Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

Adolf Hitler

Adolf Hitler

“Führer”

Doğum Tarihi: 20.Nisan.1889

Ölüm tarihi: 30.Nisan.1945

Adolf Hitler kaç yaşında öldü : 56

Burcu: Boğa

Meslek: Devlet Başkanı

Doğum Yeri: Braunau am Inn, Avusturya

Ölüm Yeri: Berlin

Adolf Hitler, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin (NSDAP) lideri ve 1933-1945 yılları arasında Nazi Almanyası’nın diktatörü olan Avusturya doğumlu Alman siyasetçidir. Hitler'in liderliğindeki Nazi rejimi, Avrupa'daki yaklaşık altı milyon Yahudinin sistematik biçimde öldürüldüğü Holokost’u gerçekleştirdi; ayrıca Romanlar, engelliler, Polonyalılar, Sovyet savaş esirleri, siyasi muhalifler ve başka gruplar Nazi zulmünün ve kitlesel cinayetlerin hedefi oldu. Hitler'in yayılmacı politikaları ve Polonya’nın işgali, Avrupa'da II. Dünya Savaşı’nın başlamasına yol açtı.



Çocukluğu ve Ailesi

Adolf Hitler, 20 Nisan 1889 tarihinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na bağlı Braunau am Inn kasabasında Alois Hitler ile Klara Pölzl’ün oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gümrük memuruydu. Klara, Alois Hitler'in üçüncü eşiydi. Çiftin çocuklarından Gustav, Ida ve Otto bebekken, Edmund ise altı yaşındayken öldü. Adolf'un küçük kız kardeşi Paula Hitler 21 Ocak 1896 tarihinde dünyaya geldi. Babasının önceki evliliğinden Alois Jr. ve Angela adlarında iki üvey kardeşi de vardı.

Hitler'in babası Alois Hitler, evlilik dışı doğduğu için çocukluğunda annesi Maria Anna Schicklgruber'in soyadını taşıdı. 1876 yılında doğum kaydında Johann Georg Hiedler babası olarak gösterildi ve soyadı daha sonra “Hitler” biçiminde kayda geçti. Bu nedenle zaman zaman ileri sürülen “Adolf Hitler'in gerçek soyadı Schicklgruber'di” iddiası doğru değildir; Adolf dünyaya geldiğinde babasının ve dolayısıyla kendisinin yasal soyadı Hitler'di.

Alois Hitler
Adolf Hitler'in babası Alois Hitler.

Babasının görevleri nedeniyle aile Braunau am Inn'den Passau'ya, ardından Lambach, Leonding ve Linz çevresine taşındı. Hitler ilk öğrenimini farklı okullarda sürdürdü. İlkokul yıllarında başarılı olmasına rağmen Linz'deki ortaöğrenimi sırasında derslerindeki başarısı düştü.

Hitler, yıllar sonra Kavgam adlı kitabında çocukluk dönemindeki tarih ve coğrafya ilgisini ve milliyetçi düşüncelerinin gelişimini kendi bakış açısından şöyle anlattı:

“En çok tarih ve coğrafya derslerinde başarı gösteriyordum. İşte bu sıralarda ‘milliyetçi’ oldum ve tarihin gerçek anlamını anlamayı, idrak etmeyi ve bu konuya nüfuz edebilmeyi öğrendim.”
— Adolf Hitler, Kavgam, Bölüm 1

Babası onun devlet memuru olmasını istiyordu; Hitler ise ressam olmayı amaçlıyordu. Baba ile oğul arasındaki meslek seçimi konusundaki anlaşmazlık, Hitler'in daha sonra kendi yaşamını anlattığı Kavgam adlı kitabında geniş yer verdiği konulardan biri oldu.

“Bir vakitler kendi hayatının en büyük halkalarını oluşturan şeyin, benim tarafımdan kabul edilmemesine bir türlü akıl erdiremiyordu... Fakat sonunda iş bambaşka oldu.”
— Adolf Hitler, Kavgam, Bölüm 1

Alois Hitler, 3 Ocak 1903 tarihinde öldü. Babasının ölümünden sonra Hitler'in okul hayatıyla bağı giderek zayıfladı. Sağlık sorunları da yaşayan Hitler, ortaöğrenimini diploma almadan bıraktı ve sanat eğitimi almaya yöneldi.

Hitler, babasının ölümüyle ilgili duygularını yıllar sonra Kavgam'da şöyle ifade etti:

“Babama saygı ile bağlanmıştım, annemi ise sevmiştim.”
— Adolf Hitler, Kavgam, Bölüm 1

Viyana Yılları

Adolf Hitler, ressam olma isteğiyle 1907 yılında Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ne başvurdu ancak giriş sınavında başarılı olamadı. Çizimlerinde özellikle mimari konularda yetenekli olduğu düşünülse de figür çizimlerinin yetersiz bulunması nedeniyle resim bölümüne kabul edilmedi.

Aynı yıl annesi Klara Pölzl, meme kanseri nedeniyle ağır hastalandı. Hitler Linz'e dönerek annesinin bakımına yardımcı oldu. Klara Hitler, 21 Aralık 1907 tarihinde hayatını kaybetti.

Hitler 1908 yılında yeniden Viyana'ya giderek Güzel Sanatlar Akademisi'ne bir kez daha başvurdu ancak ikinci girişimi de başarısızlıkla sonuçlandı. Bir süre ailesinden kalan para ve yetim aylığıyla geçindi. Maddi kaynaklarının azalmasının ardından 1909 yılında evsizler barınağında, daha sonra erkekler yurdunda yaşamaya başladı. Viyana manzaralarını ve mimari yapılarını konu alan suluboya resimler ve kartpostallar hazırlayıp satarak geçimini sağlamaya çalıştı.

Viyana yıllarında Alman milliyetçiliği ve antisemitizmin etkili olduğu bir siyasi ortamla karşılaştı. Georg Ritter von Schönerer'in Alman milliyetçiliği ile Viyana Belediye Başkanı Karl Lueger'in popülist ve antisemitik siyasetinden etkilendi.

Hitler daha sonra Kavgam adlı kitabında antisemitik dünya görüşünün büyük ölçüde Viyana'da biçimlendiğini ileri sürdü. Kitabında ilk dönem yaklaşımını şu sözlerle anlattı:

“Ben o sıralarda Yahudiyi sadece başka bir dine mensup bir kimse olarak kabul ediyordum. Dini çekişmelerden ve dini inanışlardan çıkan her türlü düşmanlığı, hoşgörü ve insaniyet adına daima kınamaktan da kendimi alamıyordum.”
— Adolf Hitler, Kavgam, Bölüm 1

Bununla birlikte tarihçiler, bu anlatımın önemli ölçüde Hitler'in daha sonraki siyasi kimliği doğrultusunda kurguladığı otobiyografik anlatıya dayandığına dikkat çekmektedir. Viyana'da Yahudi tanıdıkları ve ticari ilişkileri bulunan Hitler'in açık, sistematik ve ırkçı antisemitik siyasi görüşlerinin özellikle I. Dünya Savaşı sonrasındaki yıllarda belirginleştiği kabul edilmektedir.

Münih ve I. Dünya Savaşı

Adolf Hitler, Mayıs 1913 tarihinde Viyana’dan ayrılarak Münih’e yerleşti. Burada da resim ve kartpostal satarak geçimini sağlamaya çalıştı.

I. Dünya Savaşı başladığında Avusturya vatandaşı olmasına rağmen Bavyera ordusuna gönüllü olarak katıldı. 16. Bavyera Yedek Piyade Alayında haberci olarak Batı Cephesi'nde görev yaptı ve Fransa ile Belçika’daki çatışmalara katıldı.

Hitler, daha sonra Kavgam'da savaşa katılma kararını milliyetçi dünya görüşü çerçevesinde anlattı ve Bavyera Kralı III. Ludwig'e gönüllü olarak orduya katılmak için başvurduğunu yazdı.

“3 Ağustosta Kral Üçüncü Louis'ye bir dilekçe sundum ve Bavyera alayına girmek lütfunun benden esirgenmemesini talep ettim.”
— Adolf Hitler, Kavgam, Bölüm 4

Hitler savaş sırasında çeşitli askerî nişanlarla ödüllendirildi. Aralık 1914'te İkinci Sınıf Demir Haç, Ağustos 1918'de ise Birinci Sınıf Demir Haç aldı. Ekim 1916'da Somme Muharebesi sırasında bacağından yaralandı ve bir süre hastanede tedavi gördü.

Ekim 1918 tarihinde Ypres yakınlarında gerçekleşen hardal gazı saldırısında geçici olarak görme yetisini kaybetti ve Pasewalk'taki askerî hastaneye gönderildi. Almanya'nın 11 Kasım 1918'de ateşkesi kabul ettiği haberini burada aldı.

Almanya'nın yenilgisi Hitler'in siyasi düşüncesinin gelişmesinde önemli rol oynadı. Aşırı milliyetçi çevrelerde yaygınlaşan ve Alman ordusunun savaş meydanında yenilmediğini, içerideki siyasi gruplar tarafından “sırtından bıçaklandığını” ileri süren komplo teorisini benimsedi. Yahudileri, Marksistleri ve Weimar Cumhuriyeti'nin demokratik siyasetçilerini Almanya'nın yenilgisinden sorumlu tutan bu iddialar tarihsel gerçeklerle örtüşmüyordu.

Siyasete Girişi ve Nazi Partisi

Savaşın ardından orduda kalan Adolf Hitler, 1919 yılında Bavyera ordusunun istihbarat ve siyasi eğitim faaliyetlerinde görev aldı. Bu görevi sırasında 12 Eylül 1919 tarihinde küçük bir siyasi oluşum olan Alman İşçi Partisinin (DAP) toplantısına gözlemci olarak gönderildi.

Partinin kurucularından Anton Drexler'in milliyetçi, antisemitik ve Marksizm karşıtı görüşlerinden etkilenen Hitler kısa süre sonra partiye katıldı. Burada partinin kurucularından Dietrich Eckart ile de yakın ilişki kurdu. Eckart, Hitler'in siyasi çevrelerle bağlantı kurmasında ve kamuoyu önündeki görünümünün şekillenmesinde etkili isimlerden biri oldu.

Hitler hitabet yeteneği sayesinde kısa zamanda örgüt içinde öne çıktı. 1920 yılında Alman İşçi Partisinin adı Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP) olarak değiştirildi. Hitler, partinin antisemitik, aşırı milliyetçi, antidemokratik ve antikomünist siyasi çizgisinin şekillenmesinde merkezi rol oynadı.

Hitler Mart 1920 tarihinde ordudan ayrılarak bütün zamanını siyasete ayırdı. Parti içinde hızla güç kazandı ve Temmuz 1921 tarihinde NSDAP'nin lideri oldu. Parti üyeleri tarafından “Führer”, yani lider olarak anılmaya başladı.

Birahane Darbesi ve Kavgam

Hitler ve destekçileri 8-9 Kasım 1923 tarihinde Bavyera yönetimini ele geçirerek Berlin'deki hükûmeti devirmeyi amaçlayan başarısız bir darbe girişiminde bulundu. Birahane Darbesi olarak bilinen girişimin bastırılmasının ardından Hitler tutuklandı.

Vatana ihanet suçlamasıyla yargılanan Hitler, 1 Nisan 1924 tarihinde beş yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Ancak Landsberg Hapishanesi'nde yaklaşık dokuz ay kaldıktan sonra 20 Aralık 1924'te serbest bırakıldı.

Cezaevinde bulunduğu dönemde siyasi görüşlerini ve hedeflerini anlattığı Kavgam (Mein Kampf) adlı kitabının önemli bölümünü yardımcısı Rudolf Hess'e dikte etti. Kitapta ırkçı antisemitizm, Alman yayılmacılığı, “yaşam alanı” (Lebensraum) düşüncesi, parlamenter demokrasi karşıtlığı ve sözde “Aryan ırkının üstünlüğü” gibi daha sonra Nazi rejiminin temelini oluşturacak görüşleri ortaya koydu.

İktidara Yükselişi

Cezaevinden çıktıktan sonra iktidarı doğrudan bir darbeyle ele geçirmek yerine seçimler ve mevcut siyasi kurumları kullanarak iktidara ulaşma stratejisini benimsedi. 1929 Dünya Ekonomik Krizi'nin Almanya'da yol açtığı işsizlik, yoksulluk ve siyasi istikrarsızlık, Nazi Partisinin toplumsal desteğinin hızla büyümesine ortam hazırladı.

NSDAP, 1928 seçimlerinde Reichstag'da yalnızca 12 sandalye kazanırken Eylül 1930 seçimlerinde oyların yaklaşık yüzde 18'ini alarak 107 milletvekili çıkardı. Temmuz 1932 seçimlerinde ise oyların yaklaşık yüzde 37'sini alarak Reichstag'ın en büyük partisi haline geldi. Bununla birlikte Nazi Partisi serbest bir ulusal seçimde hiçbir zaman oyların salt çoğunluğunu elde edemedi.

30 Ocak 1933 tarihinde Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg, muhafazakâr siyasetçilerin de desteğiyle Adolf Hitler'i Almanya Şansölyesi olarak atadı. Hitler bu nedenle doğrudan halk tarafından devlet başkanı seçilerek değil, dönemin anayasal sistemi içinde cumhurbaşkanının atamasıyla hükûmetin başına geldi.

27 Şubat 1933'te Reichstag binasının yanmasının ardından Hitler hükûmeti olayı siyasi muhalifleri bastırmak için kullandı. Ertesi gün çıkarılan Reichstag Yangını Kararnamesi temel hak ve özgürlüklerin önemli bölümünü askıya aldı ve Nazi karşıtlarının kitlesel biçimde tutuklanmasına zemin hazırladı.

5 Mart 1933 seçimlerinde Nazi Partisi, devlet olanaklarının kullanıldığı ve muhalefetin ağır baskı altında bulunduğu ortamda oyların yüzde 43,9'unu aldı; buna rağmen tek başına parlamento çoğunluğunu sağlayamadı.

23 Mart 1933 tarihinde kabul edilen Yetki Kanunu, Hitler hükûmetine Reichstag'ın onayı olmaksızın yasa çıkarma yetkisi verdi. Muhaliflerin tutuklanması, siyasi baskı ve yıldırmanın eşlik ettiği bu süreç, parlamenter sistemin tasfiye edilmesinin ve Nazi diktatörlüğünün kurulmasının temel adımlarından biri oldu.

Diğer siyasi partiler ortadan kaldırıldı; sendikalar kapatıldı ve devlet kurumları Nazi denetimine alındı. Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg'un 2 Ağustos 1934 tarihinde ölümünün ardından Hitler cumhurbaşkanlığı ve şansölyelik yetkilerini birleştirerek “Führer und Reichskanzler” unvanını aldı.

Nazi Rejimi ve Holokost

Adolf Hitler'in dünya görüşünün merkezinde ırkçı antisemitizm, aşırı Alman milliyetçiliği, antikomünizm ve sözde “Aryan ırkının üstünlüğü” düşüncesi bulunuyordu. Nazi rejimi iktidara geldikten sonra Yahudileri ekonomik, sosyal ve hukuki yaşamdan dışlayan sistematik politikalar uygulamaya başladı.

1935'te kabul edilen Nürnberg Yasaları, Yahudileri Alman vatandaşlığından çıkardı ve Yahudilerle “Alman veya akraba kanından” kabul edilen kişiler arasındaki evlilikleri ve cinsel ilişkileri yasakladı. Sonraki yıllarda baskı, mülksüzleştirme, zorunlu göç ve şiddet giderek arttı.

II. Dünya Savaşı sırasında Nazi rejiminin Yahudilere yönelik politikası sistematik kitlesel imhaya dönüştü. Hitler'in liderliğindeki Nazi Almanyası ile müttefikleri ve işbirlikçileri yaklaşık altı milyon Yahudiyi öldürdü. Avrupa Yahudilerinin sistematik biçimde yok edilmesine yönelik bu soykırım Holokost olarak tarihe geçti.

Nazi rejimi yalnızca Yahudileri hedef almadı. Romanlar, engelliler, Polonyalılar, Sovyet savaş esirleri, siyasi muhalifler, eşcinsel erkekler, Yehova Şahitleri ve Nazi ideolojisinin düşman ya da “istenmeyen” olarak sınıflandırdığı başka gruplar da baskı, sürgün, zorla çalıştırma ve kitlesel cinayetlerin hedefi oldu. Nazi rejiminin sözde “ötenazi” programı kapsamında en az 250 bin engelli insan öldürüldü.

II. Dünya Savaşı

Hitler, Almanca konuşan toplulukları tek devlet altında toplama ve Doğu Avrupa'da “yaşam alanı” elde etme politikası izledi. 1938 yılında Avusturya Nazi Almanyası'na ilhak edildi. Aynı yıl Münih Anlaşması sonucunda Çekoslovakya'nın Südet bölgesi Almanya'ya bırakıldı; Mart 1939'da Alman birlikleri Çek topraklarının geri kalanını da işgal etti.

1 Eylül 1939 tarihinde Nazi Almanyası'nın Polonya’yı işgal etmesi üzerine Birleşik Krallık ve Fransa Almanya'ya savaş ilan etti. Böylece Avrupa'da II. Dünya Savaşı başladı.

Alman orduları savaşın ilk döneminde Polonya, Danimarka, Norveç, Hollanda, Belçika ve Fransa'nın da aralarında bulunduğu geniş bölgeleri işgal etti. Hitler, 22 Haziran 1941 tarihinde Sovyetler Birliği'ne karşı Barbarossa Harekâtı'nı başlattı. Doğu Cephesi'ndeki savaş, Nazi Almanyası'nın askerî ve ırksal hedeflerinin yanı sıra Yahudilere ve diğer sivillere yönelik kitlesel katliamların da başlıca sahnelerinden biri oldu.

1941 yılının sonunda Almanya'nın Sovyetler Birliği'ni hızlı biçimde yenilgiye uğratamaması ve ABD'nin de savaşa girmesiyle çatışma daha geniş bir boyut kazandı. Stalingrad'daki Alman yenilgisi ve ardından Sovyet ilerleyişi savaşın önemli dönüm noktalarından biri oldu.

6 Haziran 1944 tarihinde Müttefik kuvvetlerin Normandiya çıkarmasıyla Batı Avrupa'da yeni bir cephe açıldı. Aynı yılın sonlarına doğru Almanya hem doğudan Sovyet ordusunun hem de batıdan Amerikan, İngiliz ve diğer Müttefik kuvvetlerin ilerleyişi karşısında geri çekiliyordu.

20 Temmuz 1944 tarihinde aralarında Alman subaylarının da bulunduğu bir grup Hitler'e karşı suikast ve darbe girişiminde bulundu. Hitler saldırıdan sağ kurtuldu. Girişimin başarısız olmasının ardından binlerce kişi tutuklandı ve yaklaşık 5 bin kişi idam edildi.

Son Günleri ve Ölümü

1945 yılının başlarında Müttefik orduları Almanya topraklarına girdi. Sovyet Kızıl Ordu birlikleri Nisan ayında Berlin'i kuşattı. Hitler, savaşın askerî açıdan kaybedilmiş olmasına rağmen teslim olmayı reddetti ve Berlin'deki Reich Şansölyeliği'nin altında bulunan Führerbunker'de kaldı.

29 Nisan 1945 tarihinde uzun yıllardır birlikte olduğu Eva Braun ile Führerbunker'de evlendi. Aynı gün siyasi ve kişisel vasiyetini hazırladı.

Adolf Hitler, 30 Nisan 1945 tarihinde Sovyet birlikleri Berlin'in merkezine yaklaşırken Führerbunker'de intihar etti. Eva Braun da aynı gün siyanür kullanarak yaşamına son verdi. Hitler 56 yaşındaydı.

Hitler ve Eva Braun'un cesetleri yardımcıları tarafından Reich Şansölyeliği'nin bahçesine çıkarıldı, benzin dökülerek yakıldı. Sovyet birlikleri daha sonra kalıntıları ele geçirdi ve kimlik tespitinde özellikle diş kayıtlarından yararlanıldı.

Hitler'in vasiyetinde Büyük Amiral Karl Dönitz devlet başkanı, Joseph Goebbels ise şansölye olarak gösterildi. Joseph Goebbels ve eşi Magda Goebbels, altı çocuklarını öldürdükten sonra 1 Mayıs 1945 tarihinde intihar etti.

Berlin 2 Mayıs'ta Sovyet kuvvetlerine teslim oldu. Alman silahlı kuvvetlerinin koşulsuz teslimi 7 Mayıs 1945'te Reims'te imzalandı ve 8 Mayıs'ta yürürlüğe girdi; Sovyetlerin talebi üzerine 8-9 Mayıs gecesi Berlin'de ikinci bir teslim belgesi imzalandı. Böylece Nazi Almanyası'nın yaklaşık on iki yıllık diktatörlüğü ve Avrupa'daki savaş sona erdi.



Kaynak:Biyografiler.com

Adolf Hitler Hakkında Haberler

Hitler'in DNA şifresi çözüldü
14 Kasım 2025

Hitler'in DNA şifresi çözüldü

Hitler’in DNA İncelemesi: Nadir Genetik Sendrom Şüphesi Yeni yayımlanan bir belgesel ve araştırma raporuna göre, Nazi diktatörü Adolf Hitl...

Hitlerin ünlü kitabı Kavgam Almanya'da yeniden satılacak!
02 Ocak 2016

Hitlerin ünlü kitabı Kavgam Almanya'da yeniden satılacak!

Hitlerin ünlü kitabı Kavgam Almanya'da yeniden satılacak! Nazi lideri Adolf Hitler’in kaleme aldığı 'Mein Kampf' (Kavgam) isimli kitabın,...

ABD'de Che resimleri toplatıldı
24 Aralık 2006

ABD'de Che resimleri toplatıldı

ABD'de Che Guevara'yla uğraşmaktan bıkmayan muhafazakârlar, bu kez de Kübalı devrimci liderin fotoğrafının basılı olduğu bir CD kutusunu r...