Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

BioClash – Bilgini test etmeye hazır mısın?

150’likler


150’likler, Lozan Antlaşması çerçevesinde kabul edilen umumi aftan istisna tutularak Türkiye Cumhuriyeti tarafından vatandaşlıktan çıkarılan ve sürgüne gönderilen 150 kişiyi ifade eden tarihî bir kavramdır. 1 Haziran 1924 tarihli kararname ile yürürlüğe giren uygulama, Millî Mücadele sürecinde Ankara hükümetine muhalif görülen isimleri kapsamaktadır.

Tarihî Arka Plan

1919 yılındaki Sivas Kongresi’nden sonra Anadolu’da İstanbul hükümetine paralel bir yönetim oluşmuş; 1920’de meclis Ankara’da toplanmıştır. Bu süreçte Osmanlı hükümetinin otoritesi İstanbul ve çevresiyle sınırlı kalmış; Anadolu’da Ankara’ya karşı çıkan isyanlar ve direnişler yaşanmıştır. 1919–1923 arası dönem, yer yer bir iç savaş görünümü arz etmiştir.

Lozan görüşmelerinde Türk heyeti genel affı kabul etmiş; ancak 150 kişinin bu aftan istisna edilmesini talep etmiştir. Müttefik devletler bu talebi kabul etmiştir. Sayı, belirli bir hukuki ölçütten ziyade siyasî bir uzlaşma sonucu belirlenmiştir. Emniyet birimlerince hazırlanan yaklaşık 600 kişilik liste, önce 300’e, ardından 150’ye indirilmiştir.

Listenin Oluşumu

Liste, Meclis’te gizli oturumda görüşülmüş; kimi isimler sembolik veya siyasî gerekçelerle eklenmiştir. Dahiliye Vekili Ferid Bey’in istifası üzerine bir süre 149 kişi belirlenmiş; 150. isim olarak Köylü gazetesi sahibi Refet’in eklenmesiyle sayı tamamlanmıştır.

Listede yer alanlar şu gruplardan oluşmaktaydı:

  • Sultan Vahdettin VI. Mehmet’in maiyeti,
  • Osmanlı hükümetinde görev almış bazı bakanlar,
  • Kuvva-i İnzibatiye mensupları,
  • Sevr Antlaşması’nı imzalayan heyet üyeleri,
  • Bürokrat ve subaylar,
  • Çerkes Ethem ve çevresi,
  • Gazeteciler ve çeşitli memurlar.

Dikkat çekici hususlardan biri, listede gayrimüslim bir ismin bulunmamasıdır. Kanun çıktığında listedeki kişilerin 60 kadarı hâlen Türkiye sınırları içindeydi.

Öne Çıkan İsimler

150’likler arasında dönemin tanınmış simaları yer almaktaydı:

Sürgün edilenlerin çoğu Köstence, Batı Trakya, Irak, Mısır, Beyrut, Fransa ve Paris gibi merkezlere gitmiştir.

Sürgün Hayatı

150’liklerin büyük kısmı maddi sıkıntılar içinde yaşamıştır. Osmanlı döneminde yüksek görevlerde bulunmuş pek çok isim, sürgün yıllarında yoksullukla karşı karşıya kalmıştır. Ali Nâdir Paşa Mısır’da, Ali Galip Bey Köstence’de, Ahmed Avni Paşa ve Ömer Yâver Paşa Beyrut'ta hayatlarını kaybetmiştir.

Refik Hâlit Karay sürgün yıllarında kaleme aldığı “Gurbet Hikâyeleri” ile bu dönemin edebî tanıklığını yapmıştır. Mustafa Sabri Efendi, Batı Trakya’da yayımlanan gazetelerde Ankara yönetimini eleştiren yazılar yazmıştır.

1938 Affı

29 Haziran 1938 tarihinde çıkarılan kanunla 150’likler affedilmiştir. Ancak affa rağmen emekli maaşı bağlanmaması ve sekiz yıl kamu görevine alınmama gibi sınırlamalar getirilmiştir. Kanun çıktığında listedekilerin yaklaşık yarısı hayattaydı.

Refik Hâlit Karay ve Refi Cevad Ulunay Türkiye’ye dönmüş; Mustafa Sabri Efendi ve Çerkes Ethem gibi bazı isimler ise geri dönmemeyi tercih etmiştir.

Tarihî Değerlendirme

150’likler uygulaması, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde rejime muhalif görülen isimlerin tasfiyesi bağlamında değerlendirilir. Olay, yeni kurulan devletin siyasal meşruiyetini sağlamlaştırma çabalarının bir parçası olarak görülmekte; aynı zamanda hukuk, siyaset ve toplumsal hafıza açısından tartışmalı bir uygulama olarak tarih literatüründe yer almaktadır.

Kaynak: Ekrem Buğra Ekinci