Pierre Bourdieu
Doğum Tarihi: 01.Ağustos.1930
Ölüm tarihi: 23.Ocak.2002
Pierre Bourdieu kaç yaşında öldü : 72
Burcu: Aslan
Meslek: Akademisyen, Sosyolog, Yazar
Doğum Yeri: Denguin, Pyrénées-Atlantiques, Fransa
Ölüm Yeri: Paris, Fransa
“Habitus”, “kültürel sermaye” ve “alan” kavramlarıyla çağdaş sosyolojiyi dönüştüren Fransız düşünür
Pierre Bourdieu, 1 Ağustos 1930 tarihinde Fransa’nın Pyrénées-Atlantiques bölgesindeki Denguin köyünde doğmuştur. Fransız sosyolog, antropolog, akademisyen ve yazar olan Pierre Bourdieu, 20. yüzyılın en etkili sosyal bilimcilerinden biri olarak kabul edilir. Toplumsal sınıf, eğitim, kültür, zevk, iktidar, dil, medya, akademi, sanat, devlet ve sembolik tahakküm üzerine geliştirdiği teorilerle modern sosyolojinin temel isimlerinden biri olmuştur. Özellikle “habitus”, “kültürel sermaye”, “sosyal sermaye”, “sembolik sermaye”, “alan” ve “sembolik şiddet” kavramlarıyla tanınır.
Pierre Bourdieu, mütevazı bir ailede büyüdü. Babası posta memuru olarak çalışıyordu. Kırsal kökenli bir aileden gelmesi, onun ileride eğitim sistemi, sınıfsal hareketlilik, kültürel ayrıcalık ve toplumsal eşitsizlik üzerine geliştireceği düşünceler açısından önemli bir arka plan oluşturdu. Kendi yaşam deneyimi, Fransız eğitim sisteminde taşralı ve alt sınıf kökenli bir öğrencinin merkezî akademik kurumlara yükselişini doğrudan gözlemlemesini sağladı.
Pierre Bourdieu, orta öğrenimini Paris'in Louis Le Grand lisesinde tamamladıktan sonra 1951-1954 yılları arasında Paris’teki École Normale Supérieure’de felsefe eğitimi aldı. Bu kurum, Fransa’nın en seçkin entelektüel merkezlerinden biriydi. 1954-55 yılları arasında Moulins'deki bir lisede öğretmenlik yaptı. Başlangıçta felsefeyle ilgilendi; ancak zamanla sosyoloji ve antropolojiye yöneldi. Karl Marx, Max Weber, Emile Durkheim, Marcel Mauss, Claude Levi-Strauss ve Gaston Bachelard gibi düşünürlerin etkisi, onun teorik dünyasında önemli yer tuttu. Kendisini Marksist bir sosyolog olarak görmese de, Karl Marx'ın teorileri Bourdieu'nun düşüncesini büyük ölçüde etkiledi.
Pierre Bourdieu, üniversite eğitiminden sonra 1955 yılında askerliğini yapmak üzere gittiği Cezayir’de Fransız sömürgeciliğini yakından tanıma fırsatı buldu. Cezayir o zamanlar Fransız kolonisiydi, ancak Fransa ile Cezayir bağımsızlık hareketi arasında bir savaş sürüyordu. Daha sonra orada araştırmalar yürüttü. Daha sonra Cezayir Üniversitesi'nde 1958-1960 yılları arasında öğretim görevlisi ve araştırmacı olarak çalıştı. Bu süre zarfında, özellikle Berberi dili konuşan Kabyle halkı arasında etnografik araştırmalar yaptı. Cezayir Savaşı döneminde yaptığı saha çalışmaları, onun sosyolojiye ve antropolojiye yönelmesinde belirleyici oldu. Kabili toplumu, sömürgecilik, geleneksel yapılar, modernleşme, emek, yerinden edilme ve toplumsal dönüşüm üzerine yaptığı gözlemler, daha sonraki teorik kavramlarının temelini oluşturdu.
Pierre Bourdieu, Cezayir]'deyken ününü pekiştiren "Sociologie de l'Algérie"(1958; Cezayirliler) adlı eserini yazdı.
Pierre Bourdieu, Cezayir deneyiminden sonra 1960 yılında Fransa'ya döndüğünde Fransız toplumuna yöneldi ve eğitim sistemi, kültür, sanat, dil ve sınıf yapıları üzerine kapsamlı araştırmalar yaptı. 1960-1961 yılları arasında Paris Üniversitesi'nde, 1961-1964 yılları arasında Lille Üniversitesi'nde ders verdi ve 1964'te École Pratique des Hautes Études'de görev aldı. Bu okulda Eğitim ve Kültür Sosyolojisi Merkezi'ni kurdu. 1981'de Collège de France'da sosyoloji bölüm başkanlığına getirildi. Aynı dönemde Actes de la Recherche en Sciences Sociales dergisinin yayın yönetmenliğini üstlendi. Onun temel amacı, toplumsal eşitsizliklerin yalnızca ekonomik kaynaklarla değil, kültürel alışkanlıklar, eğitim mirası, zevkler, dil kullanımı ve gündelik davranış kalıpları aracılığıyla da yeniden üretildiğini göstermekti.
Pierre Bourdieu’nün en önemli kavramlarından biri “habitus”tur. Habitus, bireylerin aile, sınıf, eğitim, çevre ve tarihsel koşullar içinde edindikleri kalıcı eğilimler, algı biçimleri, zevkler ve davranış kalıpları anlamına gelir. Ona göre insanlar tamamen özgür bireysel tercihlerle hareket etmez; aynı zamanda içinde yetiştikleri toplumsal dünyanın izlerini bedenlerinde, düşüncelerinde ve davranışlarında taşırlar.
Pierre Bourdieu, “sermaye” kavramını yalnızca ekonomik servetle sınırlı görmedi. Ekonomik sermayenin yanında kültürel sermaye, sosyal sermaye ve sembolik sermaye kavramlarını geliştirdi. Kültürel sermaye; eğitim, dil, zevk, diploma, sanat bilgisi ve kültürel yetkinlikleri ifade eder. Sosyal sermaye; ilişkiler, bağlantılar ve ağlardan doğan avantajları anlatır. Sembolik sermaye ise prestij, saygınlık, ün ve meşruiyet gibi toplumsal tanınma biçimlerini kapsar.
Pierre Bourdieu, “alan” kavramıyla toplumun farklı mücadele sahalarından oluştuğunu savundu. Sanat alanı, akademi alanı, siyaset alanı, medya alanı, ekonomi alanı ve eğitim alanı gibi her alanın kendi kuralları, güç ilişkileri, ödülleri ve rekabet biçimleri vardır. Bireyler ve kurumlar, bu alanlarda farklı sermaye türleriyle konum kazanmak için mücadele eder.
Pierre Bourdieu, 1964 yılında Jean-Claude Passeron ile birlikte The Inheritors adlı çalışmayı yayımladı. Bu eser, Fransız üniversite sisteminde öğrencilerin başarılarının yalnızca bireysel yetenekle açıklanamayacağını, aileden gelen kültürel mirasın ve sınıfsal avantajların eğitim başarısını derinden etkilediğini savundu. Bu yaklaşım, eğitim sosyolojisinde büyük etki yarattı.
Pierre Bourdieu, 1970 yılında yine Jean-Claude Passeron ile birlikte Reproduction in Education, Society and Culture adlı eserini yayımladı. Bu kitapta eğitim sisteminin eşitlikçi görünmesine rağmen toplumsal sınıf farklarını yeniden üreten bir mekanizma olarak çalıştığını ileri sürdü. Ona göre okullar, egemen sınıfların kültürünü “doğal yetenek” veya “meşru bilgi” gibi sunarak eşitsizlikleri görünmez hale getirir.
Pierre Bourdieu, 1979 yılında yayımladığı Distinction: A Social Critique of the Judgement of Taste adlı eseriyle en büyük etkilerinden birini yarattı. Kitapta yemek, müzik, sanat, dekorasyon, spor, giyim ve yaşam tarzı tercihleri üzerinden sınıf farklılıklarını analiz etti. Ona göre zevk, yalnızca kişisel beğeni meselesi değildir; toplumsal konum, eğitim, aile geçmişi ve kültürel sermaye tarafından biçimlendirilir.
Pierre Bourdieu, Distinction adlı eserinde egemen sınıfların kendi zevklerini “yüksek kültür” veya “meşru beğeni” olarak sunduğunu savundu. Böylece kültürel tercihler, toplumsal ayrım ve statü üretmenin araçlarına dönüşür. Bir kişinin hangi müziği dinlediği, hangi sanatı beğendiği, nasıl konuştuğu ya da neyi “kaba” bulduğu, onun toplumsal konumuyla yakından ilişkilidir.
Pierre Bourdieu, “sembolik şiddet” kavramıyla egemenlik biçimlerinin çoğu zaman açık baskı yoluyla değil, doğal, normal ve meşru görünen kültürel düzenler aracılığıyla işlediğini anlattı. İnsanlar, kendilerine dayatılan sınıfsal, kültürel veya toplumsal hiyerarşileri çoğu zaman sorgulamadan kabul eder. Bu nedenle iktidar, yalnızca devlet ya da ekonomi üzerinden değil, dil, eğitim, zevk ve gündelik hayat üzerinden de işler.
Pierre Bourdieu, 1980’lerde Collège de France’ta sosyoloji profesörü oldu. Bu görev, onun Fransız akademisindeki en prestijli konumlardan birine yükseldiğini gösterdi. Akademik kariyeri boyunca yalnızca teorik eserler üretmedi; aynı zamanda araştırma ekipleri kurdu, saha çalışmalarını destekledi ve sosyal bilimlerde ampirik araştırma ile teorik analiz arasında güçlü bir bağ kurdu.
Pierre Bourdieu, 1990’larda daha açık bir kamusal entelektüel kimlik üstlendi. Neoliberal ekonomi politikalarını, medya yoğunlaşmasını, akademinin piyasa baskısı altına girmesini, işçi sınıfının güvencesizleşmesini ve sosyal devletin gerilemesini sert biçimde eleştirdi. Bu dönemde grevleri, sosyal hareketleri ve kamusal direnişleri destekleyen açıklamalarıyla yalnızca akademik değil, politik bir figür olarak da öne çıktı.
Pierre Bourdieu, medya üzerine çalışmalarında televizyonun ve gazeteciliğin entelektüel alan üzerindeki etkisini eleştirdi. On Television adlı eserinde televizyonun hız, reyting, basitleştirme ve görünürlük baskısı nedeniyle düşünceyi yüzeyselleştirdiğini savundu. Ona göre medya, yalnızca olayları aktaran tarafsız bir araç değil, neyin önemli görüneceğini belirleyen güçlü bir sembolik iktidar alanıdır.
Pierre Bourdieu, sanat ve edebiyat alanlarını da sosyolojik olarak analiz etti. The Rules of Art adlı eserinde edebi ve sanatsal alanların kendi özerk kurallarını, rekabet biçimlerini ve prestij mekanizmalarını inceledi. Gustave Flaubert üzerinden modern edebiyat alanının nasıl oluştuğunu açıklamaya çalıştı. Sanatçıların “özgür deha” olarak görülmesinin arkasında bile tarihsel, kurumsal ve toplumsal koşullar bulunduğunu savundu.
Pierre Bourdieu, Marie-Claire Brizard ile evli idi.
Pierre Bourdieu, 23 Ocak 2002 tarihinde Fransa’nın Paris kentinde 72 yaşında kanserden hayatını kaybetti. Ölümünden sonra da sosyoloji, antropoloji, eğitim araştırmaları, kültürel çalışmalar, medya çalışmaları, sanat sosyolojisi, siyaset bilimi ve toplumsal eşitsizlik analizlerinde temel referanslardan biri olmayı sürdürdü. Bugün Pierre Bourdieu, çağdaş sosyal bilimlerde hem kavramsal derinliği hem de ampirik araştırma geleneğiyle en etkili düşünürlerden biri olarak kabul edilmektedir.
Başlıca Eserleri:
1958 – The Algerians – Sosyoloji / Antropoloji Kitabı
1964 – The Inheritors – Eğitim Sosyolojisi Kitabı, Jean-Claude Passeron ile
1970 – Reproduction in Education, Society and Culture – Eğitim ve Toplum Kitabı, Jean-Claude Passeron ile
1972 – Outline of a Theory of Practice – Sosyal Teori / Antropoloji Kitabı
1979 – Distinction: A Social Critique of the Judgement of Taste – Kültür Sosyolojisi Kitabı
1980 – The Logic of Practice – Sosyal Teori Kitabı
1984 – Homo Academicus – Akademi Sosyolojisi Kitabı
1992 – An Invitation to Reflexive Sociology – Sosyoloji Teorisi Kitabı, Loïc Wacquant ile
1992 – The Rules of Art – Sanat ve Edebiyat Sosyolojisi Kitabı
1993 – The Weight of the World – Toplumsal Araştırma / Görüşmeler Kitabı
1996 – On Television – Medya Eleştirisi Kitabı
1998 – Practical Reason – Sosyal Teori Kitabı
1998 – Acts of Resistance – Neoliberalizm Eleştirisi / Politik Denemeler
2001 – Masculine Domination – Toplumsal Cinsiyet ve İktidar Kitabı
2001 – Science of Science and Reflexivity – Bilim Sosyolojisi Kitabı
Başlıca Kavramları:
Habitus – Toplumsal koşullar içinde oluşan kalıcı eğilimler, algılar ve davranış kalıpları
Kültürel sermaye – Eğitim, dil, zevk, diploma ve kültürel yetkinliklerden doğan toplumsal avantaj
Sosyal sermaye – İlişkiler, bağlantılar ve toplumsal ağlardan doğan güç
Sembolik sermaye– Saygınlık, ün, prestij ve meşruiyet gibi tanınma biçimleri
Alan – Sanat, akademi, siyaset, medya veya ekonomi gibi kendi kuralları olan toplumsal mücadele sahası
Sembolik şiddet – Egemenliğin doğal ve meşru görünerek kabul ettirilmesi
Ayrım – Zevk ve kültür yoluyla sınıfsal farkların üretilmesi ve görünür kılınması
Kaynak:Biyografiler.com
Pierre Bourdieu İçin Yapılan Aramalar
Pierre Bourdieu yaşıyor mu?, Pierre Bourdieu biyografi, Pierre Bourdieu hayatı, Pierre Bourdieu özgeçmişi, Pierre Bourdieu hakkında, Pierre Bourdieu doğum yeri, Pierre Bourdieu fotoğraf, Pierre Bourdieu video, Pierre Bourdieu resim, Pierre Bourdieu kimdir?, Pierre Bourdieu kaç yaşında?, Pierre Bourdieu nereli, Pierre Bourdieu memleketi, Pierre Bourdieu albümleri




