ihtida
ihtida
İhtida Tanıtımı : (Diyanet İşleri BaşkanlığıDin Hizmetleri Genel Müdürlüğü)
İhtida, gerçeğe ulaşmak ve doğru yolu bulmak demektir. Dini bir terim olarak ise; inançsız iken veya başka bir dine mensupken İslâm dinini benimsemeyi ifade eder. İhtidâ eden kimseye mühtedî adı verilir. İhtida terimi sadece İslam'a girişi tanımlamakta, sadece yeni Müslüman olana mühtedi denmektedir.
Eski dinini çeşitli nedenlerle terk ederek Müslüman olmayı seçenlerin genelde yeni girecekleri dini tanıma ve araştırma sürecini yaşadıkları bir hazırlık evresi geçirdikleri bilinmektedir. Kur'an-ı Kerîm'de zekât verilecekler arasında müellefe-i kulûbun da zikredilmesi (Tevbe, 9/60) İslâmiyet'in böyle bir hazırlık devresini kabul ettiğini gösterir. Bunun yanında Hz Ömer'in Müslüman olması hadisesinde olduğu gibi nâdir de olsa hiçbir ön belirti görülmeden ortaya çıkan âni din değiştirmeler de mevcuttur. Fakat bu tür ihtidada bile şuuraltının bir ön hazırlığı söz konusu olabilmektedir.
İslâmiyet evrensel bir din olup kendi değerlerinden bütün insanların faydalanmasını, dolayısıyla Müslüman olmayanların ihtida etmesini ister. Müminlere de bu noktada görevler yükler. “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır, onlarla en güzel şekilde tartış" (Nahl 16/125) mealindeki ayet bu görevi açıkça ifade eder. Din adamı sınıfı bulunmayan İslâm'da Müslümanlar dinin evrensel mesajını insanlara ulaştırmakla yükümlü birer davetçidir. Peygamberliği evrensel olan ilk tebliğci Hz Muhammed bu hususu, “Bir kişinin ihtidâ etmesine vasıta olmak büyük bir servete kavuşmaktan daha hayırlıdır" (Buhârî, Cihâd, 102; Müslim, Feżâʾilü'ṣ-ṣaḥâbe, 34) hadisiyle vurgulamıştır. İslâm'da cihadın asıl manası ve temel gayesi de budur.
İhtidâ bir anlamda kişinin yeni bir dini kabul edişi değil eski dinine dönüşüdür, çünkü İslâm'a göre insan fıtrat dini (İslâm) üzere doğar. Kur'ân-ı Kerîm'de, Allah'la insanlar arasında yaratılışları döneminde yapıldığı ifade edilen sözleşme (A'râf 7/172) ve her doğan çocuğun fıtrat üzere dünyaya geldiğini, fakat ebeveyninin onu Yahudi, Hıristiyan veya Mecûsî yaptığını bildiren hadis de (Buhârî, Cenâiz, 93; Müslim, Ḳader, 22-25) bu gerçeği vurgular. Anne ile baba çocuğun bu tabii halini korumakla görevlidir. Ebeveyni tarafından kendi dini değerlerine göre yetiştirilen bir insanın ihtidâ etmesi, bu kişinin fıtratını hatırlaması ve ona geri dönmesidir.
İhtidâ etmenin en önemli şartı, kelime-i şehâdet getirerek Allah'ın birliğini ve Hz. Muhammed'in peygamberliğini kabul etmektir. Mühtedi tek başına Müslüman olabilir. Fakat mühtedinin imanını en az iki kişinin yanında şehâdet getirerek ilan etmesi gelenek haline gelmiştir. Mühtediden ilk iş olarak gusül abdesti alması, daha sonra da dinin temel esaslarını
öğrenmesi beklenir. İslâm'a aykırı bir çağrışım yapmadıkça ismini değiştirmesi şart değildir. Erkek mühtedinin sünnet olması tavsiye edilir. İhtidâ ettiği için önceki günahları Allah tarafından bağışlanan kişi mânevî açıdan yeniden doğmuş gibidir.
Geçmişten günümüze insanların ihtida etmesine zemin hazırlayan ve Müslüman olmalarına vesile olan bir takım faktörler bulunmaktadır. Bu faktörleri genel olarak şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Devletlerin çökmeye yüz tutması, uzayıp giden savaşların ve vergi toplama sistemindeki adaletsizliklerin halkı ekonomik olarak yıpratması ve canından bezdirmesi sebebiyle Müslüman fatihlerin fethedilen topraklarda birer kurtarıcı olarak karşılanması.
2. Aşırı dini baskılar karşısında rahatsız olanların dini özgürlük vadeden İslam'ı tercih etmeleri.
3. Gayrimüslimlerin bulunduğu bölgelere yerleşen Müslümanların ahlaki, beşeri ve kültürel olgunluklarından etkilenenlerin, bu yüce dinin bir mensubu olmak istemeleri.
4. Müslümanların, fethettikleri topraklarda kurdukları şehirleri cami, medrese, zaviye ve kervansaraylar gibi İslam medeniyetine ait unsurlarla şekillendirmişler, bu şehirlere yerleşen Müslümanların kendilerine güven duymaları diğer ırklarında Müslüman olmalarını sağlamıştır.
5. Müslümanlar ve gayrimüslimler arasında gerçekleştirilen evlilikler.
Günümüzde ihtida hizmetleriyle ilgili iş ve işlemler, 2010 yılında yürürlüğe giren 6002 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun gereği Başkanlığımızca deruhte edilmektedir.
----------------------------------0000------------------------------
ihtida
Dinden çıkma, dinden dönme ya da irtidad, bir insanın dininden ayrılmasıdır.
Yasal durum
Dinden çıkma, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından bir insan hakkı olarak değerlendirilmektedir. Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, hiç kimsenin kendi tercihi olan bir dini kabul etme veya inanca sahip olma özgürlüğünü zayıflatacak bir zorlamaya tabi tutulamayacağını ifade etmektedir.
Günümüzde dinden çıkmayı suç sayan ülkelerin tamamı Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerdir. Hıristiyan, Musevi, Budist, Hindu ya da ateist çoğunluklu hiçbir ülkede dinden çıkmayı ya da bir dinden diğerine geçmeyi cezalandıran yasalar bulunmamaktadır.
2020'de İslam ülkelerinde dinden çıkmaya verilen (uygulanan veya önerilen) cezalar.
İdam cezası
Hapis
Bir Müslümanı dinden çıkarmak suç
Evliliğin düşmesi veya çocuğun vekaletini kaybetme
Dinden çıkmayı suç sayan ülkelerden bazıları şunlardır.
Afganistan: Ölüm cezası
Birleşik Arap Emirlikleri: 3 yıl hapis, kırbaçlama, ölüm cezası
Brunei: Ölüm cezası ya da 30 yıl hapis
Irak[5]
İran: Ölüm cezası
Katar: Ölüm cezası
Komorlar
Maldivler
Malezya: 13 eyaletin 5'inde suç; para, hapis ve kırbaçlama cezaları
Mısır: 3 yıl hapis cezası
Moritanya: Ölüm cezası
Nijer
Somali: Ölüm cezası
Suriye
Suudi Arabistan: Ölüm cezası
Umman: Hapis cezası
Yemen: Ölüm cezası
Sudan 2020 yılında dinden çıkma yasasını kaldırmıştır. 2020'ye kadar idam cezası uygulanıyordu.
Bunun dışında bazı Müslüman ülkeler, vatandaşlıktan çıkarma, evliliğin düşmesi, çocuğun vesayetinin kaybı gibi cezalar vermektedir. Bazı Müslüman çoğunluklu ülkelerde, dinden çıkma suç olmasa da, bir Müslümanı dinden çıkmaya teşvik etmek suçtur.
Dini görüşler
Hıristiyanlık
İspanya'da Katolik Kilisesini terk etme çağrısı yapan "Toplu Dinden Çıkma Kampanyası"nın logosu
Dinden dönme anlamına gelen kelimeler Yunanca sapma ya da isyan anlamına gelen apostasia'dan ("ἀποστασία") türemiştir.
İslam
Ana madde: İslam'da dinden çıkma
Dini terminolojide "küfre girer" şeklinde ifade edilen eylemleri yapmaya irtidat, eylemi yapan kişiye mürted denir. Fıkıhta farz veya sünnet olarak tanımlanan dini emirleri reddeden, hafife alan, alay veya saygısızlık eden veya "elfaz-ı küfür" denilen sözleri konuşan kişilere mürted denilir. Şeriat hükümlerine göre cezası ölümdür.
Geleneksel İslam fıkıhçıları dini emirleri terk eden kişilerin mürted kabul edilip edilmeyeceğini de tartışmışlar ve bu konuda belirli eğilimler ortaya koymuşlardır. Yaşanan tartışmalar yoğunlukla şeriata göre namaz, oruç veya zekatın terki veya reddedilmesi gibi eylemlerin cezalandırılıp cezalandırılmayacağı ile ilgili değil, cezalandırılma veya öldürülmeleri sonrasında bu kişilerin cenazelerine yapılacak işlemlerle ilgilidir. Bu kişiler mürted kabul edildiklerinde cenaze namazları kılınmaz, Müslüman mezarlığına gömülemez, miras bıraktıkları devlet hazinesine kalır.
Hanefiler ameli imanın bir parçası kabul etmedikleri için namaz, oruç gibi İslam'ın uygulanmasına dair ihmal veya ret içeren eylemlerde kişinin kanatılıncaya kadar dövülmesi veya ölünceye kadar hapsedilmesini de içeren tazir cezaları ile cezalandırılmasını öngörürler, öldüklerinde cenazelerine Müslüman cenazesi muamelesi yapılır.
Şafii, Maliki mezheplerine göre namazı terk etmek ceza miktarı ve şekli Kur’an ve sünnetle belirlenen suçlardandır ve terk eden “had” uygulanarak öldürülür. Ancak cenazelerine Müslüman cenazesi muamelesi yapılır, miras bıraktıysa mirasçılarına paylaştırılır.
Hanbeli mezhebinde ise namazı terk eden ve bunda ısrarcı olan kişiler mürted kabul edilerek mürtedlere kılıçla öldürme şeklinde uygulanan “had cezası” tatbik edilir, cenaze namazı kılınmaz ve ceset Müslüman mezarlığına gömülmez.
Yahudilik
Tevrat'ta şöyle demektedir:
Öz kardeşin, oğlun, kızın, sevdiğin karın ya da en yakın dostun seni gizlice ayartmaya çalışır, senin ve atalarının önceden bilmediğiniz, dünyanın bir ucundan öbür ucuna dek uzakta, yakında, çevrenizde yaşayan halkların ilahları için, 'Haydi gidelim, bu ilahlara tapalım' derse, ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın. Onu kesinlikle öldüreceksin. Onu önce sen, sonra bütün halk taşa tutsun. Taşlayarak öldürün onu. Çünkü Mısır'dan, köle olduğunuz ülkeden sizi çıkaran Tanrınız RAB'den sizi saptırmaya çalıştı.
Tesniye 13:6–10










