Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

Thomas Kuhn

Thomas Kuhn

Doğum Tarihi: 12.Temmuz.1922

Ölüm tarihi: 17.Haziran.1996

Thomas Kuhn kaç yaşında öldü : 74

Burcu: Yengeç

Meslek:

Doğum Yeri: Cincinnati, Ohio, Amerika Birleşik Devletleri

Ölüm Yeri: Cambridge, Massachusetts, Amerika Birleşik Devletleri

Filozof, Bilim tarihçisi, bilim felsefecisi, akademisyen, yazar

Paradigma değişimi” kavramıyla bilim felsefesini ve bilim tarihini kökten etkileyen düşünür

Thomas Kuhn, 18 Temmuz 1922 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Ohio eyaletindeki Cincinnati kentinde bir Musevi ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Tam adı Thomas Samuel Kuhn olan düşünür, Amerikalı bilim tarihçisi, bilim felsefecisi, akademisyen ve yazardır. Bilimin doğrusal ve sürekli birikim yoluyla ilerlediği görüşünü sorgulamış; bilimsel gelişmeyi “normal bilim”, “anomali”, “kriz”, “bilimsel devrim” ve “Paradigma değişimi” kavramlarıyla açıklamıştır. En ünlü eseri The Structure of Scientific Revolutions, 20. yüzyıl bilim felsefesinin en etkili kitaplarından biri kabul edilir.



Thomas Kuhn, eğitimli ve entelektüel bir aile ortamında büyüdü. Babası Samuel L. Kuhn endüstri mühendisi, annesi Minette Stroock Kuhn ise eğitimli ve kültürel ilgileri güçlü bir kadındı. Çocukluk ve gençlik yıllarında matematik, fizik, tarih ve edebiyatla ilgilendi. Bu çok yönlü ilgi alanları, onun daha sonra bilimi yalnızca teknik bilgi üretimi olarak değil, tarihsel ve toplumsal bir etkinlik olarak incelemesinde etkili oldu.

Thomas Kuhn, 1940 yılında başladığı yükseköğrenimini Harvard Üniversitesi’nde fizik alanında yaptı. Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini fizik üzerine tamamladı. Lisans sonrası 1943´de Harvard´da bulunan bir radyo araştırma laboratuarında çalıştı. Orada, İngiltere´de ve Fransa´da radar teknisyeni olarak çalıştı. İkinci Dünya Savaşından sonra Harvard Üniversitesi’ne döndü. Master´ı aldıktan sonra 1949 senesinde doktorasını tamamladı. Başlangıçta teorik fizikçi olarak yetişti; ancak zamanla bilim tarihi ve bilim felsefesine yöneldi. Fizik eğitimi, onun bilimsel kuramların teknik yapısını anlamasını sağlarken, tarihsel ilgisi bilimsel fikirlerin nasıl değiştiğini sorgulamasına yol açtı.

Thomas Kuhn, Harvard Üniversitesi’nde ders verirken bilim tarihi alanına giderek daha fazla ilgi duymaya başladı. Özellikle Aristotales fiziği üzerine yaptığı çalışmalar, modern bilim insanlarının geçmiş bilimsel düşünceleri çoğu zaman yanlış veya ilkel olarak görme eğilimini sorgulamasına neden oldu. Thomas Kuhn, geçmiş bilimsel kuramların kendi dönemlerinin kavramsal dünyası içinde anlaşılması gerektiğini savundu.

Thomas Kuhn, 1957 yılında The Copernican Revolution adlı kitabını yayımladı. Bu eser, Nikolas Kopernik’in güneş merkezli evren modelinin yalnızca astronomik bir teknik düzeltme olmadığını; din, felsefe, kozmoloji, matematik ve Avrupa düşünce tarihi üzerinde büyük dönüşümler yarattığını gösterdi. Kitap, Thomas Kuhn’un bilimsel değişimi tarihsel bağlam içinde ele alan yaklaşımının erken ve önemli örneklerinden biri oldu.

Thomas Kuhn, 1962 yılında yayımlanan The Structure of Scientific Revolutions adlı eseriyle bilim felsefesinde büyük bir kırılma yarattı. Bu kitapta bilimin her zaman düzenli, doğrusal ve yalnızca yeni verilerin birikmesiyle ilerlemediğini savundu. Ona göre bilimsel topluluklar belirli dönemlerde ortak kavramlar, yöntemler, örnek problemler ve kabul edilmiş çözümler etrafında çalışır. Kuhn bu ortak çerçeveye “paradigma” adını verdi.

Thomas Kuhn’a göre “normal bilim”, bilim insanlarının mevcut paradigma içinde bulmaca çözer gibi çalıştığı dönemdir. Bu süreçte bilim insanları paradigmanın temel varsayımlarını genellikle sorgulamaz; onun içinde kalan problemleri çözmeye, ölçümleri geliştirmeye ve kuramı ayrıntılandırmaya çalışır. Bu nedenle normal bilim, hem üretken hem de sınırlayıcı bir bilimsel etkinlik biçimidir.

Thomas Kuhn, bilimsel devrimlerin ise mevcut paradigmanın çözemediği anomalilerin birikmesiyle başladığını savundu. Anomaliler çoğaldığında bilimsel topluluk içinde kriz oluşur. Kriz döneminde eski paradigma güven kaybeder ve yeni bir paradigma ortaya çıkabilir. Bu dönüşüm, yalnızca yeni verilerin kabulü değil, bilim insanlarının dünyayı görme biçiminin değişmesi anlamına gelir.

Thomas Kuhn, “Paradigma değişimi” kavramıyla bilim tarihindeki büyük dönüşümleri açıklamaya çalıştı. Copernicus (Kopernik) devrimi, Isaac Newton mekaniğinin yükselişi, Albert Einstein’ın görelilik kuramı ve Kuantum mekaniğinin ortaya çıkışı, onun açısından yalnızca teknik ilerlemeler değil, bilimsel dünyanın yeniden düzenlenmesidir. Bu nedenle bilimsel devrimler, eski ve yeni kuramlar arasında basit bir karşılaştırmadan çok daha derin kavramsal değişimler içerir.

Thomas Kuhn, “incommensurability”, yani “ölçülemezlik” kavramıyla farklı paradigmalar arasında doğrudan ve tamamen tarafsız bir karşılaştırma yapmanın güç olduğunu ileri sürdü. Çünkü farklı paradigmalar yalnızca farklı cevaplar değil, farklı sorular, farklı kavramlar, farklı ölçütler ve farklı gerçeklik tasarımları üretir. Bu görüş, bilimsel rasyonellik ve ilerleme tartışmalarında büyük yankı uyandırdı.

Thomas Kuhn, düşünceleri nedeniyle hem büyük ilgi gördü hem de yoğun eleştiri aldı. Destekçileri, onun bilim tarihini daha gerçekçi ve tarihsel bir gözle yeniden yorumladığını savundu. Eleştirmenleri ise görüşlerinin bilimin nesnelliğini ve rasyonel ilerleme fikrini zayıflattığını ileri sürdü. Özellikle Karl Popper, Imre Lakatos ve Paul Feyerabend gibi bilim felsefecileriyle birlikte Kuhn’un adı, 20. yüzyıl bilim felsefesinin en önemli tartışmalarında anıldı.

Thomas Kuhn, akademik kariyerinde Harvard Üniversitesi, California Üniversitesi, Berkeley, Princeton University ve Massachusetts Institute of Technology gibi kurumlarda görev yaptı. Bilim tarihi, bilim felsefesi ve bilimsel toplulukların yapısı üzerine dersler verdi. Onun çalışmaları, yalnızca felsefeyi değil; sosyoloji, antropoloji, siyaset bilimi, edebiyat teorisi, yönetim çalışmaları ve kültürel çalışmalar gibi birçok alanı da etkiledi.

Thomas Kuhn, 1977 yılında The Essential Tension adlı kitabını yayımladı. Bu eser, bilimsel gelenek ile yenilik arasındaki gerilimi ele alan makalelerden oluşur. Kuhn’a göre bilim, hem mevcut kurallara bağlı disiplinli çalışma hem de zaman zaman bu kuralların aşılmasıyla gelişir. Bu “temel gerilim”, bilimsel yaratıcılığın ve kurumsal sürekliliğin birlikte var olmasını sağlar.

Thomas Kuhn, 1978 yılında Black-Body Theory and the Quantum Discontinuity adlı eserini yayımladı. Bu kitapta kuantum kuramının tarihsel gelişimini, özellikle Max Planck’ın kara cisim ışıması üzerine çalışmaları üzerinden inceledi. Böylece yalnızca genel bilim felsefesi tartışmaları değil, fizik tarihinin teknik ayrıntıları üzerine de önemli çalışmalar yaptığını gösterdi.

Thomas Kuhn, bilimsel bilgiye dair yaklaşımında bilim insanlarını soyut ve tamamen tarafsız akıl yürütücüler olarak değil, belirli eğitim süreçlerinden geçmiş, ortak örnekler üzerinden düşünen, meslekî topluluklar içinde çalışan kişiler olarak ele aldı. Bu nedenle bilimsel bilginin topluluklar, kurumlar, eğitim, dil ve gelenekle ilişkisini vurguladı.

Thomas Kuhn, “Paradigma” kavramının zamanla çok geniş ve bazen belirsiz biçimde kullanılmasından rahatsızlık duymuştur. Daha sonraki yazılarında bu kavramı daha dikkatli açıklamaya çalışmış; “disipliner matris” ve “örnek problem çözümleri” gibi daha teknik ifadelerle düşüncesini netleştirmiştir. Buna rağmen “paradigma değişimi” ifadesi, bilim dışı alanlarda da büyük bir yaygınlık kazanmıştır.

Thomas Kuhn, 17 Haziran 1996 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Massachusetts eyaletindeki Cambridge kentinde akciğer kanseri nedeniyle 74 yaşında hayatını kaybetti.

Ölümünden sonra da bilimsel devrimler, paradigma, normal bilim, kriz ve ölçülemezlik kavramları üzerine tartışmalar devam etti. Bugün Thomas Kuhn, bilimin tarihsel, toplumsal ve kavramsal yapısını anlamada en etkili düşünürlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Thomas Kuhn, bilim tarihini yalnızca keşiflerin kronolojisi olarak değil, bilim insanlarının dünyayı anlama biçimlerinin dönüşümü olarak yorumlamıştır. Onun çalışmaları, bilimin hem güçlü bir bilgi üretme yolu hem de belirli topluluklar, gelenekler ve kavramsal çerçeveler içinde gelişen tarihsel bir etkinlik olduğunu göstermiştir. Bu nedenle Thomas Kuhn, 20. yüzyıl düşüncesinde bilim anlayışını değiştiren en önemli isimlerden biri olarak anılmaktadır.

Evlilikleri :

1.eşi: Kathryn Muhs (e. 1948–1978)
2.eşi: Jehane R. Kuhn (e. 1981–1996)
Elizabeth Kuhn, Sarah Kuhn, Nathaniel Kuhn adlarında 3 çocuğu vardı.

Başlıca Eserleri:
1957 – The Copernican Revolution – Bilim Tarihi Kitabı
1962 – The Structure of Scientific Revolutions – Bilim Felsefesi / Bilim Tarihi Kitabı
1977 – The Essential Tension – Bilim Felsefesi ve Bilim Tarihi Makaleleri
1978 – Black-Body Theory and the Quantum Discontinuity – Fizik Tarihi Kitabı
2000 – The Road Since Structure – Bilim Felsefesi Yazıları

Başlıca Kavramları:
Paradigma – Bilimsel topluluğun paylaştığı kuramsal çerçeve, yöntemler ve örnek problem çözümleri
Normal bilim – Mevcut paradigma içinde yürütülen düzenli bilimsel araştırma
Anomali – Mevcut paradigmanın açıklamakta zorlandığı gözlem veya problem
Bilimsel kriz – Anomalilerin paradigmanın güvenilirliğini sarsacak düzeye ulaşması
Bilimsel devrim – Eski paradigmanın yerini yeni bir paradigmanın alması
Paradigma değişimi – Bilimsel dünyanın kavramsal olarak yeniden düzenlenmesi
Ölçülemezlik – Farklı paradigmaların kavram ve ölçütlerinin doğrudan karşılaştırılmasının güç olması


Kaynak:Biyografiler.com