Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

BioClash – Bilgini test etmeye hazır mısın?
Yusuf Has Hacip

Yusuf Has Hacip

Doğum Tarihi: ??.??.1017

Ölüm tarihi: ??.??.1077

Yusuf Has Hacip kaç yaşında öldü : 60

Burcu:

Meslek: Astronom, Yazar, Filozof

Doğum Yeri: Balasagun, Karahanlı Devleti

Ölüm Yeri: Kaşgar, Karahanlı Devleti

Yusuf Has Hacip, veya diğer adıyla Balasagunlu Yusuf, Türk tarihi ve kültürü açısından son derece önemli olan Kutadgu Bilig siyasetnamesini yazmıştır.

Yusuf Has Hacip, XI. yüzyılda Karahanlı Devleti döneminde yaşamış olup, Türk edebiyatında ilk siyasetnameyi ve ilk mesnevi örneğini vermesiyle tanınır. Türk tarihî kaynaklarında Karahanlılar dönemi ve bu dönemin aydınları hakkında bilgiler sınırlıdır. Bu nedenle Yusuf Has Hacip’in hayatına dair veriler büyük ölçüde kendi eseri Kutadgu Bilig’den çıkarılmaktadır. 1017–1019 yılları arasında, dönemin önemli şehirlerinden biri olan Balasagun’da (bugünkü Kırgızistan sınırları içinde, Çu Irmağı vadisi) doğduğu kabul edilir. Hayatının erken dönemlerine ilişkin ayrıntılı ve kesin bilgiler bulunmamaktadır.

Yusuf Has Hacip’in iyi bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Çağının bilimleriyle birlikte Arapça ve Farsça öğrenmiş, matematik, astronomi, felsefe ve devlet yönetimi alanlarında derin bir birikim edinmiştir. Eserlerinde bilime verdiği önem açıkça görülür. Ona göre astronomi öğrenmek isteyen bir kimse önce geometri ve matematiği bilmelidir; hesap ve ölçü, insanı kemale ulaştıran temel araçlardır. Bilginin, toplum için yol gösterici bir ışık olduğunu vurgular.

Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig adlı eserini Balasagun’da yazmaya başlamış, 1068 yılında memleketinden ayrılarak Doğu Karahanlı Devleti’nin başkenti Kaşgar’a gitmiştir. Yaklaşık 18 aylık bir çalışma sonunda eseri 1069–1070 yıllarında tamamlamış ve Karahanlı hükümdarı Ulu Kara Buğra Han’a sunmuştur. Eseri büyük takdir gören Yusuf Has Hacip’e “Has Hacip” (baş teşrifatçı) unvanı verilmiş, Kaşgar’da vezir yardımcılığı görevine getirilmiştir. Bu unvan, onun saray teşkilatında yüksek bir mevkiye sahip olduğunu göstermektedir.

Kutadgu Bilig (anlamı: Kutlu Kılan Bilgi), 6645 beyitten oluşan, mesnevi nazım biçimiyle yazılmış öğretici bir eserdir. Eser, Allah’a hamd, Peygamber’e ve Dört Halife’ye övgü ile başlar. Alegorik bir yapı üzerine kurulan eserde, ideal devlet düzeni ve ideal insan anlayışı dört temel kavram üzerinden anlatılır: Eserde, dört temel ilkeyi şu kişiler temsil eder:
Adalet (Kün Togdı (Gündoğdu) – hükümdar),
Saadet / Kut (Ay Toldı (Aydoldu) – vezir),
Akıl ve anlayış (Ögdülmiş: Vezirin oğlu),
Akıbet / hayatın sonu (Odgurmış: zahit)
Ayrıca haberci, uşak, mürit gibi ikinci derecedeki kişiler de kimi kavramları temsil ederler.
Bu karakterler arasındaki diyaloglar aracılığıyla din, ahlak, siyaset, hukuk, eğitim, bilim, ordu, ekonomi, toplum düzeni ve insan ilişkileri ayrıntılı biçimde ele alınır. Bu yönüyle Kutadgu Bilig yalnızca bir ahlak kitabı değil, aynı zamanda ansiklopedik nitelikte bir siyasetnamedir.

Yusuf Has Hacip, eserinde bilginlerin toplum içindeki yerini özellikle vurgular. Ona göre ilim, karanlıkta yolu aydınlatan bir meşale gibidir; alimler ise toplumu doğru yola sevk eden öncülerdir. Hekimlerin bedeni, astronomların zamanı ve gök cisimlerini anlamaya çalışması gibi, her ilim dalı insanlık için faydalıdır.

Kutadgu Bilig’in günümüze üç önemli nüshası ulaşmıştır: biri Uygur harfleriyle (Viyana nüshası), ikisi Arap harfleriyle (Kahire ve Fergana nüshaları). Eserin ilk bilimsel baskıları XIX. yüzyılın sonlarında yapılmış, en kapsamlı metin ve çeviri çalışmaları ise Prof. Reşid Rahmeti Arat tarafından gerçekleştirilmiştir.

Yusuf Has Hacip’in 1077 yılında Kaşgar’da öldüğü kabul edilir. Türbesinin Kaşgar’da bulunduğu belirtilse de, mezarının yeri konusunda kaynaklar arasında farklı görüşler vardır. Hayatı hakkında sınırlı bilgi bulunmasına rağmen, bıraktığı eser Türk dili, edebiyatı ve düşünce tarihi açısından kalıcı ve belirleyici bir etki yaratmıştır. Büyük eseri boyunca adını bile sadece bir kez, "Kitap sahibi Yusuf, büyük has hacib, kendi kendine nasihat eder" başlıklı, son bölümünde anmıştır. Bu başlıktan baş teşrifatçı olduğu da anlaşılmaktadır.

Bugün Yusuf Has Hacip, Türk-İslam kültürünün kurucu isimlerinden biri olarak kabul edilir. Onun eseri Kutadgu Bilig, Türk yazı dilinin ilk Müslüman dönem başyapıtı olarak değerlendirilir ve yüzyıllar boyunca hem Doğu hem Batı Türk dünyasında siyaset, ahlak ve bilgelik anlayışını şekillendiren temel metinlerden biri olmayı sürdürür.

Kutadgu Bilig eserinden bir bölüm:
Kitabıma, okuyana mutluluk getirsin, ona doğru yolu getirsin diye Kutadgu Bilig adını koydum. Ben sözlerimi söyledim, düşüncelerimi yazdım. Bu kitap her iki dünya için de doğruyu gösteren bir rehberdir, yardımcı bir eldir. Dosdoğru bir söz söyleyeyim size: Her iki dünyayı da devletle elinde tutabilecek kişiden daha mutlu kimse yoktur. Önce Gündoğdu’yu tanıtayım. O hükümdardır, doğru yasayı (töre) temsil eder. Aydoldu ile mutluluk güneşi doğar, o da mutluluğun (kut) temsilcisidir. Ögdülmiş aklı, Odurmuş akıbeti temsil eder. Ben sözlerimi bu dört değer (doğru yasa, mutluluk, akıl, akıbet) üzerine kurdum. Okuduğunda anlayacaksın, dikkat et.

Kutatgu Bilig’den Seçmeler
- Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir.
- Akıl süsü dil, dil süsü sözdür. İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür. İnsan sözünü dil dili ile söyler; sözü iyi olursa, yüzü parlar.
- Anlayış ve bilgi çok iyi şeydir; eğer bulursan, onları kullan ve uçup göğe çık.
- Bir insan bütün dünyaya tamamen sahip olsa bile, sonunda dünya kalır; onun kısmetine ancak iki top bez düşer.
- Bu dünya renkli bir gölge gibidir, onun peşine düşersen kaçar; sen kaçarsan o seni kovalar..
-
- Bu dünyanın kusuru bin, meziyeti ise birdir. İnsan bunu nasıl geçirirse, o öyle geçer.
- Bütün halka içten gelen merhamet göster.
- Bütün iyilikler bilginin faydasıdır. Bilgi ile göğe dahi yol bulunur.
- Büyüklük taslayan, kibirli ve küstah adam, tatsız ve sevimsiz olur; kibirli insanın itibari günden güne azalır.
- Eğer kendine candan bağlı birisini arıyorsan, sözün kısası, kendinden daha candan birini bulamazsın.
- Dâima iyilik yap ki, kendin de iyilik bul.
- Doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır. Sözünü iyi söyle, ölümsüz olursun.
- Dünya ve âhireti her ikisini birden elde etmek istersen, şu birkaç işi bırakma; muktedirsen bunları mutlaka yerine getir!
- Elini uzatarak gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse bile, sonunda sen yine yerdesin.
- Ey asil insan! insanlığı elinden bırakma; insanlığa karşı daima insanlıkla muamele et.
- İşi adaletle yap, buna gayret et; hiç bir zaman zulüm etme; Allah’a kulluk et ve O’nun kapısına yüz sür.
- Hangi iş olursa olsun, sen onu tatlı dille karşıla; her işte tatlı dil kullanırsan saadet sana bağlanır.
- Hiç bir işte acele etme, sabırlı ol, kendini tut; sabırlı insanlar arzularına erişirler.
- Diline ve gözüne sahip ol, boğazına dikkat et; az ye, fakat helal ye.
- Hangi işe girersen, önce sonunu düşün; sonu düşünülmeyen işler, insana zarar getirir.
- Başkasının zararını isteme, kendin de zarar verme; hep iyilik yap, kendi heva ve heveslerine hakim ol.
- Bak, doğan ölür; ondan, eser olarak, söz kalır; sözünü iyi söyle! ölümsüz olursun.
- İnsanın bunca zahmet çekmesi hep boğazı ve sırtı içindir; mal toplar, yiyemez; öldükten sonra da vebali altında kalır.
- Ey nimet sahibi olan kimse, şükret. Şükredene Tanrı nimetini artırır.
- İnsan nadir değil, insanlık nadirdir. İnsan az değil, doğruluk azdır.
- İnsanın bunca zahmet çekmesi hep boğazı ve sırtı içindir. Mal toplar, yiyemez; öldükten sonra da vebalı altında kalır.
- Çok mal aç gözlüyü doyurmaz. Ecel gelince pişman olur, fakat artık işini yoluna koyamaz.
- Akıl bir meşaledir. Kör için göz, ölü vücut için can, dilsiz için sözdür.
- Kötülük edersen, kötülüğün karşılığı pişmanlıktır. Elinden gelirse, kötülüğün inadına iyilik yap.
- Çok dinle fakat az konuş. Sözü akıl ile söyle ve bilgi ile süsle.
- Fenalık cahillikten doğar, hastalıklar kötülükler hep aynı noksanlıktan ileri gelir. Fakat tedavi ile hastalara şifa verilebilir; terbiye ile kötüler iyi edilebilir; okumak yoluyla da bilgisizlere bilgi verilmiş olur.
- Gönlünü ve dilini doğru tut!
- Gurur faydasızdır, o insanları kendinden soğutur. Alçak gönüllülük ise insanı yükseltir.
- Halka faydalı ol, onlara zarar verme!
- Her mahlûk kendi nasibini alır. Yürüyenler yiyeceklerini ve uçanlar da yemlerini bulurlar.
- Her sözü söz diye ağzından çıkarma. Lüzumlu olan sözü düşünerek ve ihtiyatla söyle.
- Her bakımdan tam zengin olmak istersen, kanaatkâr ol. Böylece kendi nasibini elde etmiş olursun.
- Huzur istersen zahmet ile birlikte gelir. Sevinç istersen kaygı ile birlikte bulunur.
- İşe acele ile girme, sabır ve teenni ile hareket et. Acele yapılmış olan işler yarın pişmanlık getirir.
- İnen yükselir, yükselen iner, parlayan söner ve yükselen durur.
- İnsan süsü, yüz; yüzün süsü, göz; aklın süsü, dil; dilin süsü, sözdür.
- İnsan, binlerce yaşasa, arzu ettiği şeylere kavuşsa bile, yine dileği bitmez.
- İnsana insanlığı nisbetinde mukabelede bulun. Böyle mukabelede bulunduğu için, insana insan adı verilmiştir.
- İnsanı dil kıymetlendirir ve insan onunla saadet bulur. İnsanı dil kıymetten düşürür ve insanın dili yüzünden başı gider.
- İnsanların seçkini insanlığa faydalı olan insandır. Halk nazarında muteber kimse, merhametli olan insandır.
- İyi hareket et, kötülerin zararlarını ortadan kaldır!”
- Kara toprak altındaki altın, taştan farksızdır. Oradan çıkınca, beylerin başında tuğ tokası olur.
- Kimin sana biraz emeği geçerse, sen ona karşılık daha fazlasını yapmalısın.
- Kötülük değersiz bir şey olduğu için, onu yapan da değersizdir.
- Menfaat sandalyeye benzer; başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir.
- Öfke ve gazapla işe yaklaşma; eğer yaklaşırsan, ömrü heder edersin.
- Söz ağızda iken sahibinin esiridir, ağızdan çıktıktan sonra sahibi onun esirdir.
- Yalnız kendi menfaatini gözeten dosta gönül bağlama. Fayda görmezse, sana düşman olur, ondan vazgeç.


Kaynak:Biyografiler.com