Ali Babacan
Doğum Tarihi: 04.Nisan.1967
Ali Babacan kaç yaşında : 59
Burcu: Koç
Meslek: Bakan, Ekonomist, Politikacı
Doğum Yeri: Ankara
Ali Babacan, Türkiye’de ekonomi yönetimi, dış politika ve merkez sağ siyaset alanlarında üstlendiği görevlerle tanınan endüstri mühendisi, iş insanı ve siyasetçidir. Kasım 2002’de, 35 yaşındayken Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak kabineye giren Ali Babacan; Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı, Avrupa Birliği Başmüzakereciliği, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 2001 yılında kurucuları arasında yer aldığı Adalet ve Kalkınma Partisi’nden 2019’da ayrıldı; 2020 yılında Demokrasi ve Atılım Partisi’ni kurarak Genel Başkanlığa seçildi. Temmuz 2026 itibarıyla DEVA Partisi Genel Başkanlığını sürdürmekte ve Yeni Yol ortak Meclis grubunun siyasi çalışmalarında yer almaktadır.
Çocukluğu ve Ailesi
Ali Babacan, 4 Nisan 1967 tarihinde Ankara’da Hilmi Babacan ile Güner Babacan çiftinin oğlu olarak dünyaya geldi. Ankara’da ticaretle uğraşan bir ailede yetişti. Babasının ailesi tarafından yürütülen ticari faaliyetlerin geçmişi, dedesinin 1928 yılında başlattığı aile işletmesine dayanmaktaydı. Ali Babacan de gençlik yıllarından itibaren aile işinde çalışarak ticaret hayatını yakından tanıdı.
Babası Hilmi Babacan, özellikle tekstil ve toptan ticaret alanındaki çalışmalarıyla tanınan bir iş insanıydı. 6 Kasım 2023 tarihinde, 85 yaşında hayatını kaybetti. Annesi Güner Babacan ise babasının vefatından yaklaşık bir ay sonra, 9 Aralık 2023 tarihinde yaşamını yitirdi.
Eğitim Hayatı
Ali Babacan, ortaöğrenimini TED Ankara Koleji bünyesinde tamamladı ve 1985 yılında okul birincisi olarak mezun oldu. Aynı yıl Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümüne girdi. Üniversite eğitimini 1989 yılında 4,00 üzerinden 4,00 genel not ortalamasıyla tamamladı. Yaklaşık 1.700 mezun arasından üniversite birincisi olarak mezun olması, akademik yaşamının en dikkat çekici başarılarından biri oldu.
1990 yılında Fulbright Bursu kazanan Ali Babacan, yüksek lisans eğitimi için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. 1990-1992 yılları arasında Illinois eyaletindeki Northwestern Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Kellogg School of Management’ta işletme alanında yüksek lisans yaptı ve MBA derecesi aldı.
Yüksek lisans çalışmaları sırasında pazarlama, örgütsel davranış, organizasyon ve uluslararası işletme yönetimi alanlarında uzmanlaştı. Mühendislik eğitiminin sağladığı analitik yaklaşımı işletme, finans ve yönetim alanındaki akademik çalışmalarıyla birleştirdi.
Amerika Birleşik Devletleri ve Özel Sektör Kariyeri
Ali Babacan, yüksek lisans eğitiminin ardından 1992-1994 yılları arasında Chicago’da faaliyet gösteren QRM Inc. adlı danışmanlık şirketinde çalıştı. Finans kuruluşlarının ve finans sektöründeki üst düzey yöneticilerin karşılaştığı yönetim ve risk sorunları üzerine danışmanlık yaptı.
1994 yılında Türkiye’ye dönerek Ankara’da tekstil ve ticaret alanında faaliyet gösteren aile şirketinin yönetimini üstlendi. Siyasete girdiği 2001 yılına kadar özel sektördeki çalışmalarını sürdürdü. 1994-1995 yılları arasında dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e danışmanlık yaptığı da kamuoyuna yansıyan öz geçmiş bilgilerinde yer aldı.
Siyasete Girişi ve AK Parti’nin Kuruluşu
Ali Babacan, 2001 yılında kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alarak aktif siyasete girdi. Partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. Böylece uzun yıllardır Ankara’da ticaretle uğraşan Babacan ailesinden aktif siyasete giren ilk isim oldu.
Kuruluş sürecinde ve ilk AK Parti hükümetlerinde Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, Beşir Atalay, Cemil Çiçek ve Abdülkadir Aksu gibi isimlerle aynı siyasi kadro içinde çalıştı. Ekonomi eğitimi, özel sektör deneyimi ve uluslararası finans çevreleriyle iletişim kurabilecek düzeydeki İngilizcesi sayesinde partinin ekonomi politikalarının hazırlanmasında görev aldı.
3 Kasım 2002 genel seçimlerinde AK Parti’den Ankara milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Bu seçimle 22. Dönem Ankara Milletvekili olan Ali Babacan, kısa süre sonra kabinede görev almaya başladı.
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı
Ali Babacan, Kasım 2002’de kurulan 58. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığına getirildi. Göreve başladığında 35 yaşındaydı ve kabinenin en genç üyelerinden biri oldu. Başbakan Abdullah Gül döneminde başladığı görevini, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kurulan 59. Hükümette de sürdürdü.
Türkiye ekonomisi bu dönemde 2001 ekonomik krizinin ardından oluşturulan yeniden yapılandırma programını uygulamaktaydı. Bankacılık sisteminin güçlendirilmesi, kamu maliyesinde disiplin sağlanması, enflasyonun düşürülmesi, borç stokunun yönetilmesi ve uluslararası yatırımcı güveninin artırılması ekonomi yönetiminin başlıca hedefleri arasındaydı. Ali Babacan, önceki dönemde başlatılan reformların devam ettirilmesi ve Uluslararası Para Fonu ile yürütülen programın uygulanmasında görev üstlendi.
Ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı maliye politikaları, yüksek faiz dışı fazla hedefleri ve yapısal reformlar sonucunda enflasyon gerilerken ekonomik büyüme yeniden hız kazandı. Kamu borcunun millî gelire oranı düşerken bankacılık sektörünün mali yapısı güçlendirildi. Bununla birlikte uygulanan politikalar; özelleştirmeler, yüksek reel faizler, sıcak para girişlerine bağımlılık, işsizlik ve üretim yapısındaki dışa bağımlılık üzerinden eleştirilere de konu oldu.
Ali Babacan, dönemin üç yıllık ekonomi programı kapsamında 2005 yılı için yüzde 8, 2006 yılı için yüzde 5 ve 2007 yılı için yüzde 4 enflasyon hedeflendiğini açıkladı. Programın, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde önem taşıyan Maastricht Kriterleri dikkate alınarak hazırlandığını vurguladı.
Avrupa Birliği Başmüzakereciliği
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerine 3 Ekim 2005 tarihinde başlamasının kararlaştırıldığı 17 Aralık 2004 Zirvesi’nin ardından, görüşmeleri yürütecek başmüzakerecinin kim olacağı uzun süre tartışıldı. 3 Haziran 2005 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başmüzakerecilik görevine Ali Babacan’ın getirildiğini açıkladı. Ali Babacan, bu görevi üstlenirken Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevini de sürdürdü.
Atama kararının kamuoyuna açıklanması, karar öncesinde kendisine bilgi verilmediği belirtilen Ali Babacan açısından da sürpriz oldu. Recep Tayyip Erdoğan, görevlendirmeye ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Ali Babacan, görevlendirmeden kısa süre önce kendisine yöneltilen başmüzakereci olup olmayacağı yönündeki sorulara farklı bir ismin tercih edilebileceğini düşündüğünü belirten bir yanıt vermişti:
Dönemin basınına yansıyan değerlendirmelerde, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün başmüzakerecilik için Ali Babacan üzerinde ısrar ettiği belirtildi. Abdullah Gül, siyasete girmesi için ikna ettiği Ali Babacan hakkında daha sonra şu ifadeyi kullandı:
Başmüzakereci belirleme sürecinde Abdullah Gül’ün görevi üstlenmesi, Recep Tayyip Erdoğan’ın müzakereleri doğrudan yürütmesi veya ekonomi yönetimindeki görevi nedeniyle Ali Babacan’ın başka bir sorumluluk almaması gibi seçenekler tartışıldı. Uluslararası yatırımcılar, fon yöneticileri ve Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği çevresinden gelen değerlendirmelerde ekonomi yönetimi ile Avrupa Birliği süreci arasındaki ilişkinin korunması gerektiği savunuldu.
Sonuçta Ali Babacan’ın iki görevi birlikte yürütmesi kararlaştırıldı. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki tam üyelik müzakereleri 3 Ekim 2005 tarihinde resmen başladı. Ali Babacan, müzakere başlıklarının açılması, tarama süreci, mevzuat uyumu ve Avrupa Birliği kurumlarıyla ilişkilerin yürütülmesinde Türkiye’yi temsil etti.
Dışişleri Bakanlığı
Ali Babacan, 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde yeniden Ankara milletvekili seçildi. 29 Ağustos 2007 tarihinde kurulan 60. Hükümette Dışişleri Bakanlığına getirildi. Dışişleri Bakanlığı görevinin yanı sıra Avrupa Birliği Başmüzakereciliğini de bir süre sürdürdü.
Dışişleri Bakanlığı döneminde Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik süreci, NATO ilişkileri, Orta Doğu politikası, Kıbrıs meselesi, Balkanlar, Kafkasya ve Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkiler dış politika gündeminin önemli başlıklarını oluşturdu. Ali Babacan, diplomatik temaslarında Türkiye’nin Avrupa Birliği hedefinin devam ettiğini ve dış politikanın ekonomik ilişkilerle birlikte yürütülmesi gerektiğini savundu.
Ocak 2009’da Egemen Bağış’ın Devlet Bakanı ve Avrupa Birliği Başmüzakerecisi olarak görevlendirilmesiyle Ali Babacan’ın Başmüzakerecilik görevi sona erdi. Bir süre yalnızca Dışişleri Bakanı olarak görevine devam etti. 1 Mayıs 2009 tarihindeki kabine değişikliğinde Dışişleri Bakanlığını Ahmet Davutoğlu’na devretti.
Başbakan Yardımcılığı ve Ekonomi Yönetimine Dönüşü
Ali Babacan, Mayıs 2009’daki kabine değişikliğinin ardından Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak yeniden ekonomi yönetiminin başına getirildi. Bu görevlendirme, 2008 küresel finans krizinin Türkiye üzerindeki etkilerinin hissedildiği bir dönemde gerçekleşti. Bankacılık sektörü, kamu maliyesi, Hazine, uluslararası finans kuruluşları ve ekonomik koordinasyona ilişkin konular sorumluluk alanında yer aldı.
12 Haziran 2011 genel seçimlerinde 24. Dönem Ankara Milletvekili seçilen Ali Babacan, 61. Hükümette Başbakan Yardımcılığı görevini sürdürdü. Bu dönemde mali disiplinin korunması, bankacılık sektöründeki risklerin kontrol edilmesi, tasarruf oranlarının artırılması ve küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı Türkiye ekonomisinin dayanıklılığının güçlendirilmesi üzerinde durdu.
29 Ağustos 2014 tarihinde Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan 62. Hükümette de Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Ekonomi yönetiminde Mehmet Şimşek ve dönemin diğer ekonomi kurmaylarıyla birlikte çalıştı. Başbakan Yardımcılığı görevi 28 Ağustos 2015 tarihinde sona erdi. Böylece Kasım 2002’de başlayan kesintisiz bakanlık ve hükümet üyeliği dönemi yaklaşık 13 yıl sonra tamamlandı.
Uluslararası Ekonomi Toplantıları
Ali Babacan, ekonomi ve dış politika görevleri sırasında Türkiye’yi çok sayıda uluslararası toplantıda temsil etti. 2003 yılından itibaren İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu toplantılarına farklı yıllarda katıldı. Hükümet üyeliğinin sona ermesinden sonra da Davos toplantılarında ekonomi, gelişmekte olan piyasalar, demokrasi ve Türkiye’nin yatırım ortamı üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Uluslararası siyaset, finans ve iş dünyasından davetlilerin katıldığı Bilderberg Toplantıları’nda da yer aldı. 14 Mayıs 2009 tarihinde Atina yakınlarında gerçekleştirilen toplantıya Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı sıfatıyla katıldı. Haziran 2012’de ABD’nin Virginia eyaletindeki Chantilly kentinde düzenlenen Bilderberg toplantısına da iştirak etti.
Milletvekilliği Dönemleri ve Kabine Sonrası Siyaset
Ali Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 22, 23, 24 ve 26. yasama dönemlerinde AK Parti Ankara milletvekili olarak görev yaptı. İlk kez 3 Kasım 2002’de seçildi; 2007 ve 2011 genel seçimlerinde milletvekilliğini korudu.
AK Parti’nin o dönemde uyguladığı üç dönem kuralı nedeniyle 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde aday olmadı. 1 Kasım 2015 tarihinde yenilenen genel seçimlerde yeniden Ankara milletvekili seçilerek 26. Dönemde Meclise döndü. Bununla birlikte yeni hükümette görev almadı ve parti yönetimindeki görünürlüğü önceki yıllara göre azaldı.
Ali Babacan, Haziran 2018 genel seçimleri için milletvekili adaylığı başvurusunda bulunmadı. Böylece milletvekilliği görevi 24 Haziran 2018 tarihinde sona erdi. Bu dönemde AK Parti’nin ekonomi politikaları, kuvvetler ayrılığı, kurumsal yönetim ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi konusunda parti yönetimiyle görüş ayrılıkları yaşadığı kamuoyuna yansıdı.
AK Parti’den İstifası
Ali Babacan, yeni bir siyasi hareket kurmaya yönelik çalışmaların ardından 8 Temmuz 2019 tarihinde kurucu üyesi olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi’nden istifa etti. İstifa açıklamasında Türkiye’nin yeni bir gelecek vizyonuna ihtiyaç duyduğunu, uygulamalar ile inandığı ilkeler arasında derin farklılıklar oluştuğunu ve yeni bir siyasi çalışma başlatmanın kaçınılmaz hâle geldiğini belirtti.
İstifasının ardından eski bakanlar, milletvekilleri, akademisyenler, hukukçular, iş insanları ve sivil toplum temsilcileriyle birlikte yeni partinin programı üzerinde çalıştı. Bu süreçte hukukun üstünlüğü, güçler ayrılığı, temel haklar, hesap verebilir yönetim, bağımsız kurumlar ve kurallara dayalı ekonomi yaklaşımı yeni siyasi hareketin temel başlıkları olarak belirlendi.
DEVA Partisi’nin Kuruluşu
Ali Babacan liderliğindeki yeni partinin kuruluş dilekçesi 9 Mart 2020 tarihinde İçişleri Bakanlığına teslim edildi. Partinin adı Demokrasi ve Atılım Partisi, resmî kısa adı ise DEVA Partisi olarak açıklandı. Su damlası içindeki fidan figürü, partinin amblemi olarak kabul edildi.
10 Mart 2020 tarihinde gerçekleştirilen Kurucular Kurulu toplantısında Ali Babacan, oy birliğiyle DEVA Partisi Genel Başkanlığına seçildi. Parti; çoğulcu demokrasi, özgürlükler, piyasa ekonomisi, sosyal adalet, Avrupa Birliği üyelik hedefi, bağımsız ve tarafsız yargı ile güçlendirilmiş parlamenter sistem ilkelerini programının merkezine yerleştirdi.
29 Aralık 2020 tarihinde Ankara’da düzenlenen DEVA Partisi 1. Olağan Büyük Kongresi’nde tek aday olan Ali Babacan, geçerli 515 oyun tamamını alarak yeniden Genel Başkan seçildi. Parti, kuruluşunun ardından Türkiye genelinde il ve ilçe teşkilatlarını oluşturarak seçimlere katılma yeterliliğini kazandı.
Altılı Masa ve 2023 Seçimleri
Ali Babacan, 2022 yılında Cumhuriyet Halk Partisi, İyi Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti genel başkanlarıyla birlikte kamuoyunda Altılı Masa olarak adlandırılan muhalefet iş birliğinde yer aldı. Altı parti; güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş, seçim güvenliği, temel haklar ve ortak hükümet politikaları üzerinde çalışmalar yürüttü.
6 Mart 2023 tarihinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın ortak cumhurbaşkanı adayı olarak açıklandı. Hazırlanan mutabakat kapsamında Ali Babacan ile diğer ittifak partilerinin genel başkanlarının seçimin kazanılması hâlinde cumhurbaşkanı yardımcılığı görevine getirilmesi kararlaştırıldı.
DEVA Partisi, 14 Mayıs 2023 milletvekili genel seçimlerine kendi listesiyle girmek yerine CHP listelerinden aday gösterme yöntemini benimsedi. Seçim sonucunda DEVA Partili 15 aday milletvekili seçildi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı seçiminin 28 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilen ikinci turunu kaybetmesi nedeniyle planlanan cumhurbaşkanı yardımcılığı modeli uygulanamadı.
2024 Yerel Seçimleri ve İkinci Olağan Kongre
DEVA Partisi, 31 Mart 2024 yerel seçimlerine birçok seçim bölgesinde kendi adı, amblemi ve adaylarıyla katıldı. Bu seçim, partinin ülke genelinde kendi oy gücünü doğrudan ölçtüğü ilk kapsamlı seçim oldu. Bununla birlikte alınan oy oranı ülke genelinde sınırlı kaldı ve sonuçlar parti içinde siyasi strateji ile teşkilat yapısının yeniden değerlendirilmesine yol açtı.
12 Ekim 2024 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen DEVA Partisi 2. Olağan Büyük Kongresi’nde Ali Babacan, Genel Başkanlık seçimine tek aday olarak girdi. Geçerli 556 oyun tamamını alarak yeniden DEVA Partisi Genel Başkanı seçildi. Kongrede partinin Genel Merkez Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu ile İlkeler ve Değerler Kurulu üyeleri de belirlendi.
Yeni Yol Grubunun Kuruluşu
2023 seçimlerinin ardından DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi arasında ortak bir Meclis grubu kurulmasına yönelik görüşmeler yapıldı. İlk görüşmelerde kalıcı bir anlaşmaya ulaşılamadı. Ancak üç partinin milletvekili sayılarında istifalar ve parti değişiklikleri nedeniyle yaşanan azalma, ortak grup arayışını yeniden gündeme getirdi.
Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Ocak 2025’te ortak Meclis grubu oluşturulması konusunda anlaşmaya vardı. Yeni Yol adını taşıyan çatı siyasi yapının kuruluş dilekçesi 10 Ocak 2025 tarihinde İçişleri Bakanlığına teslim edildi. Ortak grup, 13 Ocak 2025 tarihinde Meclis çalışmalarına katılmaya başladı.
Yeni Yol; DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nin kurumsal kimliklerini sona erdiren tam bir birleşme olarak değil, TBMM’de grup kurma yeterliliğini korumaya yönelik ortak bir çatı modeli olarak yapılandırıldı. Üç parti kendi genel merkezlerini, teşkilatlarını ve genel başkanlarını korurken milletvekilleri Meclis faaliyetlerini Yeni Yol Grubu üzerinden yürütmeye başladı.
DEVA Partisi’nin 2023 seçimlerinde kazandığı 15 milletvekilliğinin bir bölümü sonraki yıllarda partiden ayrıldı veya başka partilere geçti. Buna karşın DEVA Partili milletvekilleri Yeni Yol Grubunun yasama faaliyetlerine katılmayı sürdürdü. Ali Babacan da haftalık grup toplantılarında ekonomi, hayat pahalılığı, hukuk, dış politika, eğitim ve erken seçim konularında konuşmalar yaptı.
2025 ve 2026 Yıllarındaki Siyasi Çalışmaları
Ali Babacan, 2025 ve 2026 yıllarında özellikle yüksek enflasyon, gelir dağılımı, emekli ve çalışanların alım gücü, kamu harcamaları, Merkez Bankası politikaları ve hukukun üstünlüğü konularına odaklandı. Ekonomik sorunların yalnızca faiz kararlarıyla çözülemeyeceğini; tarım, sanayi, tekstil, madencilik, teknoloji ve dış ticaret gibi sektörlerde ayrı politikalar geliştirilmesi gerektiğini savundu.
DEVA Partisi’nin ekonomi, adalet, eğitim, tarım, sosyal politikalar, dijital dönüşüm ve kamu yönetimi alanlarında hazırladığı eylem planlarını alternatif hükümet programının parçaları olarak kamuoyuna sundu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Ali Babacan, Meclisin güçlendirilmesini, kurumların bağımsızlığının yeniden sağlanmasını ve parlamenter sisteme geçilmesini savunmaya devam etti.
Temmuz 2026 itibarıyla DEVA Partisi Genel Başkanı olan Ali Babacan, aynı zamanda Saadet Partisi ve Gelecek Partisi ile kurulan Yeni Yol iş birliğinin üç siyasi liderinden biridir. 22 Temmuz 2026 tarihinde TBMM’de düzenlenen Yeni Yol Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşma, ortak grubun çalışmalarındaki aktif rolünün sürdüğünü gösterdi.
Siyasi Kimliği ve Ekonomi Anlayışı
Ali Babacan, kamuoyunda ağırlıklı olarak ekonomi yönetimindeki görevleri ve teknokrat kimliğiyle tanındı. Siyasi söyleminde mali disiplin, düşük enflasyon, öngörülebilir hukuk sistemi, Merkez Bankası bağımsızlığı, şeffaf kamu yönetimi, uluslararası yatırımcı güveni ve Avrupa Birliği standartlarını öne çıkardı.
AK Parti hükümetlerinde uzun yıllar görev yapması, sonraki muhalefet döneminde siyasi tartışmaların önemli başlıklarından biri oldu. Eleştirmenleri, dönemin hükümet politikalarındaki sorumluluğuna ve AK Parti’den daha erken ayrılmamış olmasına dikkat çekti. Destekçileri ise görev yaptığı dönemde enflasyonun düşürülmesi, bankacılık sisteminin güçlendirilmesi, kamu borcunun azaltılması ve Türkiye’nin uluslararası ekonomik güvenilirliğinin artırılmasındaki rolünü vurguladı.
Ali Babacan, AK Parti’nin ilk yıllarındaki reformcu çizgi ile sonraki dönemdeki yönetim anlayışının birbirinden ayrılması gerektiğini savundu. Kendi siyasi tutumunu muhafazakâr demokrat, özgürlükçü, çoğulcu ve kurallara dayalı piyasa ekonomisini benimseyen bir yaklaşım üzerinden tanımladı.
Özel Hayatı
Çok iyi düzeyde İngilizce bilen Ali Babacan, 1995 yılında Ülkü Zeynep Babacan ile evlendi. Çiftin Fatma Dilara Babacan, Mustafa Kerem Babacan ve Hilmi Emir Babacan adlarında üç çocuğu vardır.
Kaynak:Biyografiler.com
Ali Babacan Hakkında Haberler
Ahmet Davutoğlu açıkladı: Gelecek Partisi fesih kararı aldı
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını açıkladı. Davutoğlu, kişis...
Gelecek, Saadet ve DEVA Partileri Çatı Parti İçin Anlaştı
Gelecek Partisi, Saadet Partisive DEVA partilerinden oluşan komisyon, çatı parti kurulmasına ilişkin çalışmalarda sona yaklaştı. Yeni parti ...
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, A Takımı’nı belirledi.
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, A Takımı’nı belirledi. Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı ...
Ali Babacan İçin Yapılan Aramalar
Ali Babacan yaşıyor mu?, Ali Babacan biyografi, Ali Babacan hayatı, Ali Babacan özgeçmişi, Ali Babacan hakkında, Ali Babacan doğum yeri, Ali Babacan fotoğraf, Ali Babacan video, Ali Babacan resim, Ali Babacan kimdir?, Ali Babacan kaç yaşında?, Ali Babacan nereli, Ali Babacan memleketi, Ali Babacan albümleri










