Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı İlker Çatak’a, Gümüş Ayı Emin Alper’e
2026-02-22
2026 Berlin Uluslararası Film Festivali’nde (Berlinale) Altın Ayı ödülü, Türk-Alman yönetmen İlker Çatak’ın imzasını taşıyan “Sarı Mektuplar” (Yellow Letters) filmine verildi. Festivalin en büyük ödülü olan Altın Ayı’yı kazanan siyasi drama, görüşleri nedeniyle çalışmaları yasaklanan bir Türk yönetmen ile oyuncu eşinin hikâyesini konu alıyor.
Festival Jüri Başkanı Wim Wenders, filmi “korkutucu bir önsezi, kendi ülkelerimizde de yaşanması muhtemel yakın geleceğe dair bir bakış” sözleriyle tanımladı. Wenders ayrıca yapımın, totalitarizmin siyasi diline karşı sinemanın empatik gücüyle net bir duruş sergilediğini vurguladı.
Gecenin bir diğer önemli ödülü olan Gümüş Ayı Büyük Jüri Ödülü ise Emin Alper’in “Kurtuluş” (Salvation) filmine verildi.
“Yalnız Değilsiniz” Mesajı
Ödül konuşmasında Emin Alper, Türkiye’de tutuklu bulunan muhalif isimlerle dayanışma mesajı verdi. Konuşmasında sekiz yıldır cezaevinde olan Osman Kavala, dokuz yıldır tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra hapisteki diğer belediye başkanlarını anan Alper, “Yalnız değilsiniz. Biz yalnız değiliz. Yalnız kalmayacağız” ifadelerini kullandı.
Alper ayrıca İran’daki hükümet karşıtı protestolarda baskı gören halka, Rojava ve Ortadoğu’daki Kürtlere ve Gazze’de zor koşullar altında yaşam mücadelesi veren Filistinlilere de destek mesajı verdi. Konuşmasının sonunda ödülü yakında üç yaşına girecek ve “ayıları çok seven” kızına doğum günü hediyesi olarak armağan ettiğini söyledi.
Festival, bu yıl yalnızca sinema başarılarıyla değil, siyasi tartışmalarla da gündeme geldi. Açılış basın toplantısında Wim Wenders’in Almanya’nın İsrail’e verdiği destekle ilgili bir soruya “Siyaset alanına gerçekten giremeyiz” yanıtını vermesi eleştirilere yol açtı. Ödüllü Hint yazar Arundhati Roy, bu açıklamayı “vicdansızca” ve “hayret verici” olarak nitelendirerek etkinlikten çekildi.
Aralarında Javier Bardem, Tilda Swinton ve yönetmen Adam McKay’in de bulunduğu çok sayıda sinema sektörü temsilcisi, festival yönetimini Filistin meselesinde sessiz kalmakla suçlayan açık bir mektuba imza attı. Berlinale Direktörü Tricia Tuttle ise bu eleştirileri reddederek, “Sesini yükseltmek demokrasinin bir parçasıdır. Konuşan insanlara saygı duyuyoruz” dedi.
Gecenin diğer kazananları arasında, “Rose” filmindeki performansıyla En İyi Başrol Performansı dalında Gümüş Ayı alan Alman oyuncu Sandra Hüller de yer aldı. Amerikalı yönetmen Lance Hammer’ın yönettiği ve başrolünde Juliette Binoche’un yer aldığı “Queen at Sea” ise iki ödül birden kazandı. Filmde Alzheimer hastası anneyi canlandıran Anna Calder-Marshall ile Tom Courtenay, En İyi Yardımcı Oyuncu dalında Gümüş Ayı’yı paylaştı. Yapım ayrıca Gümüş Ayı Jüri Ödülü’nün de sahibi oldu.
Festival, İranlı sinemacıların da ülkelerindeki baskıları gündeme taşıdığı bir platforma dönüştü. Cannes’da Altın Palmiye kazanan muhalif yönetmen Cafer Penahi, Berlinale kapsamında yaptığı konuşmada İran hükümetinin protestoculara yönelik müdahalelerini sert sözlerle eleştirdi ve yaşananları “inanılmaz bir suç” olarak nitelendirdi.
İlgili Biyografiler
Kişilerle İlgili Haberler
Popüler
Yeni
Gündemde
