Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

BioClash – Bilgini test etmeye hazır mısın?
Wang Wei

Wang Wei

Doğum Tarihi: ??.??.0699

Ölüm tarihi: ??.??.0759

Wang Wei kaç yaşında öldü : 60

Burcu:

Meslek: Şair, Ressam, Müzisyen

Doğum Yeri: Qi County, Jinzhong, Shanxi, Çin

Ölüm Yeri: Chang’an (günümüz Xi’an), Shaanxi, Çin

Tang Hanedanlığı’nın Doğa Şairi

Wang Wei, Tang Hanedanlığı döneminde yaşamış Çinli bir şair, müzisyen, ressam ve devlet adamıdır. Döneminin en ünlü sanat ve edebiyat insanlarından biri olarak kabul edilir. Şiirlerinin büyük bir kısmı günümüze kadar ulaşmıştır ve bunlardan yirmi dokuzu 18. yüzyılda düzenlenen önemli antolojilerden biri olan Three Hundred Tang Poems içinde yer almıştır.

Milattan sonra 699 yılında zengin bir ailede Çin'de Shanxi eyaletindeki Qi County’de doğan Wang Wei, 721 yılında imparatorluk memurluğu için yapılan mandarin sınavını başarıyla geçmiştir. Ardından devlet hizmetinde başarılı bir kariyer sürdürmüştür. Ancak resmi görevlerinin yanı sıra sanata olan ilgisini hiçbir zaman bırakmamış; özellikle şiir ve manzara resmi alanında önemli eserler vermiştir. Song Hanedanlığı düşünürü Su Shi, onun sanatını “şiirinde resim, resminde şiir vardır” sözleriyle tanımlamıştır.

Wang Wei'nin eserlerinde Budizm, özellikle de Chan (Zen) Budizmi'nin etkisi açıkça görülür. Şiirlerinde doğa, içsel dinginlik, inziva ve ruhsal tefekkür gibi temalar sıkça yer alır. Hayatının önemli bir bölümünü kırsalda ve manastırlara yakın bölgelerde geçirmiş, aynı zamanda Budist manastırlarına cömert bağışlarda bulunmuştur. Uzun yıllar Chan öğretisi üzerine çalışmış ve bazı eserlerini ideal bir Budist uygulayıcı olan Vimalakirti’ye gönderme yaparak “Wang Weimojie” imzasıyla yazmıştır.

Şairliğinin yanı sıra Wang Wei, Çin manzara resminin gelişiminde büyük etkisi olan önemli bir ressamdı. Onun tarzı sonraki yüzyıllarda birçok sanatçı tarafından örnek alınmıştır. Qing döneminin ünlü ressamları Wang Shimin ve Wang Yuanqi, sanat eğitiminde ustaların eserlerini kopyalama geleneği kapsamında onun tarzını takip etmişlerdir. Ming döneminde ise ünlü sanat tarihçisi ve ressam Dong Qichang, eski ustaların tarzlarını yeniden yorumladığı eserlerinde Wang Wei'nin stilinden de etkilenmiştir.

Wang Wei'nin etkisi yalnızca Çin ile sınırlı kalmamıştır. Japon haiku ustası Yosa Buson, ölüm şiirinde ona göndermede bulunmuştur. Avusturyalı besteci Gustav Mahler ise ünlü senfonik eseri Das Lied von der Erde’nin “The Farewell” adlı final bölümünü yazarken onun şiirlerinden esinlenmiştir. Amerikalı sanat tarihçisi Ernest Fenollosa çalışmalarında Wang Wei'ye yer vermiş, şair Ezra Pound ise geliştirdiği Ideogrammic Method yaklaşımında onun şiirlerinden ilham almıştır.

Doğa şairi ve manzara ressamı olarak sahip olduğu bu çift yönlü yetenek, Wang Wei'nin sanatının en ayırt edici özelliğidir. Şiirlerinde doğanın sakinliği ile insan ruhunun derin düşünceleri iç içe geçer. Şiirlerinin önemli bir kısmı, imparatorluk emriyle küçük kardeşi Wang Jin tarafından derlenerek bir koleksiyon halinde toplanmıştır. O, Tang Hanedanlığı’nın en büyük şairleri arasında kabul edilen Li Po ve Du Fu ile birlikte anılır.

Şiirlerinde özlem, aşk, yalnızlık ve doğa temaları önemli yer tutar. Özellikle kırmızı fasulye (aşk fasulyesi) sembolünü kullandığı şiirinde, sevgi ve bağlılığı simgesel bir anlatımla dile getirir. Bu şiir, Tang İmparatoru Xuanzong of Tang’un Tianbao döneminde, An Lushan Rebellion öncesinde başkentte görev yaptığı sırada yazılmıştır ve şairin içsel yalnızlığını yansıtır.

Bir diğer ünlü şiirinde ise memleket özlemini “soğuk erik çiçeği” sembolü üzerinden anlatır. Yurt dışında yaşayan bir gezginin memleketine duyduğu derin özlemi sade fakat etkileyici bir dille ifade eder. Wang Wei, karmaşık duyguları basit görünen dizelerle anlatma ustalığı sayesinde Çin şiir geleneğinde özel bir yer edinmiştir.

Doğa ve Budist düşüncenin birleştiği şiirlerinde, dağlarda inzivaya çekilen bir bilgenin dingin dünyası tasvir edilir. Zhongnan Dağları’nda geçen bir şiirinde, yalnız başına yürüyen bir kişinin suyun bittiği yere kadar ilerleyip bulutların yükselişini izleyerek huzur bulması anlatılır. Bu sahne, Wang Wei'nin doğa ile ruhsal düşünceyi birleştiren sanat anlayışının simgelerinden biri olarak kabul edilir.

“Dağda Sonbahar Gecesi” olarak bilinen şiirinde ise yağmur sonrası dağ manzarası anlatılır: çam ağaçlarının arasından parlayan ay ışığı, taşların üzerinden akan berrak bir dere ve eve dönen insanların uzaktan gelen sesleri. Bu tür sahneler, Wang Wei'nin doğayı yalnızca betimlemekle kalmayıp duygusal ve felsefi bir derinlikle yorumladığını gösterir.

Şiir, resim ve felsefeyi bir araya getiren sanatıyla Wang Wei, Tang Hanedanlığı kültürünün en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. Onun eserleri yüzyıllar boyunca Doğu Asya sanatını ve edebiyatını etkilemiş, doğa ile ruhsal düşüncenin uyumunu anlatan en güçlü klasik örneklerden biri olarak günümüze kadar değerini korumuştur.

Wang Wei, 759 yılında Çin'in Chang’an (günümüz Xi’an) şehirinde 60 yaşında ölmüştür.

Wang Wei'nin Şiirlerinden örnekler
Aşk Acısı
İlkbaharda o kırmızı meyveler çıktığında,
Güneydeki şubelerinizde yıkama işlemi,
Benim hatırım için kucak dolusu eve götür,
Sevgimizin bir sembolü olarak

"Neredesin?"
Eski ülkemden gelen sizler,
Bana orada neler olduğunu anlat!
İpek penceremin önünden geçerken, erik miydi?
İlk soğuk çiçeğini mi açıyor?


Kaynak:Biyografiler.com