Afrika
Adının Kökeni
“Afrika” adı, Kartaca’ya ilk ayak basan Romalıların “Afri” veya “Africani” adını verdikleri yerli kavimlerden türemiştir. Bu adlandırma özellikle Pön Savaşları döneminde yaygınlaşmıştır. Antik Yunan yazarları ise kıtayı uzun süre “Libya” (Lebular Diyarı) olarak anmışlardır. MS 1. yüzyıl sonlarında “Afrika” adı tüm kıta için kullanılmaya başlanmıştır. Terim daha sonra Arapçaya “İfrikiya” şeklinde geçmiştir.
Coğrafi Konum ve Sınırlar
Afrika, kuzey-güney doğrultusunda Tunus’taki Beyaz Burun (37° 22' 20" K) ile Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki Ahulhas Burnu (34° 50' 28" G) arasında yaklaşık 8.025 km uzunluğa sahiptir. Doğu-batı doğrultusunda ise Somali’deki Ras Hafun Burnu ile Senegal’deki Yeşil Burun arasında yaklaşık 7.416 km genişliğindedir.
Kıta:
- Kuzeyde Akdeniz
- Kuzeydoğuda Süveyş Kanalı ile Asya
- Doğuda Kızıldeniz ve Hint Okyanusu
- Batıda Atlas Okyanusu
- Kuzeybatıda Cebelitarık Boğazı aracılığıyla Avrupa
Babülmendep Boğazı, Afrika ile Arap Yarımadası arasında yaklaşık 18 km mesafe bırakır.
Fiziki Özellikler
Afrika, geniş platolar, çöller ve savanlarla kaplıdır. Dünyanın en büyük sıcak çölü olan Sahra Çölü kıtanın kuzeyinde yer alır. Orta Afrika’da tropikal ormanlar, doğusunda büyük çöküntü alanları ve Rift Vadisi bulunur.
En yüksek noktası, 5.895 metre yüksekliğindeki Kilimanjaro Dağı’dır. En alçak noktası ise Cibuti’de bulunan Assal Gölü’dür (−156 metre).
Genel Özellikler
Afrika, zengin doğal kaynaklara ve büyük biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Petrol, altın, elmas, bakır ve kobalt gibi madenler kıta ekonomisinde önemli yer tutar. Bununla birlikte birçok Afrika ülkesi ekonomik gelişim, altyapı ve siyasi istikrar konularında çeşitli zorluklarla karşı karşıyadır.
Tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Afrika; Antik Mısır, Kartaca ve Etiyopya gibi köklü medeniyetlerin doğduğu topraklar arasında yer alır. Günümüzde 50’den fazla bağımsız devletten oluşan kıta, kültürel ve etnik çeşitliliğiyle dikkat çeker.
