Hazreti Ali
Doğum Tarihi: 16.Mart.0599
Ölüm tarihi: 28.Ocak.0661
Hazreti Ali kaç yaşında öldü : 62
Burcu: Balık
Meslek:
Doğum Yeri: Mekke
Ölüm Yeri: Kûfe
Hazreti Ali, İslam peygamberi Hz Muhammed'in amcasının oğlu ve damadı, Hz. Fatıma'nın eşi, Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin'in babasıdır. 656-661 yılları arasında İslam toplumunun halifesi olarak görev yaptı. Sünni gelenekte Hulefa-yi Raşidin'in dördüncü ve son halifesi, Şii gelenekte ise ilk imam olarak kabul edilir.
Hazreti Ali, yaklaşık 600 yılında Mekke'de doğdu. Tam adı Ali bin Ebu Talib'dir. Babası Ebu Talib, annesi Fatıma bint Esed'dir. Babası Ebu Talib, Hz Muhammed'in amcasıydı. İslamî rivayetlerde Ali'nin Kâbe'nin içinde doğduğu aktarılır; ancak doğumunun yeri ve ayrıntıları hakkındaki rivayetler tarihî kaynaklarda farklılık gösterir.
Çocukluğu ve İslam'ı Kabulü
Çocukluk yıllarından itibaren Hz Muhammed'in yakınında yetişti. Ebu Talib'in ekonomik sıkıntılar yaşadığı bir dönemde Hz Muhammed, Ali'nin bakımını üstlendi. Böylece Ali, İslam'ın ortaya çıkışından önce de Muhammed'in evinde bulunuyordu.
İslam'ı ilk kabul eden kişiler arasında yer aldı. Geleneksel kaynaklarda Hz. Hatice'den sonra İslam'ı kabul eden ilk erkeklerden veya ilk çocuklardan biri olarak anılır. İslam tarihindeki konumu nedeniyle ilk Müslümanların sıralaması konusunda kaynaklarda farklı anlatımlar bulunmaktadır.
Hicret ve Hz. Fatıma ile Evliliği
Hz Muhammed, 622 yılında Mekke'den Medine'ye hicret ederken Ali bir süre Mekke'de kaldı. İslamî kaynaklara göre kendisine emanet edilmiş malları sahiplerine teslim etmekle görevlendirildi. Hicret gecesinde Hz Muhammed'in yatağında yatarak onun evden ayrıldığını gizlediğine ilişkin anlatım da İslam tarih yazımında yer alır. Görevlerini tamamladıktan sonra Medine'ye gitti.
Medine döneminde Hz Muhammed'in kızı Hz. Fatıma ile evlendi. Bu evlilikten Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Zeynep bint Ali ve Ümmü Gülsüm bint Ali dünyaya geldi. Kaynaklarda Muhsin veya Muhassen adı verilen bir çocuklarının küçük yaşta veya doğumdan önce öldüğüne ilişkin farklı rivayetler bulunmaktadır.
Hz. Fatıma hayatta olduğu sürece başka bir kadınla evlenmedi. Fatıma'nın ölümünden sonra başka evlilikler yaptı ve bu evliliklerden de çocukları oldu. Ali'nin toplam çocuk sayısı ve bazı çocuklarının anneleri konusunda tarih ve nesep kaynaklarında farklı kayıtlar bulunmaktadır.
Hz. Muhammed Dönemindeki Savaşları
Hazreti Ali, Medine döneminde Hz Muhammed'in yanında askerî ve siyasi görevler üstlendi. Bedir Savaşı, Uhud Savaşı, Hendek Savaşı ve Hayber Savaşı başta olmak üzere dönemin önemli mücadelelerine katıldı. Tebük Seferi sırasında ise Hz Muhammed tarafından Medine'de bırakıldığı için sefere katılmadı.
Bedir Savaşı
624 yılında yapılan Bedir Savaşı'nda Müslüman ordusunda savaştı. Savaşın başlangıcındaki teke tek çarpışmalarda yer aldı ve daha sonraki İslam tarihçileri tarafından savaşta etkili olan kişiler arasında gösterildi.
Uhud Savaşı
625 yılındaki Uhud Savaşı'na katıldı. Müslüman ordusunun düzeninin bozulduğu aşamada Hz Muhammed'in çevresinde kalan ve savaşmayı sürdüren kişiler arasında bulunduğu rivayet edilir.
Hendek Savaşı
627 yılında gerçekleşen Hendek Savaşı sırasında hendeği aşmayı başaran savaşçılardan Amr bin Abdüved ile teke tek çarpıştı ve onu öldürdü. Bu karşılaşma, Ali'nin askerî hayatına ilişkin anlatımlarda önemli bir yer tutar.
Hayber Savaşı
628 yılında gerçekleşen Hayber Savaşı'nda Müslüman kuvvetlerinin komutanlarından biri olarak görev yaptı. İslamî kaynaklarda Hz Muhammed'in sancağı Ali'ye verdiği ve Hayber'in alınmasında önemli rol oynadığı aktarılır. Ali'nin Hayber Kalesi'nin kapısını yerinden sökerek kalkan olarak kullandığına ilişkin anlatı ise sonraki dönemlerde yaygınlaşmış bir rivayettir.
Hz. Muhammed'in Vefatı ve Hilafet Tartışması
Hz Muhammed 632 yılında vefat ettiğinde Hazreti Ali, peygamberin cenazesinin hazırlanması ve defin işlemleriyle ilgilenen yakınları arasında yer aldı.
Hz. Muhammed'in ölümünün ardından Müslüman toplumunun yönetiminin kime geçeceği konusu İslam tarihinin temel siyasi ve dinî tartışmalarından birine dönüştü. Hz. Ebu Bekir ilk halife seçildi; ardından Hz Ömer ve Hz. Osman halifelik yaptı.
Ali'nin Hz. Muhammed'in ardından toplumun yönetimini üstlenmesi gerektiği konusundaki görüşler, daha sonra Sünni ve Şii geleneklerinin hilafet ve imamet anlayışlarında farklı biçimlerde yorumlandı. Sünni gelenekte ilk dört halifenin sıralaması meşru kabul edilirken, Şii inancında Hz Muhammed'in Ali'yi kendisinden sonraki imam ve önder olarak belirlediği kabul edilir.
Bu tartışmada Gadir Hum'da Hz Muhammed'in Ali hakkında söylediği aktarılan sözler önemli bir yer tutar. Olayın gerçekleştiğine ilişkin rivayetler hem Sünni hem Şii kaynaklarda bulunmakla birlikte sözlerin siyasi haleflik anlamına gelip gelmediği konusunda iki gelenek farklı yorumlara sahiptir.
Fedek ve Miras Tartışması
Hz Muhammed'in ölümünün ardından Hz. Fatıma ile ilk halife Hz. Ebu Bekir arasında Fedek arazisi ve peygamberin bıraktığı malların statüsü konusunda anlaşmazlık çıktı. Ebu Bekir, peygamberlerin bıraktığı malların miras olarak dağıtılmayacağı yönündeki rivayete dayanarak talebi kabul etmedi. Fatıma ise babasının mal varlığında hakkı bulunduğunu savundu.
Fedek meselesi daha sonraki Sünni ve Şii tarih yazımında farklı biçimlerde değerlendirildi ve erken dönem hilafet tartışmalarının başlıklarından biri haline geldi.
Halifeliği
Üçüncü halife Hz. Osman'ın 656 yılında Medine'de öldürülmesinin ardından Hazreti Ali halife seçildi. Halifeliği sırasında yönetim merkezini Medine'den Kûfe'ye taşıdı.
Ali'nin yaklaşık beş yıl süren halifeliği, İslam toplumunun büyük bir siyasi çatışma yaşadığı Birinci Fitne dönemine rastladı. Hz. Osman'ın öldürülmesinin ardından ortaya çıkan siyasi anlaşmazlıklar Cemel Vakası, Sıffın Savaşı ve Nehrevan Savaşı gibi çatışmalara dönüştü.
Cemel Vakası
656 yılında Ali'nin kuvvetleri ile Hz. Aişe, Talha bin Ubeydullah ve Zübeyr bin Avvam çevresinde toplanan kuvvetler Basra yakınlarında karşı karşıya geldi. Cemel Vakası adı verilen savaş Ali'nin kuvvetlerinin üstünlüğüyle sonuçlandı. Talha ve Zübeyr savaş sırasında hayatını kaybetti. Aişe ise daha sonra Medine'ye gönderildi.
Sıffın Savaşı ve Hakem Olayı
Hz. Osman'ın akrabası ve Şam Valisi Muaviye bin Ebu Süfyan, Osman'ın öldürülmesinden sorumlu kişilerin cezalandırılmasını talep ederek Ali'nin halifeliğine karşı çıktı. İki tarafın orduları 657 yılında Fırat yakınındaki Sıffin'de karşı karşıya geldi.
Sıffın Savaşı kesin bir askerî sonuç alınmadan sona erdi ve taraflar anlaşmazlığın hakemler aracılığıyla çözülmesini kabul etti. Hakemlik süreci Ali'nin siyasi konumunu zayıflattı. Ali'nin taraftarlarının bir bölümü hakem kararını kabul etmeyerek ondan ayrıldı. Bu grup daha sonra Hariciler adıyla anıldı.
Nehrevan Savaşı
Ali, 658 yılında Haricilerle Nehrevan Savaşı'nda karşı karşıya geldi. Ali'nin ordusu Haricileri ağır bir yenilgiye uğrattı. Buna rağmen Harici hareketi tamamen ortadan kalkmadı.
Ölümü
Haricilerden Abdurrahman bin Mülcem, Kûfe'de sabah namazı sırasında Hazreti Ali'ye zehirli olduğu aktarılan bir kılıçla saldırdı. Ali aldığı yaranın ardından 661 yılında hayatını kaybetti. Ölüm tarihi kaynaklarda Hicri 40 yılının 19 veya 21 Ramazan günü olarak farklı biçimlerde aktarılır.
Defnedildiği yer başlangıçta gizli tutuldu. Daha sonraki gelenekte mezarının Irak'ın Necef kentinde bulunduğu kabul edildi. Necef'teki İmam Ali Türbesi, özellikle Şii Müslümanlar açısından önemli ziyaret merkezlerinden biri haline geldi.
Ali'nin ölümünün ardından oğlu Hz. Hasan Kûfe'deki taraftarları tarafından halife olarak tanındı. Hasan'ın birkaç ay sonra Muaviye bin Ebu Süfyan ile anlaşarak yönetim iddiasından çekilmesiyle Muaviye siyasi hâkimiyeti ele geçirdi ve Emevî yönetimi başladı.
İslam'daki Yeri
Hazreti Ali, hem Sünni hem Şii İslam geleneğinde önemli bir yere sahiptir. Sünni Müslümanlar tarafından dört Raşid halifenin sonuncusu ve Aşere-i Mübeşşere arasında kabul edilir. Şii Müslümanlar açısından ise Hz Muhammed'den sonraki ilk imam ve On İki İmam'ın ilkidir.
Hz Muhammed, Hz. Fatıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Hazreti Ali, İslam geleneğinde Ehl-i Beyt ile ilişkilendirilen en temel isimler arasındadır.
Ali'nin adı cesaret, savaşçılık ve adalet kavramlarıyla ilişkilendirilmiş; Haydar, Haydar-ı Kerrar, Murtaza, Esedullah ve Şah-ı Merdan gibi lakaplarla anılmıştır. Özellikle Anadolu'daki Alevi-Bektaşi geleneğinde Ali'ye bağlılık merkezi bir yere sahiptir.
Zülfikar
Hazreti Ali ile özdeşleşen kılıcın adı Zülfikar'dır. İslamî rivayetlerde Zülfikar'ın Hz Muhammed tarafından Ali'ye verildiği anlatılır. Çatallı veya iki uçlu biçimde tasvir edilen Zülfikar, sonraki yüzyıllarda özellikle Şii ve Alevi-Bektaşi kültüründe Ali'nin cesaretini ve savaşçılığını temsil eden bir sembole dönüştü.
İlmi ve Sözleri
Hazreti Ali, İslam geleneğinde dinî bilgi, hukuk, hitabet ve özlü sözleriyle de anılır. Kendisine atfedilen hutbeler, mektuplar ve sözlerin önemli bir bölümü, Şerif er-Radî tarafından 11. yüzyılın başlarında derlenen Nehcü'l-Belâga adlı eserde bir araya getirildi. Eserdeki metinlerin bir bölümünün Ali'ye aidiyeti konusunda tarihçiler ve hadis araştırmacıları arasında farklı değerlendirmeler bulunmaktadır.
Eşleri ve Çocukları
Hazreti Ali'nin ilk eşi Hz. Fatıma'dır. Fatıma'nın ölümünden sonra farklı evlilikler yaptı. Kaynaklarda eşleri arasında Ümmü'l-Benin bint Hizam, Leyla bint Mesud, Esma bint Umeys, Ümame bint Ebu'l-As ve Havle bint Cafer el-Hanefiyye gibi isimler yer alır. Eş ve çocuklarının tam sayısı kaynaklara göre değişmektedir.
Öne çıkan çocukları:
Hz. Hasan
Hz. Hüseyin
Zeynep bint Ali
Ümmü Gülsüm bint Ali
Muhammed bin Hanefiyye
Abbas bin Ali
Abdullah bin Ali
Cafer bin Ali
Osman bin Ali
Ömer bin Ali
Lakapları
Haydar
Haydar-ı Kerrar
Ali el-Murtaza
Esedullah (Allah'ın Aslanı)
Şah-ı Merdan
Şah-ı Velayet
Kaynak:Biyografiler.com
Hazreti Ali İçin Yapılan Aramalar
Hazreti Ali yaşıyor mu?, Hazreti Ali biyografi, Hazreti Ali hayatı, Hazreti Ali özgeçmişi, Hazreti Ali hakkında, Hazreti Ali doğum yeri, Hazreti Ali fotoğraf, Hazreti Ali video, Hazreti Ali resim, Hazreti Ali kimdir?, Hazreti Ali kaç yaşında?, Hazreti Ali nereli, Hazreti Ali memleketi, Hazreti Ali albümleri




