Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

Ludwig Wittgenstein

Ludwig Wittgenstein

Doğum Tarihi: 26.Nisan.1889

Ölüm tarihi: 29.Nisan.1951

Ludwig Wittgenstein kaç yaşında öldü : 62

Burcu: Boğa

Meslek: Filozof, Akademisyen

Doğum Yeri: Viyana, Avusturya-Macaristan

Ölüm Yeri: Cambridge, İngiltere

Dil felsefesini kökten değiştiren ve “dil oyunları” kavramıyla modern felsefeye yön veren düşünür

Ludwig Wittgenstein, 26 Nisan 1889 tarihinde Avusturya-Macaristan’ın Viyana kentinde doğmuştur. Tam adı Ludwig Josef Johann Wittgenstein olan düşünür, Avusturya doğumlu İngiliz filozof ve mantıkçıdır. 20. yüzyıl felsefesinin en etkili isimlerinden biri kabul edilen Ludwig Wittgenstein, özellikle mantık, dil felsefesi, anlam, zihin, matematik felsefesi ve gündelik dil üzerine geliştirdiği düşüncelerle analitik felsefenin yönünü değiştirmiştir. Tractatus Logico-Philosophicus ve ölümünden sonra yayımlanan Philosophical Investigations adlı eserleri, modern felsefenin temel metinleri arasında yer alır.

Ludwig Wittgenstein, Avrupa’nın en zengin ve kültürel açıdan en etkili ailelerinden birinde dünyaya geldi. Babası çok önceleri asimile olmuş, Avusturyalı Yahudi fabrikatör Karl Wittgenstein, demir-çelik sanayisinde büyük servet edinmiş bir iş insanıydı; annesi Leopoldine Kalmus Wittgenstein ise müzik ve sanatla yakından ilgiliydi. 8 kardeşin en küçüğü idi. Wittgenstein ailesinin Viyana’daki evi, dönemin sanatçıları, müzisyenleri ve entelektüelleri için önemli bir buluşma noktasıydı. Johannes Brahms, Gustav Mahler ve Richard Strauss gibi isimler ailenin kültürel çevresiyle ilişkilendirilmiştir. Ludwig Wittgenstein, Yahudi kökenli olmasına rağmen, Katolik gelenek ve göreneklerine göre eğitilmiştir.

14 yaşına kadar eğitimine özel derslerle devam eden Ludwig Wittgenstein, gençlik yıllarında mühendislik ve mekanik alanlarına ilgi duydu. Ortaokulu Linz’de okuduktan sonra 1906 yılında Berlin-Charlottenburg’da bulunan teknik lisenin makine mühendisliği bölümüne girdi. Önce Berlin’de 2 yıl makine mühendisliği üzerine teknik eğitim aldı. 1908 yılında mühendis diplomasını aldıktan sonra uçak motoru yapımı denemelerinin yapıldığı Manchester mühendislik bilimi bölümüne gitmiştir. Kısa bir süre sonra bu kararından vazgeçen Wittgenstein, 17 Ağustos 1911 yılında patent aldığı “Uçak pervanesini geliştirme önerileri” projesi üzerinde çalışmıştır.

Burada Ludwig Wittgenstein, kendini derinden etkileyen İngiliz matematikçi ve filozof Lord Bertrand Russell'in kendisiyle ve eserleriyle tanışmıştır. 1912 yılında matematik ve mantık alanında, Russell'in yanında okumak için Cambridge Üniversitesi'ne gitmiştir. Bertrand Russell, onun olağanüstü zekâsını fark etti ve Ludwig Wittgenstein kısa sürede Cambridge’in felsefe çevresinde dikkat çeken bir figür haline geldi. G. E. Moore ve Bertrand Russell ile kurduğu entelektüel ilişkiler, onun erken dönem düşüncesinin gelişiminde belirleyici oldu

I. Dünya Savaşı başlayınca, gönüllü olarak Avusturya ordusuna yazıldı. Savaş boyunca mantık ve felsefe notları tuttu. 1919’da toplumsal yaşama döndü. Ardından Manchester Üniversitesi’nde havacılık mühendisliği üzerine çalışmalar yaptı. Uçak pervaneleri ve matematiksel hesaplamalarla ilgilenirken mantık ve matematiğin temelleri üzerine sorulara yöneldi. Bu ilgi, onu kısa süre içinde felsefeye ve özellikle mantık felsefesine götürdü.

1911 yılının kasım ayında Ludwig Wittgenstein Bertrand Russell'in de yardımlarıyla Cambridge’de gizli bir topluluk olan seçkin Apostles’e üye seçilmiştir. Bu esnada ilk sevgilisi David Pinsent’le karşılaşmıştır. Kısa zamanda aralarında sarsılmaz bir dostluk oluşmuş ve birlikte Norveç’in Skjolden şehrinde, ahşap bir ev satın almışlardır. Ludwig Wittgenstein, mantığın sistemleri konusu üzerindeki çalışmalarına birkaç ay burada devam etmiştir.

Ludwig Wittgenstein’in homoseksüel olduğu, ilk olarak 1973’te William Warren Bartley III’in biyografisinde bahsettiği ancak adını zikretmediği bir erkek arkadaşı olmasından, ikinci olarak ise tuttuğu günlüklerindeki gizli yazılarından anlaşılmaktadır.

Ludwig Wittgenstein, Birinci Dünya Savaşı sırasında Avusturya-Macaristan ordusunda gönüllü olarak görev yaptı. Cephede geçirdiği yıllarda mantık, dil, dünya ve etik üzerine notlar tuttu. Savaş deneyimi, onun düşüncesinde yalnızca teknik mantık meselelerini değil, etik, ölüm, sessizlik ve yaşamın anlamı gibi derin varoluşsal soruları da merkeze aldı. Savaş sırasında esir edilen Ludwig Wittgenstein, İtalya 'daki esir kampında Lev Tolstoy'un eserlerini okumuş ve büyük ihtimalle, onun düşüncelerinden etkilenerek öğretmenlik yapmaya karar vermiştir.

Ludwig Wittgenstein, savaş sonrası dönemde Tractatus Logico-Philosophicus adlı eserini tamamladı. 1921 yılında yayımlanan bu kitap, dilin yapısı ile dünyanın yapısı arasında mantıksal bir karşılıklılık bulunduğunu savundu. Ona göre anlamlı önermeler, dünyadaki olguların mantıksal resimleri olarak anlaşılabilirdi. Bu eserde felsefenin görevi, düşüncenin sınırlarını ve dilin neyi ifade edebileceğini açıklığa kavuşturmaktı.

Ludwig Wittgenstein, Tractatus Logico-Philosophicus adlı eserinde felsefenin birçok geleneksel probleminin dilin yanlış kullanımından kaynaklandığını ileri sürdü. Kitabın en ünlü sonuçlarından biri, dilin sınırları dışında kalan konularda susmanın gerekliliğine dair düşüncesidir. Bu yaklaşım, mantıksal pozitivizm ve Viyana Çevresi üzerinde büyük etki yarattı; ancak Ludwig Wittgenstein daha sonra kendi erken dönem düşüncesinin birçok yönünü sorgulayacaktı.

Ludwig Wittgenstein, Tractatus Logico-Philosophicus’u tamamladıktan sonra felsefi sorunları çözdüğüne inanarak akademik felsefeden uzaklaştı. Ailesinden kalan büyük mirası reddetti veya kardeşlerine devretti. Bir süre Avusturya kırsalında ilkokul öğretmeni olarak çalıştı. Bu dönemde sade yaşam, ahlaki ciddiyet ve kişisel disiplin arayışı, onun karakterinin belirgin yönleri arasında yer aldı.

1921 yılında babasının ölümü üzerine kendisine kalan muazzam mirası dağıtarak, beş parasız kalmayı seçti. Ona kalan mirasını kardeşleriyle paylaşmıştır, bir bölümünü dönemin genç sanatçılarından Adolf Loos, Georg Trakl ve Rainer Maria Rilke'ye bağışlamıştır. 1919/1920 yıllarında Viyana’daki öğretmen yetiştirme eğitim kurumuna gittikten sonra 1926’ yılına kadar Aşağı Avusturya’nın çeşitli bölgelerinde ilkokul öğretmenliği yaptı. Öğretmenliği bıraktıktan sonra Viyana yakınlarında Hüttendorf kasabasındaki bir manastırda kısa bir süre bahçıvanlık yaptı. 1926 yılında Viyana’ya taşınmıştır. İzleyen iki yıl içinde kız kardeşinin Viyana’da yaptırdığı evin planını çizdi ve inşaat işlerini idare etti.

Ludwig Wittgenstein, öğretmenlikten sonra bir süre bahçıvan yardımcılığı yaptı ve kız kardeşi Margarethe Stonborough-Wittgenstein için Viyana’da inşa edilen evin tasarım sürecine katıldı. Wittgenstein House olarak bilinen bu yapı, onun mimari, oran, sadelik ve kesinlik konusundaki estetik anlayışını yansıtan önemli bir çalışmadır.

Ludwig Wittgenstein, 1929 yılında Cambridge’e geri döndü ve Cambridge Trinity College'de öğretim üyesi oldu, felsefi çalışmalarına yeniden başladı. Bu dönüş, düşüncesinde büyük bir değişimin başlangıcı oldu. Erken döneminde dili mantıksal bir resim sistemi olarak görürken, daha sonraki döneminde anlamın dilin kullanımında ortaya çıktığını savundu. Bu görüş, onun geç dönem felsefesinin merkezini oluşturdu.

Ludwig Wittgenstein, geç dönem düşüncesinde “language games”, yani “dil oyunları” kavramını geliştirdi. Ona göre dil, tek bir mantıksal yapıya indirgenemez; farklı yaşam biçimleri içinde kullanılan çok çeşitli pratiklerden oluşur. Emir vermek, soru sormak, dua etmek, şaka yapmak, hesaplamak, adlandırmak ve söz vermek farklı dil oyunlarıdır. Bir sözcüğün anlamı, çoğu durumda onun dil içindeki kullanımından doğar.

Ludwig Wittgenstein, “private language” tartışmasıyla da zihin felsefesinde büyük etki yarattı. Ona göre tamamen özel, yalnızca tek bir kişinin erişebileceği içsel işaretlerden oluşan bir dil fikri sorunludur. Dilin anlamı, kamusal kullanım, kurallar ve ortak yaşam biçimleri içinde oluşur. Bu yaklaşım, zihin, bilinç, duygu ve anlam üzerine yapılan tartışmalarda temel referanslardan biri haline geldi.

Ludwig Wittgenstein, 1939 yılında Cambridge Üniversitesi'nde felsefe kürsüsüne atandı.Cambridge’de ders verirken alışılmış akademik üsluptan farklı bir öğretim tarzı benimsedi. Derslerinde hazır sistemler sunmaktan çok, öğrencileri felsefi sorunların nasıl ortaya çıktığını görmeye zorladı. Kısa, yoğun, çoğu zaman aforizmatik ifadeler kullandı. Öğrencileri ve yakın çevresi, onun düşünsel ciddiyetini, keskin eleştirel tavrını ve kişisel olarak zorlayıcı karakterini sık sık vurgulamıştır.

Ludwig Wittgenstein, Adolf Hitler’in Avusturya’yı işgalinden sonra İngiliz vatandaşlığına geçti.

Ludwig Wittgenstein, İkinci Dünya Savaşı sırasında Cambridge’de kalmak yerine hastanelerde yardımcı görevlerde çalıştı. Bu dönemde felsefi üretimini tamamen bırakmadı, fakat akademik şöhret ve kurumsal rahatlıktan uzak durmayı tercih etti. Savaş sonrasında Cambridge’deki görevinden ayrıldı ve zamanının bir bölümünü İrlanda ile İngiltere arasında daha yalnız ve yoğun düşünsel çalışmalarla geçirdi.

Ludwig Wittgenstein, yaşamı boyunca çok az eser yayımladı. Tractatus Logico-Philosophicus dışında büyük çalışmalarının çoğu ölümünden sonra notlarından ve öğrencilerinin düzenlemelerinden yayımlandı. 1953 yılında yayımlanan Philosophical Investigations, onun geç dönem düşüncesinin en önemli metni olarak kabul edilir. Bu eser, dil oyunları, anlamın kullanım teorisi, kurallar, özel dil eleştirisi ve felsefi problemlerin çözülme biçimi üzerine modern felsefeyi derinden etkiledi.

1944 sonbaharında kanser olduğu anlaşılan Ludwig Wittgenstein, 29 Nisan 1951 tarihinde İngiltere’nin Cambridge kentinde 62 yaşında hayatını kaybetti.

Ölümünden kısa süre önce söylediği aktarılan son sözleri, onun hayatını bir bütün olarak nasıl gördüğüne dair sıkça anılır. Ludwig Wittgenstein, ölümünden sonra analitik felsefe, dil felsefesi, zihin felsefesi, din felsefesi, matematik felsefesi ve sosyal bilimler metodolojisi üzerinde kalıcı etki bırakmıştır.

Ludwig Wittgenstein, felsefe tarihinde iki farklı dönemiyle etkili olmuş ender düşünürlerden biridir. Erken döneminde mantıksal yapı ve temsil teorisiyle, geç döneminde ise gündelik dil, kullanım, kural ve yaşam biçimi kavramlarıyla felsefenin yönünü değiştirmiştir. Bugün Ludwig Wittgenstein, 20. yüzyılın en özgün, en zorlayıcı ve en etkili filozoflarından biri olarak kabul edilmektedir.

Başlıca Eserleri:
1921 – Tractatus Logico-Philosophicus – Mantık ve Dil Felsefesi Kitabı
1953 – Philosophical Investigations – Dil Felsefesi Kitabı
1956 – Remarks on the Foundations of Mathematics – Matematik Felsefesi Çalışması
1958 – The Blue and Brown Books – Ders Notları / Dil Felsefesi Çalışması
1961 – Notebooks 1914–1916 – Felsefi Notlar
1967 – Zettel – Felsefi Notlar
1969 – On Certainty – Bilgi Felsefesi Çalışması
1977 – Culture and Value – Felsefi ve Kültürel Notlar
1980 – Remarks on the Philosophy of Psychology – Zihin Felsefesi Çalışması


Kaynak:Biyografiler.com