Armada
Armada
Armada, İspanyolca kökenli "donanma" veya "silahlanmış filo" anlamına gelen bir kelimedir (örneğin 1588 yılında İngiltere'ye saldıran İspanyol Armadası). Ancak Türkiye'de ve günlük kullanımda farklı kurum, yapı ve markalar için ortak bir isim olarak karşımıza çıkar.
İspanyol Armadası, 1588 yılında İspanya'nın emrinde, Kuzey Denizi'ni geçerek İngiltere'ye çıkarma yapmayı amaçlayan orduya eşlik eden filo. Katolik İspanya kralı II Felipe (1527-1598) tarafından I Elizabeth'i (II Felipe, I Elizabeth'in aynı zamanda kayınbiraderidir) tahtından düşürmek için gönderilen Dük Medina Sidonia komutasındaki filo, ilan edilmemiş İngiltere-İspanya Savaşı'nın (1585-1604) en büyük seferini yürüttü.
İngiliz deniz kuvvetleri, 131 savaş gemisi ve savaş gemisine dönüştürülmüş ticaret gemisinden oluşan İspanyol filosuna karşı önceleri çok önemli bir üstünlük kuramadı. Ancak İngilizler, Gravelines Muharebesi'nde, ateşe verilmiş gemileri üzerlerine salarak, topçuların da desteğiyle, İspanyol denizcilerin etkili formasyonlarını dağıtabildi. Armada böylece çıkarmanın parçası olan, Dunkerque'de bekleyen kara kuvvetleriyle buluşmayı başaramadı ve İngiltere'nin doğu kıyısı boyunca kuzeye doğru püskürtüldü.
Armada seferde
II. Felipe'nin, seferi yürüten Dük Medina Sidonia'ya tam olarak talimatı şöyleydi: Emirlerimi aldıktan sonra Armada ile yola çıkacaksınız, Manş Denizi’ne doğru yelken açacaksınız, onu geçerek Kap Margaret’e kadar gideceksiniz ve yeğenim Dük Parma’ya elinizi uzatıp karşı tarafa geçireceksiniz.
Armada, 28 Mayıs 1588'de 131 gemi, 2600 top ve 35 bin mürettebatla Lizbon'dan Manş Denizi'ne doğru yola çıktı. İngiliz filosu Plymouth'da hazırda dururken İspanyolların harekâtıyla ilgili haberleri bekliyordu. İspanya'nın bütün gemileri ancak 30 Mayıs'ta limanı terk edebildi. Aynı gün I Elizabeth'in elçisi Dr. Valentin Dale, Parma'nın temsilcileriyle barış müzakerelerine başladı ve 27 Temmuz'a kadar müzakerelerden vazgeçilmedi. Seferin sonucu geçmiş zamanlarda İngiltere'nin büyük zaferi olarak adlandırılmış olsa da, doğrudan çatışma içinde sadece üç geminin battığı küçük bir çarpışmadan öte bir şey değildi. Nihayet 1604 yılında biten bir savaşın sadece bir parçasıydı ve İspanya'nın 1805'e dek süren denizlerdeki egemenliğini önleyemedi.
Tek bir gemileri bile batmayan İngilizlerin can kayıpları asgari düzeydeydi. Ancak, geri döneceğini sandıkları Armada'yı beklerlerken, tifo ve dizanteri tahminen 6000-8000 arasında tayfa ve askerin ölümüne sebep oldu. Ayrıca, sağ kalan askerlerine destek sağlayan İspanyol hükûmetinin aksine, İngiliz hükûmeti bütçe sorunları sebebiyle aylarca askerlerinin maaşlarını ödemedi. Galibiyeti tarihlerinin en büyük zaferi olarak kutlayan İngilizler, bir sonraki yıl kendileri de İspanya kıyılarında hezimete uğramaktan kurtulamadı. Milli gururun şahlanışı yıllar sürerken, I Elizabeth'in efsanesi ölümünden sonra da devam etti. İspanyol donanmasının geri püskürtülmesi, Avrupa çapında Protestanları cesaretlendirdi. İspanyol ticaret gemilerine korsan saldırıları çoğaldı. İspanyollar hatalardan ders çıkararak, İngilizlerin icatlarına da bakarak, takip eden yıllarda filolarını tutarlılıkla geliştirdiler.







.jpg)


