Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

Ağlama Duvarı


Ağlama Duvarı (İbranice: HaKotel HaMa'aravi), Kudüs Eski Şehir’de bulunan ve Yahudilik açısından en kutsal kabul edilen ibadet alanıdır. “Batı Duvarı” olarak da bilinen bu yapı, antik Tapınak Tepesi’ni (Har HaBayit) çevreleyen istinat duvarlarının günümüze ulaşmış en önemli bölümüdür.

Kudüs'te bulunan Batı Duvarı
Kudüs Eski Şehir’de yer alan ve Yahudiler için en kutsal ibadet noktası kabul edilen Ağlama Duvarı

Birinci ve İkinci Tapınak Dönemi

Yahudi geleneğine göre Birinci Tapınak, Hz. Süleyman tarafından MÖ 10. yüzyılda inşa edilmiştir. Bu tapınak, MÖ 586 yılında Babilliler tarafından yıkılmış ve Yahudi halkı Babil’e sürgün edilmiştir.

Babil sürgününün ardından, Pers Kralı II. Kiros’un (Cyrus) izniyle Yahudiler MÖ 516 civarında İkinci Tapınak’ı inşa etmişlerdir. Bu yapı, MÖ 1. yüzyılda Herod Büyük tarafından genişletilmiş ve Tapınak Tepesi büyük istinat duvarlarıyla çevrilmiştir. Günümüzde “Ağlama Duvarı” olarak bilinen bölüm, işte bu Herod döneminde inşa edilen batı istinat duvarının bir parçasıdır.

MS 70 yılında Roma İmparatorluğu orduları, İmparator Vespasianus’un oğlu Titus komutasında Kudüs’ü ele geçirmiş ve İkinci Tapınak’ı yıkmıştır. Tapınaktan geriye yalnızca çevre duvarlarının bazı bölümleri kalmıştır. Batı Duvarı bu kalıntıların en sağlam bölümüdür.

Orta Çağ ve Osmanlı Dönemi

Roma döneminden sonra Kudüs, Bizans ve ardından 7. yüzyılda İslam yönetimine girmiştir. Tapınak Tepesi üzerinde Emevîler döneminde Kubbetü’s-Sahra ve Mescid-i Aksa inşa edilmiştir.

16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Kudüs surları yeniden inşa edilmiş ve Batı Duvarı çevresi düzenlenmiştir. Yahudilere bu alanda ibadet etme hakkı tanınmış; duvarın bazı bölümleri onarılmıştır.

Modern Dönem

19. yüzyılda Batı Duvarı, Yahudi diasporası için güçlü bir dini ve ulusal sembol hâline gelmiştir. 1948 Arap-İsrail Savaşı sonrasında Eski Şehir Ürdün kontrolüne geçmiş ve Yahudilerin duvara erişimi kısıtlanmıştır.

1967’deki Altı Gün Savaşı sonrasında İsrail’in Doğu Kudüs’ü kontrol altına almasıyla Batı Duvarı yeniden Yahudi ibadetine açılmıştır. Duvarın önündeki dar alan genişletilerek bugünkü büyük ibadet meydanı oluşturulmuştur.

Dini Önemi

Batı Duvarı, Yahudilikte Tapınak Tepesi’ndeki en kutsal alan olan “Kutsalların Kutsalı”na en yakın ibadet noktası olarak kabul edilir. Yahudiler burada dua eder, dini törenler gerçekleştirir ve dileklerini küçük kağıtlara yazarak taşların arasına yerleştirirler.

Günümüzde Ağlama Duvarı, hem dini hem de tarihî açıdan dünya çapında önem taşıyan kutsal bir mekân olup, farklı dinler açısından da Kudüs’ün çok katmanlı tarihinin simgelerinden biridir.