de Latin esasına dayanan yeni Türk alfabesi kabul edildi. Yeni harflerin yetişkinlere öğretilmesi amacıyla Millet Mektepleri kuruldu ve 1 Ocak 1929'da faaliyete başladı. Mustafa Kemal ATATÜRK, Millet Mekteplerinin Başöğretmenliğini üstlendi.

Bu okullarda okuma yazma derslerinin yanı sıra temel hesap, sağlık ve yurttaşlık bilgileri de öğretildi. Kadınlar ve erkekler için açılan kurslarda öğretmenler görev aldı. Eğitim çalışmaları şehirlerde, kasabalarda ve köylerde yürütüldü.
Mustafa Kemal Atatürk yeni Türk harflerini halka tanıtırken
Mustafa Kemal ATATÜRK, 1928 yılında yeni Türk harflerini halka tanıtırken.

Reşit Galip ve 1933 Üniversite Reformu


1893 yılında Rodos'ta doğan Reşit Galip, hekim, siyasetçi ve Millî Eğitim Bakanıydı. 1932-1933 yılları arasında yürüttüğü bakanlık görevi sırasında yükseköğretimin yeniden düzenlenmesi çalışmalarında bulundu.

1933 yılında gerçekleştirilen Üniversite Reformu ile İstanbul Darülfünunu kapatıldı ve yerine İstanbul Üniversitesi kuruldu. Reform kapsamında öğretim kadroları, fakülteler ve akademik çalışma esasları yeniden düzenlendi.

İsviçreli eğitim bilimci Albert Malche tarafından hazırlanan rapor, reform çalışmalarında değerlendirilen belgelerden biriydi. Almanya'da Nazi yönetiminin baskıları nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan bilim insanlarının bir bölümü de Türkiye'deki üniversitelerde görev aldı.

Üniversite Reformu ile Türkiye'de yükseköğretimin kurumsal yapısı değişti. Akademik araştırmalara yönelik yeni bölümler ve kürsüler oluşturuldu.
Mustafa Kemal Atatürk öğrenciler ve eğitimcilerle birlikte
Mustafa Kemal ATATÜRK, öğrenciler ve eğitimcilerle birlikte.

Afet İnan: Tarih araştırmaları ve kadın hakları


1908 yılında doğan Afet İnan, Cumhuriyet döneminde tarih araştırmaları ve eğitim alanında çalışan akademisyenlerden biriydi.

Öğretmenlik yaptıktan sonra tarih eğitimi aldı. Mustafa Kemal ATATÜRK'ün tarih çalışmalarıyla yakından ilgilendiği dönemde Türk tarihi üzerine yürütülen araştırmalara katıldı.

1931 yılında Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin kuruluş çalışmalarında yer aldı. Daha sonra Türk Tarih Kurumu adını alan bu kuruluşta görev yaptı. 1932 yılında düzenlenen Birinci Türk Tarih Kongresi'ne katıldı.

1930 yılında kadınların siyasi hakları konusunda Türk Ocağında bir konferans verdi. Kadınların belediye seçimlerine katılma hakkının tanındığı dönemde bu konuyla ilgili çalışmalar yaptı.

Yükseköğrenimini İsviçre'de sürdüren İnan, Cenevre Üniversitesinde doktorasını tamamladı. Türkiye'ye döndükten sonra tarih alanında akademik çalışmalar yürüttü ve Ankara Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı.

Nüzhet Gökdoğan: Türkiye'nin ilk kadın astronomlarından biri


1910 yılında İstanbul'da doğan Nüzhet Gökdoğan, Türkiye'de astronomi alanında akademik çalışmalar yapan ilk kadın bilim insanları arasında yer aldı.

Lise eğitimini tamamladıktan sonra devlet bursuyla Fransa'ya gitti. Matematik ve astronomi öğrenimi gördü. Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesinde çalışmaya başladı.

1933 Üniversite Reformu sonrasında kurulan Astronomi Enstitüsünde görev aldı. Yıldızlar, gök mekaniği ve astronomik gözlemler üzerine araştırmalar yaptı. Bilimsel eserlerin Türkçeye çevrilmesi ve astronomi ders kitaplarının hazırlanması çalışmalarına katıldı.

1948 yılında profesörlüğe yükseldi. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesinin ilk kadın dekanı olarak görev yaptı. Türk Matematik Derneğinin ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneğinin kuruluş çalışmalarına katıldı.

Remziye Hisar: Kimya alanında akademik çalışmalar


1902 yılında Üsküp'te doğan Remziye Hisar, Cumhuriyet döneminin ilk kuşak kadın kimyagerleri arasında yer aldı.

Darülfünunda fen eğitimi aldı. Daha sonra Fransa'ya giderek Sorbonne Üniversitesinde kimya alanında öğrenimini sürdürdü ve doktora yaptı.

Türkiye'ye döndükten sonra üniversitelerde ve teknik yükseköğretim kurumlarında çalıştı. Kimya eğitimi verdi, araştırmalar yürüttü ve bilimsel yayınlar hazırladı.

Hisar, kimya alanında yükseköğretim ve araştırma faaliyetlerinin geliştiği dönemde akademik görevler üstlenen kadın bilim insanlarından biriydi.

Safiye Ali: Türkiye'nin ilk kadın hekimi


1894 yılında İstanbul'da doğan Safiye Ali, Türkiye'nin ilk kadın hekimi olarak kabul edilir. Kadınların Osmanlı tıp fakültelerine kabul edilmediği dönemde Almanya'ya giderek Würzburg Üniversitesinde tıp eğitimi aldı.

1921 yılında tıp öğrenimini tamamladı. Kadın ve çocuk hastalıkları alanındaki çalışmalarının ardından 1923 yılında Türkiye'ye dönerek İstanbul'da muayenehane açtı.

Himaye-i Etfal Cemiyetinin anne ve çocuk sağlığı hizmetlerinde görev yaptı. Süt Damlası adı verilen çocuk sağlığı kuruluşunda çalıştı ve 1926 yılında kurumun müdürlüğünü üstlendi.

Yenidoğanların beslenmesi, bebek ölümlerinin azaltılması ve annelerin sağlık konusunda bilgilendirilmesi üzerine çalışmalar yürüttü. Kadınların hekimlik mesleğine katılmasının henüz yaygın olmadığı bir dönemde hasta kabul ederek mesleğini sürdürdü.
Türkiye'nin ilk kadın hekimi Safiye Ali
Türkiye'nin ilk kadın hekimi Safiye Ali.

Süreyya Ağaoğlu: Türkiye'nin ilk kadın avukatı


1903 yılında Şuşa'da doğan Süreyya Ağaoğlu, Türkiye'nin ilk kadın avukatıydı. İstanbul Darülfünunu Hukuk Fakültesinde öğrenim gördü ve kadınların hukuk eğitimi alabilmesi için girişimlerde bulundu.

1927 yılında Ankara Barosuna kaydoldu, 1928 yılında serbest avukatlık ruhsatını aldı. Böylece Türkiye'de avukatlık mesleğini icra eden ilk kadın oldu.

Ağaoğlu, meslek yaşamı boyunca hukuk alanında çalıştı ve kadınların eğitim ile çalışma hayatına katılımını destekleyen kuruluşlarda görev aldı.

Uluslararası hukuk kuruluşlarıyla ilişkiler yürüttü. 1949 yılında Türk Üniversiteli Kadınlar Derneğinin kuruluşuna katıldı ve çeşitli sivil toplum çalışmalarında bulundu.

Sabiha Rıfat Gürayman: İnşaat mühendisliğinde ilk kadınlardan biri


1910 yılında Manastır'da doğan Sabiha Rıfat Gürayman, Türkiye'nin ilk kadın inşaat mühendislerinden biriydi.

1927 yılında Yüksek Mühendis Mektebine kabul edildi ve 1933 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından kamu kuruluşlarında mühendis olarak çalıştı.

Ankara ve çevresindeki çeşitli yapı projelerinde görev aldı. Beypazarı yakınlarındaki köprü yapım çalışmalarında bulundu. Daha sonraki yıllarda Anıtkabir'in inşaatında kontrol mühendisliği ve başmühendislik görevleri üstlendi.

Gürayman, kadınların mühendislik eğitimine ve şantiye çalışmalarına sınırlı sayıda katıldığı dönemde mesleğini sürdüren isimler arasındaydı.

Sabiha Gökçen: Havacılık alanında askerî pilotluk


1913 yılında Bursa'da doğan Sabiha Gökçen, Cumhuriyet döneminde havacılık eğitimi alan ilk kadın pilotlar arasındaydı. Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından manevi evlat edinildi.

1935 yılında Türkkuşu bünyesinde havacılık eğitimine başladı. Planör eğitiminin ardından Eskişehir Tayyare Mektebinde askerî uçuş eğitimi aldı.

1937 yılında askerî pilot olarak görev yaptı ve aynı yıl Dersim'de yürütülen askerî harekâta katıldı. 30 Ağustos 1937'de askerî uçuş brövesini aldı.

Daha sonraki yıllarda Türk Hava Kurumunun havacılık eğitim çalışmalarında görev yaptı ve uçuş eğitmenliği yaptı.
Sabiha Gökçen uçak kokpitinde
Sabiha Gökçen, havacılık eğitimi sırasında bir uçağın kokpitinde.

Feriha Sanerk ve kadınların kamu görevlerine katılımı


Cumhuriyet döneminde kadınların kamu hizmetlerinde görev alması, eğitim imkânlarının genişlemesi ve meslek kuruluşlarına kabul edilmeleriyle birlikte gelişti.

1923 yılında doğan Feriha Sanerk, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Emniyet teşkilatına katılarak Türkiye'nin ilk kadın emniyet müdürü oldu.

Sanerk'in meslek yaşamı, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki eğitim ve istihdam düzenlemelerinin sonraki kuşaklarda kamu yönetimine kadınların katılmasıyla devam eden sonuçlarından biriydi.

Şükufe Nihal Başar: Eğitim, edebiyat ve kadın hakları


1896 yılında İstanbul'da doğan Şükufe Nihal Başar, öğretmen, şair ve yazardı. Darülfünunun Coğrafya Bölümünden mezun olan ilk kadın öğrenciler arasındaydı.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında öğretmenlik yaptı, şiir ve romanlar yayımladı. Kadınların eğitim görmesi, çalışması ve toplumsal yaşama katılması konularıyla ilgilendi.

1924 yılında kurulan Türk Kadınlar Birliğinin faaliyetlerine katıldı. Kadınların siyasi haklar kazanmasına yönelik girişimlerde görev aldı.

Dönemin kadın yazarlarından biri olarak edebiyat çalışmalarını sürdürdü.

Nezihe Muhiddin: Kadınların siyasi hakları için mücadele


1889 yılında İstanbul'da doğan Nezihe Muhiddin, yazar ve kadın hakları savunucusuydu.

Cumhuriyet'in ilanından önce kadınların eğitim ve çalışma hayatına katılması üzerine yazılar yazdı. 1923 yılında Kadınlar Halk Fırkasının kurulması için girişimde bulundu. Partinin resmî kuruluşuna izin verilmemesinin ardından 1924 yılında Türk Kadınlar Birliği kuruldu.

Nezihe Muhiddin, birliğin ilk başkanlığını yaptı. Kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkını kazanması için çalıştı ve bu talepleri dönemin basınında gündeme getirdi.

Türk kadınlarına 1930 yılında belediye seçimlerinde, 1933 yılında muhtarlık seçimlerinde, 5 Aralık 1934'te ise milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı.

1935 genel seçimlerinde kadınlar ilk kez milletvekili seçildi. Seçim sonucunda 17 kadın milletvekili Meclise girdi. 1936 ara seçiminde kadın milletvekili sayısı 18'e yükseldi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk kadın milletvekillerinin portreleri
1935 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisine seçilen ilk kadın milletvekillerinin portreleri.

Jale İnan: Arkeoloji eğitimi ve bilimsel kazılar


1914 yılında İstanbul'da doğan Jale İnan, Türkiye'de klasik arkeoloji alanında çalışan ilk kadın akademisyenlerdendi.

Arkeolog Aziz Ogan'ın kızı olan İnan, lise öğreniminin ardından Almanya'ya giderek arkeoloji eğitimi aldı. Berlin ve Münih üniversitelerinde öğrenim gördü ve 1943 yılında doktorasını tamamladı.

Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde görev aldı. Perge ve Side antik kentlerinde yürütülen kazılara katıldı ve kazı çalışmalarını yönetti.

İnan'ın arkeoloji alanındaki başlıca çalışmaları 1940'lı yıllardan itibaren gerçekleşti. Bu nedenle Cumhuriyet'in ilk kuşak bilim insanları arasında değerlendirilmekle birlikte mesleki faaliyetlerinin büyük bölümü Cumhuriyet'in sonraki dönemlerine uzanır.

Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç: Köylerde eğitimin yaygınlaştırılması


Cumhuriyet'in ilk yıllarında başlayan köy eğitimi çalışmaları, 1930'lu yıllarda köy öğretmeni yetiştirme ve eğitmen kursları oluşturma uygulamalarıyla devam etti.

1897 yılında İstanbul'da doğan Hasan Ali Yücel, öğretmenlik ve eğitim yöneticiliği yaptı. 1938 yılında Millî Eğitim Bakanı oldu. Bakanlığı döneminde öğretmen yetiştirme, yayıncılık ve yükseköğretim alanlarında çalışmalar yürütüldü.

1893 yılında doğan İsmail Hakkı Tonguç, öğretmen ve eğitim yöneticisiydi. 1935 yılında İlköğretim Genel Müdürlüğüne getirildi. Köy eğitmen kurslarının düzenlenmesinde ve köylere öğretmen yetiştirilmesine yönelik çalışmalarda görev aldı.

Yücel ve Tonguç'un birlikte yürüttükleri hazırlıkların ardından 17 Nisan 1940'ta Köy Enstitüleri Kanunu kabul edildi. Enstitülerde öğretmen adaylarına genel kültür, tarım ve teknik beceri eğitimi verilmesi öngörüldü.

Köy Enstitüleri, Cumhuriyet'in ilk yıllarında başlayan kırsal eğitim politikalarının 1940'lı yıllardaki devamı olarak kuruldu.
Samsun Akpınar Köy Enstitüsü öğrencileri ve öğretmenleri
Samsun Akpınar Köy Enstitüsü öğrencileri ve öğretmenleri.

Sanat ve kültür kurumlarının gelişmesi


Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra müzik, tiyatro, resim, heykel ve edebiyat alanlarında eğitim veren kurumların geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldü.

1924 yılında Ankara'da Musiki Muallim Mektebi açıldı. Bu okul, müzik öğretmeni yetiştirmek amacıyla kuruldu. 1930'lu yıllarda konservatuvar eğitimi ve sahne sanatları alanındaki kurumsal çalışmalar genişletildi.

Besteci Ahmet Adnan Saygun, Cumhuriyet döneminin müzik çalışmalarına katılan sanatçılar arasındaydı. 1934 yılında sahnelenen Özsoy operasının müziğini besteledi. Eserin librettosunu Münir Hayri Egeli yazdı.

Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar ve Necil Kazım Akses, Saygun ile birlikte Türk Beşleri olarak anılan bestecilerdi. Batı müziği teknikleriyle eserler yazdılar ve müzik eğitimi kurumlarında görev aldılar.

1932 yılında açılmaya başlayan Halkevlerinde tiyatro, müzik, halk edebiyatı, tarih, dil ve güzel sanatlar alanlarında etkinlikler düzenlendi. Bu kurumlar, özellikle şehir ve kasabalarda yetişkin eğitimi ve kültürel faaliyetler yürüttü.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında toplumsal yaşamın değişmesi


1923-1938 yılları arasında gerçekleştirilen hukuki ve kurumsal düzenlemeler, aile yaşamı, eğitim, çalışma hayatı ve kamusal hizmetleri doğrudan etkiledi.

17 Şubat 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile resmî nikâh, tek eşlilik, boşanma ve miras konularında yeni hükümler kabul edildi. Kanun 4 Ekim 1926'da yürürlüğe girdi. Kadınların hukuk önündeki konumuyla ilgili düzenlemeler yapıldı.

Kadınların siyasi hakları aşamalı olarak genişletildi. Eğitim olanaklarının artmasıyla kadınlar tıp, hukuk, mühendislik ve bilim alanlarında daha fazla yer almaya başladı. Bununla birlikte kırsal bölgelerle şehirler arasında okullaşma, sağlık hizmetlerine erişim ve meslek edinme bakımından farklılıklar devam etti.

Cumhuriyet'in ilk kuşağında eğitim gören ve meslek yaşamına başlayan bilim insanları, öğretmenler, hukukçular, hekimler ve sanatçılar, sonraki yıllarda da çalışmalarını sürdürdü. Afet İnan, Nüzhet Gökdoğan, Safiye Ali, Süreyya Ağaoğlu, Sabiha Gökçen, Sabiha Rıfat Gürayman ve diğer isimlerin yaşam öyküleri, Cumhuriyet döneminde eğitim ve meslek olanaklarının tarihsel gelişimini somut görevler ve çalışmalar üzerinden inceleme imkânı sunmaktadır.