Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

Şebnem Ferah

Şebnem Ferah

Rock müzik şarkıcısı ve besteci.

Doğum Tarihi: 12.Nisan.1972

Şebnem Ferah kaç yaşında : 54

Burcu: Koç

Meslek: Müzisyen, Şarkıcı

Doğum Yeri: Yalova

Şebnem Ferah, Türk rock müziği şarkıcısı, söz yazarı, besteci ve gitaristtir. 1988 yılında kurduğu Volvox grubunun ardından solo kariyerine yöneldi; Kadın, Artık Kısa Cümleler Kuruyorum, Perdeler, Can Kırıkları, Benim Adım Orman, Od ve Parmak İzi gibi albümlere imza attı.



Çocukluğu ve Eğitimi

Şebnem Ferah, 12 Nisan 1972 tarihinde Yalova'da, Üsküp kökenli bir ailenin üç kızından en küçüğü olarak doğdu. Müziğe küçük yaşlarda ailesinin de etkisiyle ilgi duymaya başladı. İlkokul yıllarında mandolin ve solfej dersleri aldı, okul orkestrasında yer aldı.

Liseyi Bursa'daki Özel Namık Sözeri Lisesi'nde yatılı olarak okudu. Lise yıllarında okul orkestralarında ve küçük müzik topluluklarında sahneye çıkmaya başladı. Bir süre Pegasus adlı grupla çalıştı.

1988 yılında tamamı kadın müzisyenlerden oluşan Volvox grubunu kurdu. Aynı dönemde ODTÜ Ekonomi Bölümü'nü kazandığı için bir süre Ankara'da bulundu ve grup arkadaşlarından ayrı kaldı. Üniversitedeki ekonomi öğrenimini ikinci sınıfta bırakarak İstanbul'a yerleşti ve İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde eğitim gördü.

Müzik Kariyeri

Volvox, farklı dönemlerde Özlem Tekin ve Buket Doran gibi müzisyenlerin de yer aldığı bir kadroyla konserler verdi. Grubun 1994 yılında dağılmasının ardından Şebnem Ferah solo çalışmalarına yöneldi. Onno Tunç ve Sezen Aksu ile tanışması bu döneme rastladı.

İlk solo albümü Kadın, 15 Kasım 1996 tarihinde yayımlandı. Albümde İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük ve Demir Demirkan gibi müzisyenlerle çalıştı. "Vazgeçtim Dünyadan", "Yağmurlar", "Bu Aşk Fazla Sana" ve "Fırtına" albümden video klip çekilen şarkılar arasında yer aldı. İlk solo konserini 4 Nisan 1997 tarihinde Ege Üniversitesi'nde verdi.

1998 yılında ablası Aycan Ferah'ı kaybetti. 30 Haziran 1999 tarihinde yayımlanan ikinci stüdyo albümü Artık Kısa Cümleler Kuruyorum'u ablasının anısına adadı; albümdeki "Bugün" şarkısını da onun için yazdı. Aynı yıl meydana gelen 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde babası Ali Ferah hayatını kaybetti.

Üçüncü stüdyo albümü Perdeler, 2001 yılında yayımlandı. Bu dönemde Ozan Tügen, Buket Doran, Metin Türkcan ve Aykan İlkan ile çalışan Ferah, albümün adını taşıyan "Perdeler" şarkısının bir versiyonunu Finlandiyalı grup Apocalyptica ile kaydetti.

2003 yılında dördüncü stüdyo albümü Kelimeler Yetse yayımlandı. "Ben Şarkımı Söylerken", "Mayın Tarlası" ve "Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler" albümde yer alan şarkılar arasındaydı.

İki yıllık hazırlık döneminin ardından beşinci stüdyo albümü Can Kırıkları, 2005 yılında yayımlandı. Albümün prodüktörlüğünü Tarkan Gözübüyük üstlendi. "Can Kırıkları", "Çakıl Taşları", "Okyanus", "Delgeç" ve "Hoşçakal" albümdeki çalışmalar arasında yer aldı.

10 Mart 2007 tarihinde Bostancı Gösteri Merkezi'nde, Orhan Şallıel yönetimindeki İstanbul Symphonic Project ile konser verdi. Elli kişilik senfoni orkestrasının eşlik ettiği konserde kendi grubundan Ozan Tügen, Metin Türkcan, Buket Doran, Aykan İlkan ve Ceren Tügen de yer aldı. Konser daha sonra 10 Mart 2007 İstanbul Konseri adıyla iki CD ve DVD olarak yayımlandı. DVD'nin yönetmenliğini Hakan Utangaç yaptı.

Altıncı stüdyo albümü Benim Adım Orman 2009 yılında, yedinci stüdyo albümü Od ise 2013 yılında yayımlandı.

12 Nisan 2018 tarihinde sekizinci stüdyo albümü Parmak İzi yayımlandı. Albümdeki şarkıların söz ve besteleri Şebnem Ferah'a ait olup düzenlemelerde Ozan Tügen, Tarkan Gözübüyük ve bazı parçalarda Demir Demirkan ile çalıştı. "Şarkılar Yalan Söylemez", "Başka Bir Yol Var", "Koridor", "Vicdan", "Son Tango", "Sözde Namus" ve albüme adını veren "Parmak İzi" bu çalışmada yer aldı.

2020 yılında Murathan Mungan'ın sözlerini, Sunay Özgür'ün müziğini yazdığı "Aşktan Nasıl Gidilir" şarkısını 2020 Model: Murathan Mungan projesi kapsamında seslendirdi. Düzenlemede Şebnem Ferah'ın yanı sıra Kerem Özyeğen, Tarkan Gözübüyük ve Ozan Tügen yer aldı.

2020 yılındaki konserlerinin ardından uzun süre sahneye çıkmayan Şebnem Ferah, 3 Haziran 2026 tarihinde İstanbul KüçükÇiftlik Park'ta verdiği konserle yaklaşık altı yıllık aranın ardından yeniden seyircisiyle buluştu. Ardından İstanbul ve İzmir'de yeni konserler verdi ve 2026 yılı boyunca konser programını sürdürdü. 2026 itibarıyla yayımlanmış son stüdyo albümü Parmak İzi'dir.

Film, Reklam ve Televizyon Çalışmaları

Şebnem Ferah, müzik çalışmalarının yanı sıra film müzikleri ve seslendirme projelerinde de yer aldı. Disney yapımı Küçük Denizkızı için "O Dünyada" adlı şarkıyı seslendirdi. Toprak Sergen ve Aydan Şener'in rol aldığı Ay Işığında Saklıdır için söz ve müziği Demir Demirkan'a ait aynı adlı şarkıyı yorumladı.

Teoman'ın yazıp yönettiği Balans ve Manevra filminin müzikleri arasında yer alan ve söz ile müziği Teoman'a ait "Gönülçelen" şarkısını seslendirdi.

1999 yılında Pepsi'nin Türkiye'deki reklam kampanyasında Kenan Doğulu ile birlikte yer aldı. İkili, kampanya için "Daha Fazlasını İste" adlı şarkıyı seslendirdi ve kampanya kapsamında konserler verdi.

2015 yılında Star TV'de yayımlanan Ve Kazanan adlı şarkı yarışmasında Kenan Doğulu ile birlikte "master jüri" koltuğunda yer aldı. Programı Uraz Kaygılaroğlu sundu. Yarışma 21 Şubat 2015'te başladı ve Nisan 2015'te final yaptı.

Can Kırıkları Dönemi Röportajı

Şebnem Ferah, Can Kırıkları albümünün yayımlanmasının ardından 17 Temmuz 2005 tarihinde Akşam gazetesinde Dalida Özatay'a verdiği röportajda albümün hazırlık sürecini, şarkı yazarlığını ve müzik yaşamını anlattı.

Bazı sanatçıların albümü dinledikçe beğenilir. Sizinki de böyle... Peki neden böyle bir duygu yaşatıyorsunuz?

Çünkü amacımız, bir-iki parçanın öne çıkması değil. Albümün bir bütün olarak algılanmasını ve beğenilmesini istiyoruz. Benim bütün albümlerimde de böyle bir duygu yaşıyor insanlar. Bu da albümün daha uzun süre dinlenmesine neden oluyor. Bu da iyi bir şey.

Albümün hazırlık aşamasını anlatır mısınız?

Geçen albüm çıktıktan sonra bir-bir buçuk yıl yoğun bir konser turnesi geçirdik. Ben, albüm çıktıktan ve onun yenilik duygusu geçtikten sonra hemen bir yerlere bir şeyler karalamaya başlarım. Yoğun konser döneminde konsantre olup ince ince çalışmaya başlayamam. Önce dinlenmem gerekiyor. Sonra da her şeyi bırakıp müziğe yoğunlaşırım. Normalde, yaptığım bir şarkıyı kaydederim, ertesi gün dinlerken hoşuma giderse üzerinde çalışmaya devam ederim. Bu da bana çok büyük bir gösterge oluyor. Kimi zaman bir parça çok kısa sürede biter. Ben öyle şarkıları daha çok seviyorum. İnsanlar da tesadüfen çıkan öyle parçaları daha çok seviyor. Martta stüdyoya girdik. Yaklaşık üç buçuk-dört ayda albüm ortaya çıktı.

Müzisyen arkadaşlarınız her zaman beraber olduğunuz isimler sanırım...

Evet. Albümün prodüktörlüğünü Tarkan Gözübüyük yaptı. İlk iki albümde de onunla çalışmıştım. Dokuz yıldır sahnede çalıştığım müzisyen arkadaşlarım yanımdaydı. Hem eğlenceli hem de çok yoğun bir çalışma dönemi paylaştık. Beraber nefes alan, bir sürü şeyi beraber yapan insanların bir arada müzik yapması çok şeyi değiştiriyor. Bazen söze bile gerek kalmadan birbirimizi anlayabiliyoruz. Bu da öncelikle işi yapan insanı çok tatmin ediyor, çünkü insanın yaşı ve tecrübesi geliştikçe böyle şeylerin kıymetini biraz daha fazla anlıyorsunuz.

Olgunluk Şebnem Ferah'ı nasıl değiştirdi?

Elbette bazı şeyler değişiyor. Birincisi bir sürü konuda ilk kez yaşamak var, ikinci-üçüncü kez yaşamak var. Tecrübeleniyorsunuz. Tecrübelendikçe tepkilerinizin boyutu da değişebiliyor. Bunlar elbette ki sözlerime yansıyor. Benim fark ettiğim en büyük yansıma ise kendi içimde çoklukla halledebildiğimi düşündüğüm şeyleri yeniden yaşıyormuşum gibi geliyor. Kendimi daha cesur buluyorum. Müziğe o kadar emek harcıyorum ki bu da bana özgürlük alanı sağlıyor. Bunlar benim saptadığım olumlu yönler. Zaman ilerledikçe bazı olumsuz etkiler de olabilir. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha kolay yoruluyorsunuz. Ama bunun da önlemini alıyorum. Çünkü yorgunken insan hiçbir şeye konsantre olamıyor. Müzik de konsantrasyon isteyen bir şey. Hayatımı bir müzisyen gibi yaşamak istiyorum. Ara verdiğim zamanlarda da müzikten kopmuyorum.

Albümdeki tüm sözler size ait. Peki Can Kırıkları nasıl doğdu?

Önceki albümden sonra şirkete gelen zarfların birinden bir kitap çıktı. Kitap Karin Karakaşlı'ya aitti. İsmi ise Can Kırıkları. Kitabın içini görmeden kafamda şarkı çalıyordu. Çok imrendim. Acıya dair güzel ve etkileyici bir ifadeydi. Ama konserler derken hemen oturup yazamadım. O kadar çok beğendim ve albümü de o kadar iyi temsil ediyordu ki kendisini arayıp hem haber vermek hem de izin almak istedim, çünkü ilham almıştım. Çok memnun oldu. Albümün isim hikâyesi işte böyle. Yani benim bulduğum bir şey değil...

Sözlerinizde bu kez aşktan çok söz etmiyorsunuz...

Bu albümde aşk çok az. Daha çok hayata bakış açımı, kendi kendime değerlendirmelerimi ve önerilerimi yansıtmak istedim. İlkel bir ahlak anlayışı; ilkel derken gelişmemiş demek istemiyorum. İnsanların uygarlıkla bütünleşmedikleri bir anlayışı anlatmaya çalıştım. Bunu da önceden oturup planlamamıştım.

Yazarken sizi neler besliyor?

Eğer üretiyorsanız, sinir uçlarınız hem kendi hayatınıza hem de etrafınızdaki hayata karşı çok duyarlı oluyor. İlla çok büyük şeyler yaşamak gerekmiyor. Mesela o kitaba bakıp onu yanlış okuyabilecek veya hemen algılayabilecek biri de olabilir... Ben ikinci örnekteyim. Bu anlamda sünger gibiyim. Geçen albümde fazlaca aşka dair sözler vardı. Bunu da kendimce farklı ifade ettiğimi düşünüyorum. Bir konuda çok konuştuğunuzda aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorsunuz. Bir yaştan sonra da insani taraf daha duyarlı oluyor. Yani ahlakın ne kadar önemli bir mefhum olduğunu görüyorsunuz. Klişeleşmiş namustan söz etmiyorum. İnsanların kendi ahlaklarını üretebilmesinin ne kadar önemli bir şey olduğunu ve bunu yapmadığımızda ne kadar büyük bir eksiklik içerisinde yüzdüğümüzü sık fark eder oluyorsunuz. Demek ki benim de içimde büyük bir etki alanı yaratmış ki böyle sözler çıktı. Herkes nasıl rahat ediyorsa öyle yaşamalı. Ama toplu olarak yaşadığınızda sizin rahatlığınız başkalarının rahatsızlığı oluyor. Kendimce öneriler sunuyorum. Birinin duygularına çamur mu sürmek istiyorsun? Önce senin ellerin kirlenecek... Bu kirliliğin içinde önce sen olacaksın diyebilmek hoşuma gidiyor. İnsani değerlerimizi kaybettiğimizi düşünmüyorum. Herkes içinde bir yürek taşıdığı sürece bunların kaybolmasına imkân yok. Herkese mesaj vereceğim diye bir kaygım yok. Birileri bunu alıyor ve evine, yani hayatına sokuyor. Zamanına ortak oluyorum. Türkiye'de artık müziğin çok içi boşaltıldı. Günlük hayatımda da sıkkınlığımı yanımdakine aktarmam. Bunu yapmak yerine anlarımızı güzelleştirmeye çalışırım. Birilerinin üç-beş dakikalık duygu yoğunluğuna ortak olabiliyorsam bu benim için kıymetli bir şey. Ben bunun için hep çalışırım.

Konserleri yoğun geçen bir sanatçısınız. Konser öncesi değişik bir ruh haline bürünüyor musunuz?

Yaklaşık 20 yıldır sahneye çıkıyorum. Son on yıldır da profesyonel olarak sahnedeyim. Ondan öncesinde de gruplarım vardı. Yani 15-16 yaşından beri sahnedeyim. Buna rağmen zaman geçip tecrübeler arttıkça heyecanı yeneceğimi zannediyordum. Sonra anladım ki bırakın bunu yenmeyi, asla kaybetmemek gerektiğini gördüm ama heyecan bazen de ömür törpüsü olabiliyor. Biraz fazla heyecanlanıyorum. Ama bu heyecan elimin ayağımın birbirine girmesi değil de karın ağrısı veya tansiyon düşüklüğü yaşatıyor. Sahneye çıktığım dakikada da kontrol altına alabiliyorum. Çalışkan biriyim. Çok prova yaparız. Hatta arkadaşlarım neden bu kadar çok prova yaptığımı sorar. Çünkü müzik çalarak güzelleşir diye düşünüyorum.

Sadece çalışmalarınızla görünmeyi tercih ediyorsunuz. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?

Ben o alanı sevmiyorum. Klişe bir laf ama ben gerçekten kendimi değil, yaptığım şeyi sunmak istiyorum. Kendinizi sunmak istediğinizde daha çok görünebilirsiniz. Zaten her önüne gelene mikrofon uzatıyorlar, her önüne gelen de konuşuyor. Ancak benim bunu yapmama gerek yok ya da yapmakta bir anlam olduğunu düşünmüyorum. İnsanlarla karşı karşıya geldiğimde ürünümle ilgili saatlerce konuşabilirim. Fakat ben kiminleyim, neredeyim, nerede dans ediyorum; bunları abesle iştigal olarak değerlendiriyorum. Kesinlikle o şekilde yaşayan insanlara da herhangi bir şekilde lafım olamaz. Ama ben o yapıda değilim. Eğer öyle yaşıyor olsaydım yaptıklarımdan bahsedemez hâle gelirdim. Yani o taraftaki yolu açtığınızda kimse size bu kız müzisyen, yetenekli gözüyle bakmıyor. Henüz özel hayatla işi arasında sağlıklı bir dengenin kurulduğuna şahit olmadım. Bir şeyler için de özel çaba harcamıyorum. Ünlü bir şahsiyet gibi değil, müzisyen olarak yaşıyorum. Zaman içinde gazeteciler de kimin ne istediğini idrak ediyor ve saygı gösteriyorlar. Birbirimizin tercihlerine saygı göstermemiz gerekiyor.

Şimdiye kadarki çalışmalarınızdan sonra müziğinizi başka ülkelere götürmeyi istiyor musunuz?

Kim istemez ki? Ayrıca bazı gereksinimleri de barındırdığımı düşünüyorum. En son Los Angeles'a gittiğimde idrak ettiğim şey bunun rock müzik için doğru bir yol olmadığı oldu. Ben tepeden inme bir şarkıcı değilim. Bir gelişim süreci geçirdim. Her şey doğal bir şekilde ilerledi. Yani bazı şeyler için "istiyorum" demek olmuyor. Her şeyini toplayıp orada yaşayıp kendine sıfırdan bir kariyer oluşturmaya çalışacaksın. Bu da çocuk oyuncağı değil. Ama masa başında Türkiye'den bir sanatçının albümünü gönderme şeklinin de yetersiz olduğunu düşünüyorum. Başka bir dilde müzik yapacaksan o kültüre de hâkim olmak gerekiyor.

Müziğin dışında nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Çok çalışmak gerektiğini düşünen bir insan olarak, başka yaptığım şeyleri de müziğin etrafına toplamaya çalışıyorum, çünkü ancak bu şekilde kendimizi besleyebileceğimizi düşünüyorum. Çekirdek bir arkadaş çevrem var. Ailem var. Onlarla bir araya gelmek çok hoşuma gider. Zaman zaman yalnız kalmayı ve yalnız yaşayabilmeyi severim. Tek başına iyi vakit geçirmeyi becerebilen biriyim. En sevdiğim şeylerden biri de seyahat etmektir.

Albümleri

2018 - Parmak İzi (stüdyo albümü)
2013 - Od (stüdyo albümü)
2009 - Benim Adım Orman (stüdyo albümü)
2007 - 10 Mart 2007 İstanbul Konseri (canlı albüm ve DVD)
2005 - Can Kırıkları (stüdyo albümü)
2003 - Kelimeler Yetse (stüdyo albümü)
2001 - Perdeler (stüdyo albümü)
1999 - Artık Kısa Cümleler Kuruyorum (stüdyo albümü)
1996 - Kadın (stüdyo albümü)

Teklileri ve Diğer Çalışmalarından Bazıları

2020 - Aşktan Nasıl Gidilir (2020 Model: Murathan Mungan) - Murathan Mungan'ın sözlerini, Sunay Özgür'ün müziğini yazdığı şarkı
2005 - Gönülçelen - Balans ve Manevra film müziği; söz ve müzik: Teoman
1999 - Daha Fazlasını İste - Kenan Doğulu ile Pepsi reklam ve konser projesi



Kaynak:Biyografiler.com

Şebnem Ferah Hakkında Haberler

Türk Rock Müziğinin Tarihçesi
25 Nisan 2025

Türk Rock Müziğinin Tarihçesi

Türkiye’de rock müziğin temelleri sanıldığı kadar yeni değildir aslında. Her ne kadar rock kelimesi 1950’li yıllardan sonra hayatımıza...

Bir Rock’n Coke Daha Bitti
11 Eylül 2006

Bir Rock’n Coke Daha Bitti

Hezarfen Havaalanı’nda gerçekleştirilen festivale 120 müzisyen ve 50 bin seyirci katıldı. Türkiye’nin en büyük açıkhava müzik festi...