Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

ABD ve İran tarihi mutabakatı imzaladı: Anlaşma resmen yürürlüğe girdi

2026-06-18
ABD ve İran tarihi mutabakatı imzaladı: Anlaşma resmen yürürlüğe girdi

ABD ile İran arasında haftalardır süren diplomatik temasların ardından varılan tarihi mutabakat resmen yürürlüğe girdi. “İslamabad Mutabakat Anlaşması” olarak adlandırılan metin, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından dijital ortamda imzalandı. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte bölgede savaş riskini azaltmayı, Hürmüz Boğazı’ndaki krizi sonlandırmayı ve taraflar arasında yeni bir müzakere süreci başlatmayı hedefleyen kritik bir adım atılmış oldu.

Beyaz Saray, Donald Trump’ın anlaşmayı imzaladığı anlara ilişkin görüntüleri kamuoyuyla paylaştı. G7 Liderler Zirvesi kapsamında Fransa’da bulunan Donald Trump’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Versay Sarayı’nda katıldığı akşam yemeği sırasında metni imzaladığı görüldü. Salonda bulunan davetlilerin gelişmeyi alkışlarla karşılaması dikkat çekerken, Emmanuel Macron da anlaşmayı “doğru ve önemli bir adım” olarak nitelendirdi. Emmanuel Macron, mutabakatın kalıcı barışın yolunu açabileceğini ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasıyla enerji fiyatlarında düşüş sağlanabileceğini ifade etti.

İran tarafı da anlaşmanın resmen nihai hale geldiğini duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Mesud Pezeşkiyan ve Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanan metnin artık yürürlükte olduğunu açıkladı. İsmail Bekayi, daha önce İsviçre’de yapılması planlanan resmi imza töreninin gerçekleştirilmeyeceğini, devlet başkanlarının doğrudan imza atmasının mutabakata daha güçlü bir siyasi ağırlık kazandırdığını söyledi. İranlı sözcüye göre, anlaşmanın liderler düzeyinde imzalanması, tarafların metni ihlal etmesinin siyasi maliyetini artıracak.

Hürmüz Boğazı açılacak, deniz ablukası kaldırılacak


Mutabakatın ilk ve en somut sonucu Hürmüz Boğazı’na ilişkin olacak. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte İran’ın Hürmüz Boğazı’nı derhal yeniden açacağını, ABD’nin ise deniz ablukasını kaldıracağını açıkladı. Dünya enerji ticareti açısından stratejik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin azalması, küresel petrol fiyatları ve enerji güvenliği açısından kritik görülüyor.

Şahbaz Şerif, anlaşmanın iki ülke lideri tarafından elektronik ortamda imzalanmasının, hem Washington hem de Tahran’ın krizi diplomatik yollarla çözme iradesini en üst düzeyde ortaya koyduğunu belirtti. Pakistan’ın, Katar’ın desteğiyle teknik düzeydeki görüşmeleri başlatmak üzere 19 Haziran 2026’da İsviçre’de resmi bir süreç yürüteceği de açıklandı. Bu aşamada anlaşmanın uygulanma mekanizmasının, tarafların askeri ve diplomatik taahhütlerinin ve izleme süreçlerinin netleştirilmesi bekleniyor.

“İslamabad Mutabakat Anlaşması derhal yürürlüğe girecek ve ilk adım olarak İran, Hürmüz Boğazı’nı derhal yeniden açacak, ABD ise deniz ablukasını derhal kaldıracaktır.”Şahbaz Şerif


Anlaşmada yalnızca Hürmüz Boğazı değil, daha geniş bölgesel kriz başlıkları da yer alıyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, metinde Lübnan’a özel önem verildiğini belirterek, Lübnan’da ateşkes ve savaşın sona ermesinin İran açısından kritik başlıklardan biri olduğunu söyledi. İsmail Bekayi, mutabakatın birinci bölümünde Lübnan’ın adının üç kez geçtiğini, ülkenin toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine saygının metinde açık şekilde yer aldığını ifade etti.

Nükleer program ve yaptırımlar için 60 günlük müzakere süreci


Mutabakatın yürürlüğe girmesiyle birlikte ABD ve İran arasında nükleer program ve yaptırımlar konusunda yeni bir müzakere süreci başlayacak. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, tarafların anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 60 gün içinde nükleer mesele ve yaptırımlar hakkında görüşmelere başlayacağını açıkladı. Sürecin daha erken sonuçlanmasının tercih edileceğini belirten İsmail Bekayi, ancak konunun karmaşıklığı nedeniyle 60 günlük takvimin makul olduğunu ve gerekirse sürenin uzatılabileceğini söyledi.

İran tarafı, anlaşmanın imzalanmasını savaşın sona erdirilmesi açısından önemli bir adım olarak görse de uygulama sürecinin daha zorlu olacağı görüşünde. İsmail Bekayi, uluslararası anlaşmalarda asıl güçlüğün metni hazırlamak değil, tarafların taahhütlerine uymasını sağlamak olduğunu vurguladı. İranlı sözcü, geçmiş deneyimler nedeniyle temkinli olduklarını belirterek, bundan sonraki dönemde karşı tarafı yükümlülüklerine bağlı kalmaya zorlayacak dikkatli bir diplomasi yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, sürece katkı sağlayan ülkelere de teşekkür etti. Şahbaz Şerif, ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür ederken, İran lideri Mücteba Hamaney, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin çabalarını takdir etti. Katar’ın arabuluculuk rolüne dikkat çeken Şahbaz Şerif, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır liderlerine de süreçteki katkıları nedeniyle teşekkür etti.

ABD-İran mutabakatı, bölgesel savaş riskinin azaltılması, enerji yollarının güvence altına alınması ve nükleer dosyada yeni bir diplomatik kanal açılması bakımından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Ancak anlaşmanın kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşmeyeceği, Hürmüz Boğazı’nın fiilen açılması, ABD ablukasının kaldırılması, yaptırımlar konusunda atılacak adımlar ve nükleer müzakerelerin seyrine bağlı olacak.