Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

Buenos Aires


Buenos Aires, resmî adıyla Buenos Aires Özerk Şehri, Arjantin'in başkenti ve en büyük şehridir. "Güney yarımkürenin Paris'i" olarak anılan şehir, Río de la Plata'nın güneybatı kıyısında yer almaktadır. Şehir merkezinin nüfusu yaklaşık 3,1 milyon, kentsel alanının nüfusu ise 16,7 milyondur; bu da Buenos Aires'i dünyanın en kalabalık 21. metropol alanı hâline getirmektedir.

Şehir, iyi korunmuş eklektik Avrupa mimarisi ve zengin kültürel yaşamıyla tanınır. Birçok etnik ve dinî grubun bir arada yaşadığı çok kültürlü yapısı, hem kentin kültürüne hem de şehirde ve ülkenin diğer bölgelerinde konuşulan lehçeye katkı sağladı. 19. yüzyıldan bu yana hem şehir hem de ülke, dünyanın dört bir yanından gelen milyonlarca göçmeni kabul ederek farklı toplulukların bir arada yaşadığı bir kültürel karışım hâline geldi. Buenos Aires, Amerika kıtasının en çeşitli ve çok kültürlü şehirlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Buenos Aires şehri, özerk bir idari bölgedir; Buenos Aires eyaletinin bir parçası ya da başkenti değildir. 1880 yılında Arjantin İç Savaşı'nın ardından federal statüye kavuşturularak eyaletten ayrıldı. Daha sonra kent sınırları Belgrano ve Flores yerleşimlerini kapsayacak şekilde genişletildi, bu yerler günümüzde şehrin mahalleleri hâline geldi. 1994 Anayasa değişikliğiyle kente özerklik tanındı ve bu nedenle resmî adı Buenos Aires Özerk Şehri oldu. Kent sakinleri ilk kez 1996'da hükûmet başkanını seçti; bu tarihe kadar belediye başkanları doğrudan Arjantin devlet başkanı tarafından atanmaktaydı.

Büyük Buenos Aires metropol alanı, Buenos Aires eyaletine bağlı komşu bölgelerde yer alan birçok çevre şehri kapsar ve Amerika kıtasının en kalabalık dördüncü metropol bölgesini oluşturur. Aynı zamanda Oğlak Dönencesi'nin güneyindeki en büyük ikinci şehirleşmiş alandır. Buenos Aires, Arjantin'deki idari birimler arasında en yüksek insani gelişmişlik düzeyine sahiptir. 2024 yılında yaşam kalitesi bakımından dünya genelinde 97. sırada yer aldı ve Latin Amerika'nın en iyi şehirleri arasında gösterildi.

Tarih
Kolonileşme dönemi
Juan Díaz de Solís, Río de la Plata'yı 1516 yılında keşfetti, fakat seferi bugünkü Tigre yakınlarında Kızılderilileri tarafından uğradığı bir saldırı sonucunda kanlı bir şekilde bitti, öyle ki bu saldırı sırasında Solís de ölmüştür.

Buenos Aires 2 Şubat 1536 tarihinde Pedro de Mendoza tarafından Puerto de Nuestra Señora Santa María del Buen Ayre (Sevgili Anamız Güzel Hava Bakiresi Meryem'in Limanı) adıyla kurulmuştur. İsmi, Cagliari'nin Virgen de Bonaria'sına (Güzel Hava Bakiresi) tapan Papaz Mendoza seçmiştir. Başka bir rivayete göre ise isim, Río de la Plata'daki havanın güzel oluşundan dolayı seçildiği yönündedir. Mendoza'nın şehri kurduğu yer bugünkü San Telmo bölgesinin bulunduğu yerdir.

Mendoza'nın emrinde 16 gemiyle birlikte gelen 1600 adam vardı. Yaz sonunda geldikleri için tahıl ekmek için çok geç bir dönemdi. Yerli Querandí Kızılderilileri avcılık ve toplayıcılık yapıyorlardı ve İspanyollar tarafından Mendoza'nın birliklerine yiyecek sağlamaya zorlandılar. Bunun üzerine onlar da sürekli olarak İspanyollara saldırdılar. Mendoza'nın sömürgecileri 1541 yılında bölgeyi terk etmek zorunda kaldılar.

Şehir 1580 yılında Juan de Garay tarafından Ciudad de la Santísima Trinidad y Puerto Santa María de los Buenos Aires (Kutsal Teslis'in Şehri ve Kutsal Güzel Hava Bakiresi Meryem'in Limanı) adıyla tekrar kuruldu. Bu sırada bugünkü Arjantin sınırları içinde, hepsi kuzeybatıda bulunan birçok şehir daha kuruldu. Bunlardan en eskisi bugünkü Arjantin'in kuzeydoğusunda bulunan Santiago del Estero'dur.

Buenos Aires kurulduğu ilk zamanlardan beri şehrin etrafındaki Pampa bölgesinde beslenen hayvanlar ve İspanya ile yapılan ticaretle geçimini sağlamıştır. Ama 17. ve 18. yüzyılda İspanyol yönetimi Avrupa'ya gelecek bütün malların vergilendirilebilmesi için öncelikle Peru'daki Lima şehrine gönderilmesini zorunlu kıldı. Malların yollanmasını zorlaştıran bu olay Buenos Airesli tüccarların İspanya'ya karşı hoşnutsuzluklarını gitgide artırdı ve kaçakçılık günden güne arttı. İspanya Kralı III. Karl otoritesinin gitgide azaldığını fark etti ve tahtta olduğu dönemde (1759-1788) önce ticari yaptırımları hafifletti ve en sonunda da Buenos Aires'i serbest bir liman şehri olarak tanıdı.

Buenos Aires, nihayet 1776 yılında Peru Eyaleti'nden ayrılıp Río de la Plata Eyaleti'nin başkenti oldu. Şehrin nüfusu Afrika'dan getirilen kölelerle birlikte büyük ölçüde arttı, 1778-1815 yılları arasında nüfusun hemen hemen üçte birini siyahlar oluşturuyordu.

İspanyolların Birleşik Krallık'a karşı Fransızların müttefiki olarak girdiği Río de la Plata'nın İngiliz işgali sırasında General William Beresford yönetimindeki İngiliz birlikleri iki gün süren bir savaş sonunda şehri işgal ettiler. Şehir halkı İngilizlere karşı direndi ve Santiago de Liniers emrindeki yerel güçler 4 Ağustos'ta şehri tekrar ele geçirdiler. Liniers, bir İngiliz kuşatmasını daha başarıyla savuşturdu, bu da 7 Haziran 1807 tarihinde General John Whitelock'un kapitülasyonu ile sonuçlandı.

Kuşatmaların İspanyol birliklerinin değil de, kızgın halkın direnmesi sonucu başarısızlığa uğraması milliyetçileri cesaretlendirdi. Kral Naili'ne Cabildos Abiertos adı verilen yerel birliklere gitgide artan tavizler verdirerek ülkenin bağımsızlığa giden yolunu da açmış oldular.


Buenos Aires'teki 9 Temmuz Bulvarı dünyanın en geniş bulvarı olarak tanınır.
25 Mayıs 1810 tarihinde Buenos Airesli silahlı güçler, Kral Naili Baltasar Hidalgo de Cisteros y la Torre'yi şehirden attılar. 9 Haziran 1816'da Tucumán Kongresi resmî olarak 'Birleşik Río de la Plata Eyaletleri'nin bağımsızlığını ilan etti. Bağımsızlığın ilanından sonra Buenos Aires merkezli bir yönetimi savunan merkeziyetçiler ve eyaletlerin bağımsızlığından yana olan federalistler arasında tartışmalar yaşandı.

1829 yılında federalist Juan Manuel de Rosas vali olarak Buenos Aires'te yönetimin başına geçti. Mart 1835'te tekrar Vali ve Başkumandan seçildi. Rosas'ın gücü zamanla inanılmaz derecede arttı ve bu onu bir diktatöre çevirdi. Brezilya, Uruguay ve Don Justo José de Urquiza'nın birliklerine karşı savaşırken öldüğü 1852 yılına kadar ülkeye hükmetti. Rosas'ın ölümüyle şehir kapılarını Avrupalı göçmenlere açtı.

Buenos Aires eyaleti 1853 yılında eyalet kongresine katılmayı reddetti ve Arjantin'den ayrıldı. 1859 yılında ise 1853'te kurulan Arjantin Birliği'ne (Federación Argentina) katıldı.


La Recoleta Mezarlığı, Buenos Aires. Aralarında Eva Peron'un da bulunduğu Arjantin'in en ünlü devlet adamlarının, sanatçılarının, sporcularının mezarlarının bulunduğu aynı zamanda turizme de kazandırılmış olan dev mezarlıktır.
Buenos Aires 1880 yılında Julio Argentino Roca yönetiminde aynı ismi taşıyan eyaletten ayrılıp başkent ilan edildi. Buenos Aires, 1890 yılında Latin Amerika'daki en büyük ve en önemli şehir konumundaydı. Yüzyıl başında nüfusu hemen hemen bir milyona yakındı.

1913 yılında Mayo Bulvarı yönetiminde ilk metro hattı açıldı. Buenos Aires Metrosu, 1969 yılında Meksiko'da açılan metroya kadar Latin Amerika'daki ilk ve tek metro olarak hizmet verdi.

1919 yılında Hipólito Yrigoyen yönetimi sırasında askerî güç kullanılarak bastırılan bir işçi ayaklanması yaşandı. Olaylar Trajik Hafta ismiyle tarihe geçti. 1930'lu yıllarda şehrin bugün can damarlarını oluşturan Santa Fe, Córdoba ve Corrientes bulvarları yapıldı. II. Dünya Savaşı'ndan itibaren şehir büyüyerek eski birçok varoşu da sınırlarına dahil etti. Bu tarihlerde Arjantin nüfusunun hemen hemen üçte biri Buenos Aires'te yaşıyordu.

1976 yılında Juan Peron'un üçüncü eşi Isabel Martínez de Peron'un baştan indirilmesiyle Arjantin'de askeri rejim başladı. Bu rejim sırasında askeri rejime karşı çıkan ya da askeri hükûmete karşı şüpheli yaklaşan on binlerce insan ortadan kayboldu.

1976 yılından 1983 yılına kadar süren askeri diktatörlüğün tutuklamaları ilk başladığında askeri diktatörlük rejimi sırasında kaybolan insanların anneleri Plaza de Mayo'daki (Mayıs Meydanı) Başkanlık Sarayı Casa Rosada'nın önünde toplanarak protesto gösterileri yapmaya başladılar.

Kaybedilen Falkland Savaşı'ndan sonra askeri rejimi sürdürmek imkânsızdı, böylece tekrar demokratik seçimler yapıldı. Bu yeni dönemin ilk başkanı olarak Raúl Alfonsín seçildi. Arjantin'de yeniden demokrasiye geçişle birlikte 1 Arjantin Pesosu, 1 Amerikan Dolarına eşdeğer olurken Carlos Menem'in Başkanlığı döneminde yapılan neoliberal reformlar sonucunda Arjantin ekonomisi büyük bir atılım gerçekleştirdi ve bu atılım sonucunda Buenos Aires şehrinde yapılanma büyük ölçüde arttı. Özellikle Retiro bölgesinde birçok yeni yüksek binalar inşa edildi.

17 Mart 1992 tarihinde Retiro bölgesinde İsrail Konsolosluğu'na bırakılan bir saatli bomba, 29 kişinin ölümüne ve 242 kişinin yaralanmasına yol açtı. Bu olayı 18 Temmuz 1994'te 86 (1'i saldırgan) kişinin ölümüne ve 300'den fazla kişinin de yaralanmasına yol açan bir Yahudi Kültür Merkezi'ne yönelik bir saldırı yaşandı. AMIA (Asociación Mutual Israelita Argentina İsrail-Arjantin Birliği)'ne karşı düzenlenen bu saldırı hakkında yıllarca herhangi bir bilgi verilmedi. Bu durum her yıl saldırının yapıldığı gün, devlet kurumlarını konuya olan ilgisizliklerinden dolayı suçlayan protestolara yol açtı. 25 Ekim 2006 tarihinde savcılık tarafından yayınlanan raporda olayın Hizbullah tarafından gerçekleştirdiği iddia edildi; eski İran Hükûmeti'ndeki sekiz kişi için uluslararası tutuklama kararı istendi. İki olay da şehirde büyük yaralar açtı ve yönetim binalarından sonra şehirde en iyi korunan binalar Yahudi kurumları haline geldi. Buenos Aires, 180.000 kişilik Yahudi ile Latin Amerika'daki en büyük Yahudi nüfusuna sahip şehirdir.

21. yüzyıl
1994 Arjantin Anayasası reformunun ardından, 1996 yılında şehir yeni statüye göre ilk belediye seçimlerini gerçekleştirdi ve belediye başkanının unvanı resmî olarak "hükûmet başkanı" olarak değiştirildi. Seçimi kazanan Fernando de la Rúa, daha sonra 1999-2001 yılları arasında Arjantin devlet başkanı olarak görev yaptı. De la Rúa'nın halefi olan Aníbal Ibarra, iki kez halk oylamasıyla seçildi; ancak República Cromagnon gece kulübünde çıkan yangının ardından görevden alınma süreci başlatıldı ve 6 Mart 2006'da görevden uzaklaştırıldı. Bu süreçte, vekil belediye başkanı olan Jorge Telerman göreve getirildi. 2007 seçimlerinde, Cumhuriyetçi Çözüm (PRO) partisinden Mauricio Macri, ikinci turda Zafer Cephesi (FPV) partisinden Daniel Filmus'u yenerek 9 Aralık 2007'de göreve başladı. 2011 seçimleri de ikinci tura kaldı; PRO, %60,96 oy alırken FPV ise %39,04'te kaldı ve böylece Macri, María Eugenia Vidal'in yardımcılığıyla belediye başkanlığına yeniden seçildi.

2015 seçimleri, şehirde Salta eyaletinde kullanılan sisteme benzer bir elektronik oylama sisteminin ilk kez uygulandığı seçimler oldu; 5 Temmuz 2015'te yapılan bu seçimlerde Mauricio Macri belediye başkanlığından ayrılarak cumhurbaşkanlığı adaylığına yöneldi ve PRO'nun adayı olarak Horacio Rodríguez Larreta öne çıktı. İlk turda FPV'den Mariano Recalde %21,78, ECO partisinden Martín Lousteau %25,59 ve Larreta %45,55 oy aldı; hiçbir aday gerekli çoğunluğu sağlayamadığı için seçim ikinci tura kaldı. 19 Temmuz 2015'te yapılan ikinci turda Larreta %51,6 oy alarak %48,4 oyda kalan Lousteau'yu geride bıraktı ve PRO böylece üst üste üçüncü kez seçimi kazandı; Larreta, belediye başkanı olurken yardımcılığına Diego Santilli getirildi. Bu seçimlerde PRO, kentin daha varlıklı kuzey kesimlerinde daha güçlü olurken, ECO daha yoksul güney mahallelerinde öne çıktı. 5 Aralık 2023'te ise PRO'dan Jorge Macri, aynı partiden görevi devraldığı Larreta'nın yerine Buenos Aires Belediye Başkanı olarak yemin etti.

Coğrafi konum

Buenos Aires şehri, Atlantik Okyanusu kıyısında, Río Paraná ve Río Uruguay nehirlerinin oluşturduğu huni biçimindeki Río de la Plata adı verilen ağızda, Güney Amerika kıtasının doğusunda bulunur.

Río de la Plata'nın Buenos Aires'te bulunan kısmı yoğun balçıkla kaplıdır. Su çok derin değildir ve derinlik genellikle 20 metreyi aşmaz.

Şehir 34° 36′ güney enlemleri ile 58° 23′ batı boylamları arasında bulunur. Buenos Aires'in batısında Arjantin'in en verimli topraklarının bulunduğu Pampa bölgesi uzanmaktadır.

İklim
Buenos Aires'in iklimi, Atlantik Okyanusu'nun bitişiğindeki deniz etkilerinin bir sonucu olarak ılımandır. Köppen iklim sınıflandırmasına göre Buenos Aires ılıman dönencealtı iklimine (Cfa) sahiptir.

Buenos Aires'in yazları sıcak ve nemli; kışları serin, bulutlu ve bazen yağışlıdır. Nem yüzünden, hava sıcak olduğundan daha sıcak; soğuk olduğundan daha soğuk hissedilebilir. Kış aylarındaki ortalama sıcaklık 10 °C ile 15 °C civarındadır. Şehirde kar çok nadir görülür: son kar yağışı 9 Temmuz 2007'de görülmüştür. Yaz aylarındaki ortalama sıcaklık 24.9 °C civarındadır ve genelde yağmur görülür. En sıcak ay Ocak ayıdır ve ortalama sıcaklık 24,9 °C dir, en soğuk aylar da Haziran ve Temmuz aylarıdır ve ortalama sıcaklık 15 °C'dir. Buenos Aires'de yılın ortalama sıcaklığı 16,3 derecedir.

Toplam yıllık yağış 1.236,3 mm'dir ve tüm yıl boyunca görülür.

Şu ana kadar en yüksek hava sıcaklığı; 29 Ocak 1957'de 43.3 °C olarak kaydedilmiştir. En düşük hava sıcaklığı ise; 9 Temmuz 1918'de -5.4 °C olarak kaydedilmiştir.