Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

BioClash – Bilgini test etmeye hazır mısın?

Kültür Devrimi


Kültür Devrimi

Büyük Proleter Kültür Devrimi, ya da kısaca Kültür Devrimi, Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri Mao Zedong'un iktidardaki son 10 yılı içinde (1966-1976) Çin Devrimi'nin ruhunu yeniden canlandırmak için başlattığı hareket.

Sovyetler Birliği'nde Nikita Kruşçev'in Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri olmasının ardından, daha önceki genel sekreter olan Josef Stalin'i açıktan kınaması ve Marksist-Leninist ilkeleri "yumuşatır" görünmesi Çin Komünist Partisi ileri gelenlerinden bazılarına ilham ve cesaret vermişti. Bununla paralel olarak çıkan Çin-Sovyet ayrılığı sonucu ÇKP'nin bölünmesi ve bilhassa devlet başkanı Liu Şao Çi ve Pekin belediye başkanı Peng Çen'in muhalefete geçmesi Mao Zedong önderliğindeki kanadı endişelendirmişti. Çin'deki durumların Ekim Devrimi'nin amacından uzaklaştığı kanısına varan Mao Zedong ve ekibi, ülkesinin aynı yolu izlemesinin son derece tehlikeli olduğunu belirtmiş ve bu durumla mücadele etmeye başlamıştır. Bu kanatta önder isimlerden biri olan Savunma Bakanı Lin Piao, çeşitli broşürler ve makaleler yayınlayarak "Çinli revizyonistler" olarak tanımladığı bu kişileri kıyasıya eleştirmiş ve orduda bu görüşte olanları tasfiye etmiştir.

İnsanlar paranoyakça sebepler yüzünden casus suçlamalarına maruz kalmışlardır. Mao Zedong'un posterini ev içinde ikinci planda bir yere asmak, yazı karakterlerinde yanlışlık yapmak bu saçma paranoyak suçlamalar için gerekli zemini sağlamaya yetiyordu. insanlar Mao Zedong'u desteklemiyor olmakla suçlanmamak için Mao'nun küçük kırmızı kitabının 2 ya da daha fazla kopyasını yanlarında taşıyorlardı. resmi devrim yılları arasında (66 - 69) 500.000 kişinin öldürüldüğü söylenir.

Mao Zedong ve ekibi, SSCB'de var olduğunu iddia ettiği "bürokratik komünizm" anlayışının Çin'deki varlığını bitirmek amacıyla, 1966'dan 1976 yılına kadar sürecek olan Çin Kültür Devrimi'ni başlattığını duyurdu. Bu dönemde bütün okullar ve üniversiteler, radikal bir şekilde komünizm savunucusu Kızıl Muhafızlar aracılığıyla Mao Zedong'un bildirilerini takip edecek şekilde organize edilmiştir. Bu örgütlenmede Lin Piao büyük rol üstlenmiştir. Bu örgütlenmeyle birlikte opera, tiyatro vb. kültür etkinliklerinde eski ve klasik eserler yasaklanmış, sadece "devrimci" eserlerin yer alması sağlanmıştır. Başlangıçta kültür ve sanat alanında bir reform olarak ortaya atılan Kültür Devrimi fikri, partideki tasfiyeler ve ordudaki hareketlerle genel bir siyasi hamleye dönüşmüştür. Bu kapsamda Çinli gençler üniversiteleri, kütüphaneleri, müzeleri basıp "eski toplumu" ve "eski alışkanlıkları" temsil eden eserleri tahrip etmişler, birçok ibadet yerini ateşe vermişler, mağazaları işgal edip buraları artık halk adına yöneteceklerini ilan etmişlerdir. Alman yazar Jürgen Dennert gördüklerinin bir bölümünü şu şekilde aktarmıştır;

"Tercümanım Lo, beni Pekin'deki "Uyuyan Buda" heykeline götürdü. Dünya tarafından değeri biçilemeyen tarihi heykel, Kızıl Muhafızlar tarafından parçalanmıştı. Heykellerin üstünde ve duvarlarda, Kızıl Muhafızlar tarafından asılmış pankartlarda şu satırlar okunuyordu: "Eski dünyaya lanet olsun", "Geçmişi hatırlatan her şeye lanet olsun, "Feodalizmi ve burjuvazizmi hatırlatan her şeyi tahrip edin". ... Şehrin caddelerinde kamyonları doldurmuş bir şekilde dolaşan gençler, devrim şarkıları söylüyorlardı. Şehirde her şey değişmişti. Sokakların isimleri, mağazaların tabelaları. Mesela "Altın sükunet" caddesine "Anti-emperyalizm caddesi adı verilmişti. Sonra 8-10 yaşlarındaki çocuklardan oluşan bir grup gördüm. Ellerinde kızıl bayraklar, avazları çıktığı kadar geçmişe lanet ediyorlardı." „


Mao Zedong, şehirli gençleri Kızıl Muhafızlar adıyla kurulan organizasyona katılmaya teşvik etmiş ve güvenlik güçlerine Kızıl Muhafızlar'a müdahale etmemelerini emretmiştir. "Devrimci şiddet" adı verilen yöntemin kullanıldığı bu dönemde, Kızıl Muhafızlar arasında bir hiyerarşi veya herhangi bir liderlik durumu bulunmadığından dolayı, zaman zaman çeşitli fraksiyonlar ortaya çıkmış ve Çin'in bazı bölgelerinde iç savaşa varan durumlar baş göstermiştir. Bunu gören Mao Zedong, Kızıl Muhafızlar arasında ortaya çıkan hizipleri bastırmak; Kızıl Muhafızları yeniden Çin Komünist Partisi çerçevesinde bir araya getirme kararı almıştır.

Geniş halk kitlelerinin radikal değişimini hedef alan Çin Kültür Devrimi, Çin Halk Cumhuriyeti'nin hem SSCB hem de Batı Bloku ile ilişkilerini olumsuz yönde etkilemiştir. Mao Zedong'un ölümüyle birlikte sona eren Kültür Devrimi, batılı yazarlara göre bir neslin eğitimsiz kalması, halkın gruplaşması, milyonlarca insanın işinden ve konumundan olması ve ekonomik yavaşlama gibi çok ciddi sonuçları olmuştur

Diğer görüşler
Bazı yazarlara göre; Kültür Devrimi'nin başlama amacının kitlelerle ilişkisi yoktu, söz konusu mücadele iktidara egemen olmak isteyen bürokrasinin iki kanadı arasında geçti. Buna göre; 1940'lı yılların sonunda Mao Zedong, devlet başkanı unvanını korumasına rağmen gerçek iktidarın dışına itilmişti. Mao Zedong, iktidarı yeniden elinde toplayabilmek için çeşitli adımlar atmış fakat başarılı olamamıştır. Sonraki süreçte, 1966 yılının başında Mao Zedong, egemen bürokrasi içindeki mücadelesini Çin Komünist Partisi'nin dışına taşırmış, Mayıs ayında öğrencileri "ülkeyi diktatörce yöneten yerel ve ulusal liderliğe karşı ayaklanmaya" çağırmıştır. Bu çağrı sonrasında lise ve üniversite öğrencileri, Mao Zedong'un bu çağrısına uymuşlar ve sokaklara çıkmışlardır. İlk hedef okulların yöneticileri olmuştur. Öğrenciler, okul yöneticilerini ve bir kısım yerel parti yöneticisini sokaklarda aşağılayarak dolaştırıp, geçmiş suçlarını ve hatalarını itiraf etmeye zorlamışlardır. Yine bu görüşlere göre; Mao Zedong'un merkezden başlattığı bu harekete karşı, yerel yöneticiler de yerel "Kızıl Muhafız" grupları kurarak yanıt vermiştir. Bu kızıl muhafızlar çoğu zaman fabrika işçileri veya yerel yönetim memurlarıydı ve öğrenci hareketine kuşku ile bakıyorlardı.

Kültür Devrimi, kırsal kesimde yaşayan insanların büyük çoğunluğunu büyük ölçüde etkilemese de, Çin'in tamamı için ciddi sonuçlar doğurdu. Kısa vadede, siyasi istikrarsızlık ve sürekli değişen ekonomik politikalar, daha yavaş ekonomik büyümeye ve hükümetin mal ve hizmet sunma kapasitesinde düşüşe yol açtı. Siyasi sistemin her kademesindeki yetkililer, gelecekteki politika değişikliklerinin, önceki politikaları agresif bir şekilde uygulayanları tehlikeye atacağını öğrendiler. Sonuç, bürokratik bir çekingenlik oldu.

Ayrıca, Mao Zedong'un ölümü ve Kültür Devrimi'nin sona ermesiyle (Kültür Devrimi resmi olarak Ağustos 1977'deki On Birinci Parti Kongresi tarafından sona erdirildi, ancak aslında Mao Zedong'un ölümü ve 1976 sonbaharında Dörtlü Çete'nin (Dörtlü Çete = Mao Zedong'un karısı Jiang Qing, Eski Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Başkan Yardımcısı Wang Hongwen, siyasi teorisyen, yazar ve politikacı Zhang Chunqiao ve edebiyat eleştirmeni ve politikacı Yao Wenyuan idi.) tasfiyesiyle sona erdi), yaklaşık üç milyon parti üyesi ve sayısız haksız yere tasfiye edilmiş vatandaş, görevlerine iade edilmeyi bekliyordu. 1970'lerin sonlarında bu acil sorunlarla başa çıkmak için cesur önlemler alındı, ancak Kültür Devrimi, Çin'i rahatsız etmeye devam eden bir miras bıraktı.