Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

Nasıreddin Şah

Nasıreddin Şah

Doğum Tarihi: 17.Temmuz.1831

Ölüm tarihi: 01.Mayıs.1896

Nasıreddin Şah kaç yaşında öldü : 65

Burcu: Yengeç

Meslek: Devlet Başkanı

Doğum Yeri: Tebriz, İran

Ölüm Yeri: Rey, İran

Nasıreddin Şah Kaçar İran tarihinin en uzun süre tahtta kalan hükümdarlarından biri ve ülkenin modernleşme sürecinde belirleyici bir figürdür. 17 Temmuz 1831’de Tebriz yakınlarında dünyaya gelen Nasıreddin Şah, babası Muhammed Şah Kaçar’ın ölümünün ardından 5 Eylül 1848 tarihinde tahta çıktı. 1 Mayıs 1896’daki suikastine kadar süren 48 yıllık saltanatı, Sasani döneminden II. Şapur ve Safevi döneminden I. Tahmasb’tan sonra İran tarihindeki en uzun üçüncü hükümdarlık olarak kabul edilir.

Tahta geçtiğinde İran, merkezi otoritenin zayıf olduğu, kabile reisleri ve din adamlarının geniş özerkliklere sahip bulunduğu parçalı bir yapıya sahipti. Nasıreddin Şah’ın ilk icraatlarından biri, reformcu devlet adamı Mirza Taki Han Emir Kebir’i sadrazamlığa getirmek oldu. Emir Kebir döneminde mali sistemin düzenlenmesi, Darülfünun’un açılması, ilk resmî gazetenin yayımlanması ve devlet otoritesinin güçlendirilmesine yönelik önemli adımlar atıldı.

Ancak bu reformlar, saray çevreleri, nüfuzlu aileler ve yabancı çıkar gruplarını rahatsız etti. Artan baskılar sonucunda Nasıreddin Şah, Emir Kebir’i önce görevden aldı, ardından 1851’de öldürttü. Bu olay, hem şahın yönetiminde bir kırılma noktası oldu hem de İran modernleşmesinin ivmesini ciddi biçimde yavaşlattı.

Dış politikada Nasıreddin Şah, büyük güçler arasında denge kurmakta zorlandı. Rusya’nın 19. yüzyıl başlarında ele geçirdiği İran topraklarını geri alamadı. 1856 yılında Afganistan’ın Herat kentini işgal etmesi, Britanya İmparatorluğu’nun sert tepkisine yol açtı. Büyük Britanya, bu hamleyi Hindistan’daki sömürgeleri için tehdit olarak görerek İran’a savaş açtı ve sonuçta İran, Herat’tan çekilerek Afganistan’ı tanımak zorunda kaldı.

Nasıreddin Şah’ın saltanatını farklı kılan yönlerden biri, Avrupa ile kurduğu doğrudan temastır. 1873 yılında Avrupa’yı resmî olarak ziyaret eden ilk modern İran hükümdarı oldu; bu ziyaretleri 1878 ve 1889 yıllarında tekrarladı. Londra, Paris, Berlin ve Viyana gibi başkentlerde sanayi, ulaşım ve yönetim alanlarındaki gelişmeleri yakından gözlemledi. İngiltere ziyareti sırasında Kraliçe Victoria tarafından Order of the Garter nişanı ile onurlandırıldı. Avrupa seyahatlerine dair kaleme aldığı günlükler, daha sonra birçok batı diline çevrildi.

İç politikada ise yabancılara verilen ekonomik imtiyazlar büyük tepkilere yol açtı. 1890’da İngiliz İmparatorluğu'na tütün yetiştirme, satış ve ihracatı için girişimci İngiliz binbaşı Gerald F. Talbot’a verilen tütün imtiyazı, halk tarafından sömürü olarak algılandı. Şii din âlimi Mirza Hasan Şirazi’nin tütün kullanımını yasaklayan fetvası sonrası ülkede kitlesel bir direniş başladı ve şah anlaşmayı iptal etmek zorunda kaldı. Buna rağmen benzer imtiyazların sürmesi, monarşiye olan güveni daha da zayıflattı.

Nasıreddin Şah, sanata ve kültüre büyük ilgi duyan bir hükümdardı. Şiir yazdı, fotoğrafçılıkla uğraştı ve sarayda fotoğraf kullanımını yaygınlaştırdı. Haremine dair çekilen fotoğraflar, dönemin estetik anlayışını ve Kaçar saray yaşamını belgeleyen önemli tarihî kaynaklar hâline geldi. Bu yönüyle hem geleneksel hem de modern unsurları bünyesinde barındıran çelişkili bir figür olarak öne çıktı.

Nasıreddin Şah, 1851 yılında Jeyran (Khadija Khanom Tajrishi) ile evlendi. Muhammed Mirza, Qasim Mirza, Roknaddin Mirza, Khorshid Kolah adlarında 4 çocuğu oldu.tüm çocuklarını kaybetti, eşi Jeyran tüberküloz hastalığına yakalandı ve Ocak 1860'ta 24 yaşında vefat etti.

İzlediği politikalar zamanla birçok kesimin düşmanlığını kazanmasına neden oldu. 1 Mayıs 1896’da, Rey yakınlarındaki Şah Abdülazim Türbesi’ni ziyareti sırasında Mirza Rıza Kirmani adlı bir suikastçı tarafından öldürüldü. Saldırının, düşünceleriyle tanınan Cemaleddin Afgani’nin etkisiyle gerçekleştirildiği iddia edildi. Ölümünün ardından tahta; üçüncü eşi Shokouh al-Saltaneh'den olan oğlu Muzaffereddin Şah geçti.

Nasıreddin Şah’ın mirası çelişkilerle doludur. Bir yandan İran’ı modern dünya ile tanıştıran, yeni kurumlar ve teknolojiler getiren bir hükümdar; diğer yandan otoriter kararları, yabancı imtiyazları ve reform karşıtı adımlarıyla toplumsal huzursuzluğu derinleştiren bir figür olarak hatırlanır. Onun döneminde atılan adımlar ve yapılan hatalar, daha sonra İran Meşrutiyet Hareketi’ne giden sürecin temelini oluşturmuştur.



Kaynak:Biyografiler.com