Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

BioClash – Bilgini test etmeye hazır mısın?
D. H. Lawrence

D. H. Lawrence

Doğum Tarihi: 11.Eylül.1885

Ölüm tarihi: 02.Mart.1930

D. H. Lawrence kaç yaşında öldü : 45

Burcu: Başak

Meslek: Yazar, Şair

Doğum Yeri: Eastwood, Nottinghamshire, İngiltere

Ölüm Yeri: Vence, Alpes-Maritimes, Fransa

Tutkunun ve İçgüdünün Asi Yazarı David Herbert Lawrence; Yirminci yüzyıl İngiliz yazarları içinde adından en çok söz ettiren; gerek sanatı, gerek kişiliği üzerine en büyük tartışmaların yapıldığı, en özgün yazarlardan biri ve belki de birincisidir.

David Herbert Richards Lawrence, takma adıyla D. H. Lawrence, 20. yüzyılın en çarpıcı, en tartışmalı ve en özgün İngiliz yazarlarından biridir. Roman, şiir, oyun, deneme, gezi yazısı ve edebiyat eleştirisi alanlarında eserler vermiş; modernizm, sanayileşme, toplumsal yabancılaşma, cinsellik ve insanın iç dünyası üzerine getirdiği cesur bakış açısıyla edebiyat tarihinde derin izler bırakmıştır.

D. H. Lawrence, 11 Eylül 1885 tarihinde İngiltere’nin Nottinghamshire bölgesindeki bir madenci kasabası olan Eastwood’da ailesinin 4. çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası kömür madencisi, annesi ise eğitimli ve kültürlü bir kadındı. Ailesindeki sınıfsal ve kültürel gerilim, onun hem kişiliğini hem de edebi üretimini belirleyen temel unsurlardan biri oldu. Nottingham Üniversitesi Koleji’nde eğitim aldıktan sonra kısa süre öğretmenlik yaptı. Öğrencilik yıllarında şiirler ve kısa öyküler yayımlamaya başladı.

İlk romanı The White Peacock (1911), ardından The Trespasser (1912) yayımlandı. Asıl çıkışını yarı otobiyografik başyapıtı Sons and Lovers (1913) ile yaptı. Bu roman, genç bir adamın annesiyle olan yoğun ilişkisini ve bunun diğer kadınlarla kurduğu bağları nasıl etkilediğini güçlü bir psikanalitik derinlikle ele alır. Eser, Viktorya dönemi İngiltere’sindeki sınıf farklarını ve bireysel özgürlüğü de sorgular.

1915 yılında yayımlanan The Rainbow, Brangwen ailesinin üç kuşağı üzerinden toplumsal ve ruhsal değişimi işlerken; devamı niteliğindeki Women in Love (1920), aşk, güç, sanat ve cinsellik temalarını daha da derinleştirdi. Onu The Lost Girl (1920), Aaron’s Rod (1922), Kangaroo (1923), The Plumed Serpent (1926), Lady Chatterley’s Lover (1928), The Escaped Cock (sonradan The Man Who Died adıyla yayımlandı) ve The Virgin and the Gypsy izledi.

D. H. Lawrence’ın yeniliği biçimde değil içerikteydi. Mina Urgan’ın belirttiği gibi, çağdaşları James Joyce ya da Virginia Woolf gibi biçimsel deneyler yapmamış; ancak kadın-erkek ilişkilerinde yalnızca duyguların ve düşüncelerin değil, cinsel dürtülerin de belirleyici olduğunu vurgulayarak edebiyata yeni bir içerik kazandırmıştır. Bu yaklaşım, eserlerinin sık sık sansürlenmesine ve müstehcenlik suçlamalarına maruz kalmasına yol açtı.

En büyük tartışmayı yaratan eseri Lady Chatterley’s Lover, bir aristokrat kadın ile malikânede çalışan bir bekçi arasındaki ilişkiyi açık bir dille anlatıyordu. Roman, uzun yıllar yasaklandı. 1960 yılında Penguin Books’un İngiltere’de sansürsüz baskıyı yayımlaması üzerine açılan dava, edebiyat tarihinde bir dönüm noktası oldu ve yayınevi beraat etti.

Lawrence, profesörü Ernest Weekley’nin eşi olan Frieda von Richthofen’e âşık oldu. Frieda, kocasını ve çocuklarını bırakarak Lawrence ile birlikte oldu; çift 13 Temmuz 1914 tarihinde evlendi. Bu tutkulu ve çalkantılı ilişki, Lawrence’ın yaşamında ve eserlerinde belirleyici rol oynadı.

I. Dünya Savaşı sırasında, Alman kökenli eşi ve militarizm karşıtı görüşleri nedeniyle İngiltere’de baskı ve gözetim altında yaşadı. Savaştan sonra “vahşi hac yolculuğu” adını verdiği sürgün hayatına başladı. İtalya, Sardinya, Sri Lanka, Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Fransa’da yaşadı. Bu seyahatler, Twilight in Italy, Sea and Sardinia, Mornings in Mexico ve Sketches of Etruscan Places gibi eserlerine ilham verdi.

1922’de New Mexico’ya yerleşti ve burada Studies in Classic American Literature adlı eleştirel eserini yayımladı. Bu kitapta Herman Melville, Walt Whitman ve Edgar Allan Poe gibi yazarlara getirdiği yorumlar, özellikle Herman Melville’in yeniden keşfedilmesine katkı sağladı.

Lawrence'ın en sevdiği temalar olan mit, özgürlük, kurtuluş, duygusal ve erotik ifadenin zorluğu ve gerekliliği ile aile ilişkilerinin kaçınılmaz ıstırapları, hayatı boyunca onu meşgul etti. Sonunda, özellikle "Lady Chatterley's Lover" romanı olmak üzere, müstehcenlik suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.

Yaşamı boyunca sağlık sorunlarıyla mücadele etti; özellikle akciğer hastalığı ve tüberküloz onu yıprattı. Buna rağmen üretmeye devam etti. Son yıllarında resme yöneldi ve eserlerini Londra’da sergiledi; ancak sergi polis tarafından basıldı ve bazı tablolarına el konuldu.

Lawrence yaklaşık 800 şiir yazdı, bunların çoğu nispeten kısaydı. İlk şiirlerini 1904'te yazdı ve "Eski Rüyalar" ve "Yeni Doğan Rüyalar" adlı iki şiiri, The English Review'da yayımlanan ilk eserleri arasındaydı.

Lawrence, A Collier's Friday Night adlı oyununu 1906-1909 yılları arasında yazdı, ancak oyun 1939'a kadar yayınlanmadı ve 1965'e kadar sahnelenmedi. The Daughter-in-Law'ı 1913'te yazdı, ancak oyun 1967'ye kadar sahnelenmedi ve sahnelendiğinde büyük beğeni topladı. 1911'de The Widowing of Mrs. Holroyd'u yazdı ve 1914'te revize etti; oyun 1916'da ABD'de ve 1920'de İngiltere'de amatör bir yapımla sahnelendi. 1976'da filme çekildi; bir uyarlaması 1995'te televizyonda (BBC 2) gösterildi. Ayrıca I. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Touch and Go'yu ve son oyunu David'i 1925'te yazdı.

Resim sanatı ile de ilgilenen D. H. Lawrence, yaptığı resimleri 1929'da Londra'nın Mayfair semtindeki Warren Galerisi'nde sergilendi.

D. H. Lawrence, 2 Mart 1930 tarihinde Fransa’nın Vence kentinde, 44 yaşında tüberküloz nedeniyle hayatını kaybetti. Ölümünden sonra itibarı giderek yükseldi. Yazar Edward Morgan Forster onu “kuşağımızın en büyük hayal gücüne sahip romancısı” olarak tanımladı.

Bugün D. H. Lawrence, 20. yüzyıl İngiliz edebiyatının en etkili ve en çok tartışılan isimlerinden biri olarak kabul edilir. Tutku, cinsellik, doğa, içgüdü ve bireyin toplum içindeki mücadelesi üzerine getirdiği derin ve cesur yorumlarla, modern edebiyatın yönünü değiştiren yazarlardan biri olmuştur.

Kitapları:
Roman :
1911 - Ak Tavuskuşu
1912 - Günahkâr Ruhlar
1912 - The Trespasser / İzinsiz
1913 - Oğullar ve Sevgililer
1915 - Gökkuşağı
1920 - Âşık Kadınlar
1920 - Kayıp Kız
1921 - Bay Öğle (D. H. Lawrence'ın tamamlanmamış bir romanıdır.)
1922 - Aaron'ın Sopası br> 1923 - Kanguru
1923 - Klasik Amerikan Edebiyatı Çalışmaları
1924 - Çalıdaki Çocuk (ML (Mollie veya Molly) Skinner ile birlikte yazılmıştır.)
1926 - Kanatlı Yılan
1928 - Lady Chatterley'in Sevgilisi
1929 - The Escaped Cock / Kaçan Horoz/Ölen Adam

Kısa öyküler:
1909 - Krizantemlerin Kokusu
1914 – Prusyalı Subay ve Başka Öyküler
1922 - İngiltere, Benim İngilterem ve Diğer Hikayeler (1922) 1922 - Tüm Kısa Öyküler (Üç cilt)
1923 - Tilki
1923 - Kaptanın Bebeği
1923 - Uğur Böceği
1925 - St Mawr ve Diğer Hikayeler
1926 - Sallanan Atın Kazananı
1928 - Atıyla Uzaklaşan Kadın ve Diğer Hikayeler
1930 - Bakire ve Çingene ve Diğer Hikayeler
1930 - Saman Yığınları Arasında Aşk ve Diğer Parçalar
1932 - Güzel Leydi ve Diğer Öyküler
1934 - DH Lawrence'ın Öyküleri
1934 - Toplu Öyküler

Şiirleri :
1913 - Aşk Şiirleri ve Diğerleri (1913) 1916 - Amores (1916) 1917 - Look! We Have Come Through / Bakın! Başardık! (1917) 1918 - Yeni Şiirler (1918) 1919 - Bay: Şiir kitabı (1919) 1921 - Kaplumbağalar (1921) 1923 - Kuşlar, Hayvanlar ve Çiçekler (1923) 1928 - DH Lawrence'ın Toplu Şiirleri (1928) 1929 - Menekşeler (1929) 1930 - Isırgan otu (1930) 1930 - Makinenin Zaferi
1932 - Son Şiirler (1932) 1940 - Ateş ve diğer şiirler (1940)

Tiyatro Oyunu:
1909 - A Collier's Friday Night
1911 - The Widowing of Mrs. Holroyd
1912 - Gelin (The Daughter-in-Law) (Oyun, Lawrence'ın yaşamı boyunca ne sahnelendi ne de yayınlandı.)
1914 - Bayan Holroyd'un Dul Kalması
1918 - Touch and Go
1925 - David
1933 - Barbara İçin Mücadele
1934 - Bir Madencinin Cuma Gecesi
1940 - Evli Adam
1941 - Atlıkarınca


Kaynak:Biyografiler.com